Olympia’dan yükselen ses: Riot Grrrl

90'larda yanan ateş hâlâ canlı.
Olympia’dan yükselen ses: Riot Grrrl

28 Mayıs - Hyundai -Duende
Hyundai ile birlikte

Işığınla fark yarat: Yeni TUCSON Otomotiv Distribütörleri Derneği 2021 ilk çeyrek sonuçlarına göre bu dönemde Türkiye'de en çok C segmenti otomobiller satıldı. Gövde tiplerine göre kıyaslamada ise SUV'ler, ikinci sırayı aldı. Bugün, Türkiye’de bu iki en çok tercih edileni bir araya getiren yeni bir C-SUV tanıtılıyor. Güney Kore merkezli otomotiv devi Hyundai'nin " Duygusal Sportiflik " (Sensous Sportiness) tasarım felsefesiyle tasarlanan ve Türkiye'de en çok tercih edilen C-SUV modellerinden biri olan Yeni Hyundai Tucson ; eski nesline göre daha sert çizgileri, daha geniş gövdesi ve dinamik oranlarıyla sınıfının lideri olma hedefiyle geliyor. Yeni Hyundai Tucson’da öne çıkanlar Daha geniş, daha konforlu : Yeni Hyundai Tucson'un selefine göre daha büyük ve geniş olan gövdesi, arkada oturan yolcular için 26 milimetre artan diz mesafesiyle ferahlığını hemen hissettiriyor. Bagaj hacmi 620 litre , koltuklar katlandığında ise 1.800 litreye kadar çıkabiliyor. 10,25 inçlik dokunmatik ekranla öne çıkan kokpit; kullanılan üstün teknolojiyle Yeni Hyundai Tucson'u bir bilgi ve eğlence merkezine dönüştürüyor. Doğadan ilham alan tasarım : İç mekânda üç farklı renk kombinasyonu sunan Yeni Hyundai Tucson'un orta konsoldan arka kapılara kadar uzanan gümüş çizgileri; şelalelerden ilham alınarak tasarlanan kokpitle bütünleşiyor. Dış mekânda ise keskin çizgiler ve akıcı hatlar; Hyundai teknolojisi Parametrik Gizli Far Sistemi, parlak siyah ön ızgara ve geniş hava girişli ön tamponla birleşerek Yeni Hyundai Tucson’un tasarım felsefesini tam anlamıyla ortaya koyuyor. Performans : Sınıfının en güçlü motorları arasında yer alan Yeni Tucson; 180 beygir güce sahip 1.6 litrelik turbo beslemeli benzinli ve 136 beygir güç üreten 1.6 turbo beslemeli dizel motor seçenekleriyle geliyor. Dileyenler Elite Plus donanım seviyesinde 4x4 çekiş destek sistemine de sahip olabiliyor. Ayrıca hem dizel hem de benzinli motorlar, 7 ileri DCT şanzıman ile satışa sunuluyor. Sürüş konforunu artırmak isteyenler de Elite ve Elite Plus donanım seviyesiyle gelen “shift by wire” yani elektronik vites panelini tercih edebiliyor. Göz alıcı dış görünüşüyle tüm gözlerin size dönmesini sağlayan, sınıfının en iyi güvenlik özellikleri ve gelişmiş sürüş destek sistemleri gibi akıllı teknolojileri bir arada sunan Yeni Tucson’u bu bağlantıdan keşfedebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Geçtiğimiz günlerde, Los Angeles’ta yaşları 10 ile 16 arasında değişen dört okul arkadaşından oluşan The Linda Lindas grubunun Los Angeles Halk Kütüphanesi’nde verdiği konserden bir bölüm viral oldu. “Racist, Sexist Boy” adlı parçalarında, okulda yaşadıkları ırkçı deneyimi çığlık çığlığa müziğe aktaran The Linda Lindas’ın bu genç yaşta hissettiği öfke, 90’larda yanan Riot Grrrl ateşini canlı tutuyor. Riot Grrrl, o öfkenin hikâyesi.

Bandı 30 yıl geri sarıyoruz. 90’ların başında grunge grupları, punk rock ve heavy metal’den ilham alan patlayıcı bir sound’u Seattle’dan dünyaya yayarken, şehrin 100 kilometre güneybatısındaki Olympia’da, etkisi ilerleyen yıllarda ana akıma sızacak bir hareket uyanıyordu: Riot Grrrl.

