Olympia’dan yükselen ses: Riot Grrrl

90'larda yanan ateş hâlâ canlı.
Olympia’dan yükselen ses: Riot Grrrl

28 Mayıs - Hyundai -Duende
Hyundai ile birlikte

Işığınla fark yarat: Yeni TUCSON

Otomotiv Distribütörleri Derneği 2021 ilk çeyrek sonuçlarına göre bu dönemde Türkiye'de en çok C segmenti otomobiller satıldı. Gövde tiplerine göre kıyaslamada ise SUV'ler, ikinci sırayı aldı.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Geçtiğimiz günlerde, Los Angeles’ta yaşları 10 ile 16 arasında değişen dört okul arkadaşından oluşan The Linda Lindas grubunun Los Angeles Halk Kütüphanesi’nde verdiği konserden bir bölüm viral oldu. “Racist, Sexist Boy” adlı parçalarında, okulda yaşadıkları ırkçı deneyimi çığlık çığlığa müziğe aktaran The Linda Lindas’ın bu genç yaşta hissettiği öfke, 90’larda yanan Riot Grrrl ateşini canlı tutuyor. Riot Grrrl, o öfkenin hikâyesi.

Bandı 30 yıl geri sarıyoruz. 90’ların başında grunge grupları, punk rock ve heavy metal’den ilham alan patlayıcı bir sound’u Seattle’dan dünyaya yayarken, şehrin 100 kilometre güneybatısındaki Olympia’da, etkisi ilerleyen yıllarda ana akıma sızacak bir hareket uyanıyordu: Riot Grrrl.

Punk’ın enstrüman çalmayı bilsin bilmesin, herkesi sahneye çıkıp fikirlerini tavizsiz biçimde ifade etmeye çağıran duruşu teoride çok kapsayıcı görünse de yerel punk sahneleri pratikte erkek egemendi. 70’lerden itibaren kendini müzikle var edebilmiş kadın figürlere rağmen, rock’ın erkek müzisyeni ilahlaştırıp kadınları onun ışığında pervane olarak gören tavrı sürüyordu. Olympia başta olmak üzere, Washington eyaletinin müzik çevrelerinin güçlü iletişimi, 1991’de punk sahnesindeki kadınların bir araya gelip sahnedeki cinsiyetçiliği konuştuğu bir buluşmaya vesile oldu. Cinsel saldırıların arttığı, kadınların üreme hakları üzerindeki tartışmaların güncel politik gündemin parçası olduğu bir dönemde, punk’ın kendin-yap ruhuyla birbiri ardına ortaya çıkan feminist fanzinler; tecavüz, ensest, kürtaj, yeme bozuklukları gibi tabu sayılan konuları gündeme getiriyor, etraflarında halka halka genişleyen bir topluluk oluşturuyor ve kadınları seslerini yükseltmeye çağırıyordu.

Riot Grrrl mini-zine

Riot Grrrl


1991’de ilk defa düzenlenen ve Kuzey Amerika’da 20 şehre uğrayan Lollapalooza festivalinin kadrosunda sadece bir kadın müzisyen varken Olympia’daki International Pop Underground Convention kapsamında gerçekleşen “Girl Night”ta tamamı kadınlardan oluşan gruplar sahne alıyordu. Bikini Kill, Bratmobile, L7, Heavens to Betsy, 7 Year Bitch gibi gruplar Riot Grrrl’ün öncüleri olurken, şarkılarında dile getirdikleri, politik duruşları, konserlerinde bedenlerine "SÜRTÜK" ve "TECAVÜZ" gibi sözcükler yazmaları medyada eleştiri sağanağına tutulmalarına yol açıyordu. Riot Grrrl, ana akımda erkek nefretiyle dolu bir grup şiddet yanlısı radikal feminist olarak lanse ediliyor, bu kadınların gençlere kötü örnek olarak toplumun ahlakını tehlikeye attığından bahsediliyor, hareketin önemli figürlerinden; Bikini Kill’in kurucusu Kathleen Hanna ile ilgili babasının tecavüzüne uğradığı gibi yalan haberler yapılıyordu. Diğer yandan Bikini Kill konserlerinde mikrofonu alan seyirciler taciz hikâyelerini paylaşıyor, Seattle’lı punk grubu The Gits’in solisti Mia Zapata konser çıkışı evine dönerken cinsel saldırıya uğrayıp öldürülüyor, kadınlara yönelik şiddet tırmanıyordu.

Riot Grrrl gruplarının çoğu, geleneksel medyaya sırt çevirerek özel hayatlarının didiklenmesinden kaçınmaya çalıştı. Medyada toplum ahlakını bozma söyleminin ekseni başka topluluklara kaydı. Hareketin ortaya çıkardığı ticari potansiyel fark edildi ve “Riot Grrrl” fanzininde yer alan ifadelerden biri olan “girl power”, Spice Girls ile dünyaya pazarlandı.

Olympia’da feminizm ve punk estetiğinden beslenerek vücut bulan Riot Grrrl, değişip dönüşerek kültürel bir itici güç olmaya devam ediyor. Onun izlerini, kendi deneyimini tabulardan ve toplumsal kabullerden bağımsız bir şekilde müziğe aktaran her kadında görmek mümkün. İster 10 yaşında olsun ister 50.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

"Bu efsane müzik grupları, aslında yoktular."

İçindekiler: Sinemanın "kurmaca" müzik grupları, Olympia'dan yükselen feminist ses: Riot Grrrl, kripto sanatın karanlık yüzü

28 May 2021

Hyundai ile birlikte
WECB

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi