Moldova'daki şarap üreticileri Rus gazından uzaklaşıyor

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra Moldova, AB üyeliğine başvurdu ve Rusya'nın devlet devi Gazprom'a alternatif enerji kaynakları arayışını hızlandırdı. Ülke ekonomisinin önemli bir kısmını oluşturan şarap üreticileri de enerji tüketimini azaltmak için güneş panelleri kurmaya başladı.
İlk adım Cricova’dan: Joseph Stalin'in kararnamesiyle 1952'de kurulan şarap üreticisi Cricova, güneş parkları inşa edip enerji maliyetlerini %25 oranında azalttı.
- Cricova, Moldova hükümetinin 2008'de Rus lideri Vladimir Putin’i ziyaret ettiğinde hediye edilen Putin'in 607 şişelik şarap koleksiyonunu da kamuya açık sergiden çıkardı.

Cricova'nın şarap mahzeninden
Büyük resimde: Moldova Enerji Bakanlığı, geçen yıl hanelerin ve işletmelerin yenilenebilir enerji kaynaklarını üç katına çıkardığını tahmin ediyor. Luca adlı yeni şarap üreticisi de yeşil enerjiye geçmek için devlet sübvansiyonlarından yararlandı.
Yeşil değişimin nedenleri: Batı pazarlarında güçlü bir varlığa sahip olan şarap üreticisi Purcari de yeşile dönüyor. Purcari Yönetim Kurulu Başkanı Vasile Tofan, bu değişimin 2010'larda Moskova'nın Moldova'yı daha ucuz anlaşmalarla sıkıştırmaya çalıştığı dönemde uygulanan Rusya'nın şarap ambargolarından kaynaklandığını söyledi.
- 2021'den beri enerji tüketiminin üçte birini güneş panellerinden karşılayan Tofan, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmeden önce Moldova'nın gaz tedarikini kısıtladığını ve uyguladığı fiyat artışlarıyla bu değişimin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Savaş, bu geçişin son sebebi oldu.
Özgürlük harmanı: 2014'te Rusya Kırım'ı ilhak ettiğinde Purcari, Kırım, Gürcü ve Moldova üzümlerinden hazırlanan "manifesto" niteliğindeki şarabı Freedom Blend'i üretti. Purcari o zamandan beri komşu Romanya'daki festivallerin vazgeçilmezi hâline geldi. Purcari'nin İngiltere, Almanya, Polonya'da da satışı mevcut.
Uluslararası iş geliştirme şirketi Chemonics'in kıdemli şarap direktörü Diana Lazăr, şarap kalitesine ve Sovyet döneminde kaybolan yerel çeşitlerin yeniden canlandırılmasına odaklanmanın da ihracatı artırabileceğini söyledi.
- Lazăr, Rusya'nın Moldova ekonomisine uyguladığı baskının uzun vadede rekabet avantajı sağlayabilen daha sürdürülebilir bir iş modeline geçişi hızlandırdığını belirtti. Bu sayede Moldovalı şarap üreticilerinin küresel trende uyum sağladığının altını çizdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Moldova'daki şarap üreticileri, Rus gazına olan bağımlılığı azaltmak için çabalarken her geçen gün daha fazla yenilenebilir enerjiye yöneliyor. Yapılan bir araştırmaya göre MICHELIN yıldızı alan restoranların kapanma olasılığı daha yüksek.
16 Eki 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.




