Ninja Kaplumbağalar: Kabul görme arzusu üzerine

Teenage Mutant Ninja Turtles: Mutant Mayhem, nostaljik animasyonu günümüze taşıyor.
Ninja Kaplumbağalar: Kabul görme arzusu üzerine

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Teenage Mutant Ninja Turtles: Mutant Mayhem

Yönetmen: Jeff Rowe

Yapım yılı: 2023

Süre: 99 dakika

Şayet çocukluğunu 1990’ların başında yaşadıysan muhtemelen sen de en az beş dinozor türünün ve en az dört Rönesans ressamının adını ezbere sayabilen bir çocuktun. 1993 yılında yetişkinler Steven Spielberg’ün Schindler’s List filmiyle gözyaşlarına boğulurken aynı yıl yönetmenin Jurassic Park filmiyle 7’den 70’e herkes için bir dinozor çılgınlığının kapıları açılmıştı. Dinozorlar her yerdeydi: oyuncaklarda, “Dinozor” dergisinde, telefon bağlantısıyla televizyon canlı yayınında oynanan oyunlarda, kıyafetlerde, çocuk menülerinde… Üstelik o dönem hayatımızdaki tek sürüngenler dinozorlar da değildi: Rönesans ressamları dedim ya; Ninja Kaplumbağalar (Teenage Mutant Ninja Turtles) çizgi filmiyle Leonardo, Donatello, Michelangelo ve Raphael isimleri tüm çocukların hafızasına kazındı. Öte yandan onların favori yiyeceği olması sebebiyle Türkiye’de pizza tüketimi patladı.

Anaokulu yıllarımda bir çocuğun sahip olabileceği en havalı şeyler sıralamasında Ninja Kaplumbağa kostümü, gameboy ve McDonald’s’ta düzenlenen doğum günü partisinin hemen ardından geliyordu. Peki ama hangisi? Leonardo liderlik, Donatello zekâ, Michelangelo eğlence, Raphael ise öfke demekti. Seçimini iyi yapmalıydın. Yıllar sonra kendini bir Ravenclaw olarak tanımlayacak olan ben, o zaman da Donatello ile özel bir bağ kurmuştum. Üstelik en sevdiğim rengi soranlara “mor” yanıtını veriyordum. Kartondan bir kaplumbağa kabuğu, göz deliklerine sahip mor bir kumaş parçası, üzerinde D harfi taşıyan bir kemer ve plastik bir sopa (bō)… Bağdat Caddesi’ne çıkan sokaklardan birinde, merdiven altı bir oyuncakçıdan anneannemin aldığı bu ucuz Donatello “kostüm” seti, benim için paha biçilmezdi.

Çok sevdiğim o çizgi filmin ardından yıllar içinde gösterime giren birkaç gerçek aksiyon filmi Ninja Kaplumbağalar yorumunun hiçbiriyle duygusal bağ kuramadım ne yazık ki. Ortak yanları Teenage Mutant Ninja Turtles’ın “teenage” kısmını hissettiremiyor oluşlarıydı bana kalırsa. Geçtiğimiz haftalarda gösterime giren Teenage Mutant Ninja Turtles: Mutant Mayhem’in karşısına aynı hayal kırıklığını kim bilir kaçıncı kez yaşayacağımdan emin, kaygılı bir şekilde geçtim. Oysa tam da aynı sebeple bu kez çok sevdim. Jeff Rowe ve ekibinin filmi, Ninja Kaplumbağalar’ın her şeyden önce birer ergen olduğunu asla unutmamış, unutturmamaya da ant içmişti.

