Mekanlar değişirken: Dünden bugüne İstanbul'un canlı müzik sahnesi

İstanbul'un bağımsız canlı müzik mekanları 2010'lardan beri teker teker kapanırken İstanbul'daki müzik sahnesi her geçen gün yeni müzisyenlere ve farklı türlere ev sahipliği yapıyor. Peki bu denli yeni sese rağmen İstanbul'daki canlı müzik sahnesi nasıl bu kadar yara aldı?
Mekanlar değişirken: Dünden bugüne İstanbul'un canlı müzik sahnesi

2008'den beri İstanbul'da müzik yapıyorum. Peyote, Kemancı, Dogzstar, Mojo, Shaft, Indigo, Eski Babylon, Bronx ve unuttuğum daha niceleri teker teker kapılarını kapattılar. Öte yandan bir yandan da İstanbul'un yeraltı müzik sahnesi bu sürede çok gelişti. Türkiye'ye taşındığım ilk dönemlere kıyasla artık çok daha fazla müzisyen, çok daha farklı türü temsil eden grup var. 

Ancak İstanbul gibi devasa bir şehrin, bunlara ev sahipliği yapacak yeterli mekanı yok. Kadıköy'deki Karga ya da Asmalımescit'teki Blind olmasaydı punk, metal ve diğer türleri icra eden underground grupların saatlik kiraladıkları stüdyoların dışında çalacak yerleri olmayacaktı. Uzun süredir İstanbul'da müzisyenlik yapan ve son yirmi yıldır İstanbul müzik sahnesini takip eden Bant dergisinin kurucularından James Hakan Dedeoğlu'na göre bunun nedenleri karmaşık:

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Paul Benjamin Osterlund

Serbest gazeteci ve yazar. 14 yıldır İstanbul’da yaşayan Osterlund, kendini “şehir gezgini ve tutkulu bir gurbetçi İstanbullu” olarak tanımlıyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız tozu | Yüzün sinemadaki anlamı: Juliette Binoche

Juliette Binoche’un oyunculuğu, yüzün sinemadaki anlamını genişletir. Yüz, duyguların aynası olmanın ötesinde zamanın, hafızanın, arzunun ve insan deneyiminin ortak mekanına dönüşür. Her film bu mekanı yeniden keşfeder. Her yönetmen aynı yüzde başka bir evren bulur. Her seyirci kendi hayatından bir parçayı o bakışlarda yeniden hatırlar.

Mehmet Sindel

·

10 Tem 2026

Yıldız tozu | Yüzün sinemadaki anlamı: Juliette Binoche
DuendeDuende

HİKAYE

Ritmini direnişten alan bir müzikal: Sebastián Lelio'dan 'Dalga'

Cannes Film Festivali’nin ardından Türkiye prömiyerini 15. Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali’nde yapan Sebastián Lelio'nun "Dalga"'sı (La ola) Şili'de 2018'de yaşanan üniversite işgallerinin politik atmosferini, 2019'da dünyanın dört bir yanına yayılan performatif feminist direnişin mirasıyla birlikte düşünüyor. Lelio, yaşanmış bir hareketin ritmini sinemanın anlatı diline taşıyarak müzikali, gündelik gerçekliğin dışında konumlanan bir tür olmaktan çıkarıp toplumsal deneyimin taşıyıcısı hâline getiriyor.

Tuba Büdüş

·

09 Tem 2026

Ritmini direnişten alan bir müzikal: Sebastián Lelio'dan 'Dalga'
DuendeDuende

HİKAYE

Erkekliğin mirası, kadınların hafızası: 'No Good Men'

Shahrbanoo Sadat'ın yönetmenliğini üstlendiği "No Good Men", Anwar Hashimi'nin yayımlanmamış otobiyografik günlüklerinden beslenen beş filmlik serinin üçüncü halkası. Hashimi'nin yaklaşık sekiz yüz sayfalık günlüklerini okuduktan sonra uzun soluklu bir sinema projesini hayata geçiren Sadat'ın projesi zamanla tek bir yaşam öyküsünün sınırlarını aşıyor ve Afganistan'ın yakın tarihini taşıyan ortak bir hafızaya dönüşüyor.

Tuba Büdüş

·

06 Tem 2026

Erkekliğin mirası, kadınların hafızası: 'No Good Men'