Punk’ın enstrüman çalmayı bilsin bilmesin, herkesi sahneye çıkıp fikirlerini tavizsiz biçimde ifade etmeye çağıran duruşu teoride çok kapsayıcı görünse de yerel punk sahneleri pratikte erkek egemendi. 70’lerden itibaren kendini müzikle var edebilmiş kadın figürlere rağmen, rock’ın erkek müzisyeni ilahlaştırıp kadınları onun ışığında pervane olarak gören tavrı sürüyordu. Olympia başta olmak üzere, Washington eyaletinin müzik çevrelerinin güçlü iletişimi, 1991’de punk sahnesindeki kadınların bir araya gelip sahnedeki cinsiyetçiliği konuştuğu bir buluşmaya vesile oldu. Cinsel saldırıların arttığı, kadınların üreme hakları üzerindeki tartışmaların güncel politik gündemin parçası olduğu bir dönemde, punk’ın kendin-yap ruhuyla birbiri ardına ortaya çıkan feminist fanzinler; tecavüz, ensest, kürtaj, yeme bozuklukları gibi tabu sayılan konuları gündeme getiriyor, etraflarında halka halka genişleyen bir topluluk oluşturuyor ve kadınları seslerini yükseltmeye çağırıyordu.

Riot Grrrl mini-zine

Riot Grrrl


1991’de ilk defa düzenlenen ve Kuzey Amerika’da 20 şehre uğrayan Lollapalooza festivalinin kadrosunda sadece bir kadın müzisyen varken Olympia’daki International Pop Underground Convention kapsamında gerçekleşen “Girl Night”ta tamamı kadınlardan oluşan gruplar sahne alıyordu. Bikini Kill, Bratmobile, L7, Heavens to Betsy, 7 Year Bitch gibi gruplar Riot Grrrl’ün öncüleri olurken, şarkılarında dile getirdikleri, politik duruşları, konserlerinde bedenlerine "SÜRTÜK" ve "TECAVÜZ" gibi sözcükler yazmaları medyada eleştiri sağanağına tutulmalarına yol açıyordu. Riot Grrrl, ana akımda erkek nefretiyle dolu bir grup şiddet yanlısı radikal feminist olarak lanse ediliyor, bu kadınların gençlere kötü örnek olarak toplumun ahlakını tehlikeye attığından bahsediliyor, hareketin önemli figürlerinden; Bikini Kill’in kurucusu Kathleen Hanna ile ilgili babasının tecavüzüne uğradığı gibi yalan haberler yapılıyordu. Diğer yandan Bikini Kill konserlerinde mikrofonu alan seyirciler taciz hikâyelerini paylaşıyor, Seattle’lı punk grubu The Gits’in solisti Mia Zapata konser çıkışı evine dönerken cinsel saldırıya uğrayıp öldürülüyor, kadınlara yönelik şiddet tırmanıyordu.

Riot Grrrl gruplarının çoğu, geleneksel medyaya sırt çevirerek özel hayatlarının didiklenmesinden kaçınmaya çalıştı. Medyada toplum ahlakını bozma söyleminin ekseni başka topluluklara kaydı. Hareketin ortaya çıkardığı ticari potansiyel fark edildi ve “Riot Grrrl” fanzininde yer alan ifadelerden biri olan “girl power”, Spice Girls ile dünyaya pazarlandı.

Olympia’da feminizm ve punk estetiğinden beslenerek vücut bulan Riot Grrrl, değişip dönüşerek kültürel bir itici güç olmaya devam ediyor. Onun izlerini, kendi deneyimini tabulardan ve toplumsal kabullerden bağımsız bir şekilde müziğe aktaran her kadında görmek mümkün. İster 10 yaşında olsun ister 50.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

"Bu efsane müzik grupları, aslında yoktular."

İçindekiler: Sinemanın "kurmaca" müzik grupları, Olympia'dan yükselen feminist ses: Riot Grrrl, kripto sanatın karanlık yüzü

28 May 2021

Hyundai ile birlikte
WECB

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?