Mahremin kıyısında, kamusalın karşısında

Benjamin Clementine, onu özgün bir müzisyen yapan engin vokal aralığını empresyonist bir orkestrayla buluşturan yeni bir yüzleşmenin eşiğinde.
Mahremin kıyısında, kamusalın karşısında

11 Kasım - Paribu - Duende
Paribu ile birlikte

Paribu Cineverse ’ten Dünya Sinema Günü’ne özel kutlama Paribu ve CGV Mars Cinema Group iş birliğinde sinemalarda yeni bir dönem başlatan Paribu Cineverse , Dünya Sinema Günü ’ne özel bir kampanya düzenliyor. Nedir? Paribu Cineverse , Dünya Sinema Günü’nü Paribu kullanıcılarıyla kutluyor. Düzenlediği kampanyayla Paribu kullanıcılarına Paribu Cineverse salonlarında geçerli 140 TL değerinde CGV Para ve mısır menülerinde geçerli %25 indirim kodu hediye ediyor. Neler var? 11 - 20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek kampanyadan, “PARIBU CINEVERSE” yazarak 0850 303 60 00'e mesaj atan ilk 14 bin Paribu kullanıcısı faydalanabilecek. Kampanyadan yararlanabilmek için kullanıcıların Paribu’da en az 10 TL değerinde kripto varlığı bulunması gerekiyor. 11 - 20 Kasım arasında alınan hediye kodları 14 Aralık'a kadar kullanılabilecek. Kampanya ile ilgili detaylar ve katılım koşulları için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Benjamin Clementine, And I Have Been 

Süre: 36 dakika

Plak şirketi: Preserve Artists

Yayın tarihi: 28 Ekim

Kartonet: Londra’dan sessiz sedasız çıkış yapan ve 2015 Mercury Ödülü’nün sürpriz kazananı Benjamin Clementine, kendi plak şirketi Preserve Artists etiketini taşıyan ilk albümünü geçtiğimiz ay yayımladı. Çoklu enstrümantalist Benjamin; tüm şarkılarını kendi yazdığı, çaldığı ve kaydettiği And I Have Been’in prodüktörlüğünü de üstlendi. 

2014 çıkışlı At Least For Now ve 2017 tarihli I Tell A Fly albümleriyle tenor vokalinin engin ses perdelerini sahnenin önüne taşıyan müzisyen, pop hassasiyetlerini orkestral düzenlemelerle bir araya getirdi. Clementine’ın ağırlıklı olarak chamber pop türünde cisimleşen diskografisi; soul, barok, caz gibi diğer türlerden de aldığı esinle eşsiz bir müzikal kompozisyon oluşturdu.

Londra’nın ardından Paris'in sokaklarını da arkasında bırakan, şimdilerde Los Angeles'ta yaşayan ve aktörlük kariyerini başlatan Clementine; “savaşa taraf aşktan” aile kurmaya, kökenlerini keşfetmekten insan olmanın ahvaline genişleyen anlatısında yine nev-i şahsına münhasır bir müzikal dil geliştirdi. Bir tür aynaya bakma, kendisiyle yüzleşme olan albüm, dünyaya kulaklarını da kapatmadan yeni bir Benjamin Clementine ile tanıştığımız ruhani bir yolculuk sundu. 

Benjamin Clementine, And I Have Been

Neden dinleyelim? Benjamin Clementine, şaşalı kompozisyonların yanında yalın bir duygusallıkla kurguladığı dünyasında yeni pastellerle boyadığı mahrem bir ev yarattı. Çoklu enstrüman çalabilme yeteneğinin yarattığı katmanlı ses manzaralarına eşlik eden sesi, debdebeli orkestral düzenlemelerini pop müziğin “ulaşılabilir” tınılarıyla buluşturdu. 

Kariyerinin başından beri bir oda müziği bestecisiyle piyanosu ve mikrofonu arasında mekik dokuyan bir sahne yıldızı arasında salınan Clementine, And I Have Been’de de bu formülü sürdürdü. Bu formül; onu hem bir “ozan” ve şarkı yazarı hem de barok ve empresyonist müziğin modern temsilcilerinden biri yaptı. İlk iki albümüyle bu hassas dengeyi koruyarak üretimler gerçekleştiren Clementine’in yaratıcı ve yenilikçi üretimlerini genişlettiği son albümünde de bu denge hakim.

En az müzik kadar öne çıkan şarkı sözleri, direktliği ve şeffaflığıyla bir kenara not edilebilecek türden. Tim Burgess’la Twitter üzerinden düzenlediği dinleme partisinde hemen hemen her şarkısı için bir açıklama da getiren Clementine, hayatlarımızda deneyimlediğimiz benzer kişisel ve kamusal hikâyelerin vurgusunu yaptı. Aşk, aidiyet ya da reddiye, ebeveynlik, ötekilik ve dahası gibi konular albümün temalarını oluşturdu. 

Öte yandan, Clementine’i dinleyip “meramını” anlayabildiğimiz bu edebî akışa eşlik eden “dahi besteci zihin”, albümün “popüler” tınılarını girift ve zengin bir enstrümantasyon ile buluşturdu. Yaylıların, tuşluların, gospel-vari koroların birleşimi, Clementine’la özdeş müzikal görkemliliği meydana çıkardı. Bu görkemliliğe eklemlenen empresyonist piyano baladları, gitar yankılarıyla yıkanan Lovelustreman, synthesizer ve kilise organlarıyla elektroniğe göz kırpan sessel denemeler de Benjaminin “konfor” alanından çıktığı duraklar oldu.

Mahreminin kıyısında, kamusalın da karşısında konumlanan müzisyen, onu sıradışı yapan teknik ve bestekar özelliklerini yitirmedi. Çatı bir anlatıdan bağımsız yeni bir alan yaratan Benjamin Clementine, ortaya dinlemesi kadar okuması da keyifli bir müzikal öykü çıkardı. 

Benzer işler: 

  • Moses Sumney, Græ
  • Erik Satie, The Best of Erik Satie
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎤 Söz, müzik ve sahne: Atlanta

Benjamin Clementine'ın mahremle kamusal arasında salınan yeni albümü, Maryna Gorbach'ın Ukrayna savaşı sınır draması, SALT'ın Perşembe Sineması'ndan Von Trier'in Kingdom'ına izleme listesi, final yapan Atlanta'nın müziğinde yolculuk.

11 Kas 2022

Paribu ile birlikte
Fotoğraf: Everett Collection Inc

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Emre Eminoğlu

·

25 Eyl 2026

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Aslı Perker

·

25 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

Burcu Dimili

·

25 Eyl 2026

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Mehmet Sindel

·

24 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Soner Can

·

24 Eyl 2026

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah