GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR

Elif’in Via Cristoforo Colombo’dan haziran başında yazmaya başladığı ilk mektup Beyrut’ta Mar Mikael limanlarında nefes aldıktan sonra; Barcelona’ya Plaça del Angles’e, MACBA’nın olduğu meydana ulaşıyor. Ve oradan, Bodrum’a, Hazal’a. İki uzak noktayı birbirine bağlıyor, yaşadığımız zamanın delili oluyor mektupları.
GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Haziran başı, gün batımına doğru
Franco’s Bar, Via Cristoforo Colombo 30, 84017 Positano, İtalya

Çık, çık, çık, çık; in, in, in, in. Dolan, dolan, dolan; dur, dur, dur. Buralara karayoluyla gelmek çok iyi bir fikir değilmiş; haklıymışsın. Dört yıl, bazı anıların silinmesi için yeterli oluyor; tabii sırf yenilerini üzerine yazabilmek için. Geçen sefer bu kadar başımın döndüğünü ve merdivenleri çıkarken yorulduğumu hatırlamıyorum. Yıllar, çok adil davranmıyor bazen. Yine de son seferimden bu yana; puslu havasından eser kalmamış buraların, ama neşe baki. Gri bakışlarına güneş vurmuş; daha mavi mavi bakıyor artık. Çılgın kalabalıktan geriye kalan bir meydan, turuncu-yeşil şemsiyelerin altında ıslak saçları yüzüne damlarken güneşin son damlasını yakalamaya çalışanlar, son bir kulaç atma derdinde çocuklar, heyecanlı deniz, daha tezgâhta değil, dalında limonlar; güneşin veda busesi; sarı, yeşil, somon rengi evlerin üzerinde turuncu gölgeler… Positano’da akşamüzeri; bir Akdeniz kıyısına varmak için en mutlu saatler.

Le Sirenuse’ye; sarı-mavi; Postino’nun rengi Franco’s Bar’a varıyorum. Biraz soluklanıyorum; kulağıma çalınan her bir kelime sanki o an için yazılmış bir şarkının sözleri. Biraz rüzgâr biraz “vorrei”, martılar ve “un altro bicchiere”, biraz dalga, biraz “Spritz”, batan güneş ve sarp kayalıkların denize vuran gölgeleri. Sanki bunca yıl, yol boyunca bu orkestraya ve tabloya kavuşmak istemiş gibi hissediyorum. Franco’s’un pek sevgili Francesco’su, bir Akdeniz dolce vita’sı yazmış burada. Çın, çın, çın çın; kahkahalar. Aperitivo saatlerindeyiz. Neşeli olmak için bir sebep hep var. İçim yaşam enerjisiyle doluyor. İlk karşılaşmalar, eski dostla özlem gidermeler, aile buluşmaları; müşterek aperitivo’lar. Akdeniz’de iş çıkışı değil, deniz sonrası. Bu aperitivo, benim için uzun bir yolculuk ve ara sonrası. 

Dört yıl, bazı anıları silmek için yeterli olmasa gerek. Franco’s’un Neo Barok tarzı çeşmesinin önünde Lorenzo’yu görüyorum; burnuma masadaki zeytinin, Bellini’nin ekşi şeftalisinin, biraz uzaktaki limonun kokusu geliyor. İşte şimdi İtalya’dayım; aradan hiç zaman geçmemiş gibi. Denizin üzerinde asılı bir hâlimiz var burada. Amalfi kıyılarının tüm renkleri etrafımızı boyamış. Lorenzo menüden Dipinto di Blu söylüyor; ben La Dolce Vita’yla devam etmek istiyorum. Bologna’daki aperitivo’larımızda istisnasız Aperol içerdik. Sanki bir daha içemeyecekmişiz gibi. Hatırlarsın; anlatmıştım. Oradan sonra birimiz İstanbul’a, diğerimiz Londra’ya… Şimdi Franco’s’un antika, Venedik cam işi lambalarının arasında bir başka aperitivo’dayız. Milanolu bir tasarımcının elinden çıkan mavi, geniş, mütevazı metal sandalyelerde oturuyoruz; uzun bir yolculuk sonrası dinlenmek üzere. Yan masada dört kardeşin kurduğu Le Sirenuse’nin hikâyesi anlatılıyor. Kalabalık, bir orkestra gibi uyumlu, müşterek hareket ediyor. Zaman geniş, göz alabildiğine deniz… Önümüzde patatine, olive, noccioline, pistacchi ve bol bol salatini. Sohbet arasında ne kadar yediğimi sayamadığım, “un altro giro”ların havada uçuştuğu bir turuncu-mavi akşamüzeri. Ah, saymayı bıraktığım, saatleri değil renkleri bildiğim günleri özlemişim. 

Dilerim Akdeniz’in zahter kokan güzelinde sen de turuncuların mavilere karışmasını en kısa zamanda seyre durursun.

Elif

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

Haziran, yolumuzun buluştuğu yerde...

Bugün 19 Haziran. Soli'de "Müşterek Sofralar" Günü. Akdeniz bavulumuzu topladık. Çatal bıçak sesine karışan kahkahalar, okurken kuma düşmüş kitabın huzuru, yandaki şezlongda yatan arkadaşa uzatılan kulaklığın teki var içinde.

19 Haz 2021

İllüstrasyon: Yeraz Gökbaş

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Nimet Kıraç

·

01 Eki 2026

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’
SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk

Dünyadaki en iyi barları 2009 yılından beri sıralayan The World’s 50 Best Bar listesi Michelin Guide, Gault & Millau ve La Liste gibi rehberlerden çok daha ulaşılabilir, özelleştirilmiş lüks bir deneyim sunuyor. Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk'tan bu listeye giren dört bar...

Talha Ö.

·

27 Eyl 2026

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk
SoliSoli
∙

HİKAYE

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.

Orhun Canca

·

20 Eyl 2026

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi
SoliSoli
∙

HİKAYE

Eylül sakinliğinin bir adım ötesi: Dünyanın en sessiz adaları

Kalabalıklardan, sıcaktan ve gürültüden kaçınmak isteyenlerin tatil zamanı Eylül geldi. Bu dönemde tatiler çıkan kişi sayısının giderek artması Süper Eylül trendini de beraberinde getirdi. Peki dinginlik arayışını bir ileri safhaya taşıyanlar nerelere gidebilir? Örneğin dünyanın en sessiz adalarına. Uydu ve harita verilerini kullanarak yapılan analiz sonucu belirlenen dünyanın en sessiz adaları.

Deniz Aytekin

·

13 Eyl 2026

Eylül sakinliğinin bir adım ötesi: Dünyanın en sessiz adaları
SoliSoli
∙

HİKAYE

Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?

Tarihin ve toplumsal olayların binaları nasıl değiştirdiğini ve geçmişin detaylı mimarisinden bugünün daha sade yapılarına nasıl geldiğimizi Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık kurucu ortağı Kerem Erginoğlu ve SO? Mimarlık ve Fikriyat kurucu ortağı Sevince Bayrak’la birlikte inceledik.

DAC İstanbul

·

13 Eyl 2026

Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?