Teenage Mutant Ninja Turtles: Mutant Mayhem | Kaynak: UIP Türkiye

Jeff Rowe daha önce Netflix animasyonu The Mitchells vs. the Machines’te yönetmen yardımcısı olarak çalışmış bir isim. Film estetik anlamda ve animasyon teknikleri açısından onu oldukça andırıyor zaten. Rowe, senaryoyu ise aynı zamanda filmin yapımcıları olan Seth Rogen ve Evan Goldberg ikilisiyle birlikte yazmış. Rogen ve Goldberg’in, bugüne kadar Superbad’den Knocked Up’a, Pineapple Express’ten This Is the End’e, Neighbors’tan Sausage Party’ye “ergen esprileriyle” dolu onlarca yapımda senarist ve yapımcı olarak yer alan bir ikili olması; filmin mizahını, çağdaşlığını ve “ergenliğini” açıklar nitelikte.

Ninja Kaplumbağalar’ın günümüze taşınan hikâyesi alışıldık şekilde, yetişkin bir fare ve dört yavru kaplumbağanın kanalizasyona dökülen bir maddeden etkilenerek mutasyona uğramasıyla başlıyor. Usta Splinter, kendi oğulları bellediği ve himayesi altına aldığı kaplumbağaları ninja öğretileriyle yetiştiriyor ve dışarıdaki dünyanın acımasız insanlarına karşı kendilerini koruyabilmelerini sağlıyor. Filme renk, enerji ve çeşitlilik katan orijinal hikâyesi, yine bir mutasyonun ürünü olan Süper Sinek’le ilgili. Bu hikâyede Splinter ve oğulları yalnız değil; sanki bir X-Men hikâyesi gibi, dünyaya ve insanlara karşı farklı görüşleri ve planları olan “iyi mutantlar” ve “kötü mutantlar” söz konusu. Tek istekleri sıradan birer ergen gibi yaşamak, dışarıdaki dünyanın insanları tarafından kabul görmek olan ergen kaplumbağalar; bir anda kendilerini bir savaşın içinde buluyorlar. Bu savaş sadece onlar için değil, insan dostları April ve tüm mutantlar için bir kabul görme mücadelesine evriliyor. Teenage Mutant Ninja Turtles, “yarı-kabuk giymiş kahramanlar” olarak asayişi sağlamanın ötesinde, o nostaljik çizgi filmin de ilerisine taşınarak farklı olanın kabul görme arzusunun bir metaforuna dönüşüyor benim için.

Teenage Mutant Ninja Turtles: Mutant Mayhem | Kaynak: UIP Türkiye

Film; The Mitchells vs. the Machines’i hatırlatan görselliğinin yanı sıra müzik kullanımı ve Jackie Chan’den Maya Rudolph’a, Ayo Edebiri’den Paul Rudd’a uzanan ünlü isimlerle dolu seslendirme kadrosuyla da öne çıkıyor. 90’larda izlediğim hikâyenin günümüz New York’una taşınması, Kaplumbağalar’ın elinde iPhone’lar olması ya da April’ı sarı tulumlu yetişkin bir haber spikeri olarak değil, gazeteci olma heveslisi siyah bir lise öğrencisi olarak görmek gibi dönüşümler; bu tür değişikliklere karşı dirençli ve muhafazakâr izleyicinin aksine beni memnun etti. Zaten herhangi bir dönüşüme itirazın varsa belki de mutasyon geçirmiş kaplumbağalarla ilgili bir hikâye sana göre değildir, ne dersin?

Nerede izleyebilirsin? Teenage Mutant Ninja Turtles: Mutant Mayhem 4 Ağustos’tan beri gösterimde.

Benzer işler:

  • Spider-Man: Into the Spider-Verse (2018, B. Persichetti, P. Ramsey & R. Rothman)
  • The Mitchells vs. the Machines (2021, Michael Rianda)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🐢 Bir Yaz Gecesi Festivali’nde sessiz sinema, Ninja Kaplumbağalar’ın dönüşü

Beykoz Kundura’nın Bir Yaz Gecesi Festivali’nin sessiz film programının küratörü Elif Rongen-Kaynakçı ile sohbet, Ninja Kaplumbağalar’la nostaljik anlar.

11 Ağu 2023

Bir Yaz Gecesi Festivali | Kaynak: Beykoz Kundura

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?