Otoriteyi altüst etmenin hazzı: Paula Rego: Hikâyelerin Hikâyesi

Paula Rego’nun eserlerinin çarpıcılığını, etkilerini ve hikâye anlatıcılığındaki yerini Alistair Hicks’le konuştuk.
Otoriteyi altüst etmenin hazzı: Paula Rego: Hikâyelerin Hikâyesi

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Figüratif sanatı yeniden tanımlayan Portekizli sanatçı Paula Rego’nun resmini ilk kez bu denli kapsamlı biçimde İstanbullu sanatseverlerle buluşturan Paula Rego: Hikâyelerin Hikâyesi 30 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.

Küratörlüğünü Alistair Hicks’in üstlendiği sergide; eserlerinin çoğunda kişisel doğasını, kök saldığı sosyopolitik bağlamı, baskı, otorite ve kurumsal şiddet gibi temaları ön plana çıkaran Paula Rego’nun yağlıboya, pastel, karakalem ve akrilik resimleri ile yerleştirmeleri yer alıyor.

Paula Rego’nun eserlerinin çarpıcılığını, etkilerini ve hikâye anlatıcılığındaki yerini; serginin küratörü Alistair Hicks’le konuştuk.

Alistair Hicks

Alistair Hicks

Paula Rego’nun İstanbul’u çok sevdiğini ve bu sergiyi görebilmeyi çok istediğini biliyoruz. Eserlerinin üretildiği ve sergilendiği yerlerin sosyopolitik bağlamları arasındaki paralellikler sergi anlatısında nasıl yer buluyor?

Paula, Pera Müzesi'ndeki sergi kurulmadan kısa bir süre önce vefat ettiği için büyüdüğü Portekiz ile bugünkü Türkiye arasında herhangi bir paralellik görüp görmediğini kendisine ne yazık ki soramıyoruz. Paula da kendisi uzun uzun konuşmak yerine işlerini konuşturmayı tercih ederdi.

Salazar Anavatanı Kusarken (1960)

Salazar Anavatanı Kusarken (1960)

Polisin Kızı'nda babasının çizmelerini cilalayan bir kız görür ve resim karşısında karmaşık duygularla yüzleşiriz. Yanı başında ise 1960 tarihli bir resimde Diktatör Salazar, ülkesini kusmaktadır ve salonun köşesinde Portekiz askerlerinin yemekten sonra Angolalıları vurmaya gittiği resmi görürüz.

Yalan (1998)

İsimsiz No. 4 (1998)

Rego’nun geniş referans yelpazesinin 1960’lardan bugüne ne tür yansımaları ve etkileri oldu?

Merdiven altı kürtajların dehşetini konu alan 1998 tarihli bir dizi resim, çizim ve gravür Portekiz'de doğrudan siyasi bir etkiye sahip oldu ve kürtajı yasallaştıran yasa değişikliğine katkıda bulundu.

Henüz Portekiz 2007 kürtaj referandumunda olduğu gibi sandıkta çözülemeyen meselelere dair, aynı derecede sert birçok iş yaptı: insan kaçakçılığına, kadın sünnetine, depresyonun doğasına ve ataerkinin hüküm sürmesine izin vermenin düpedüz aptallığına ışık tuttu.

İbadet Odası (2008-9)

İbadet Odası (2008-9)

Hikâye anlatıcılığının küçümsendiği, kadın hikâyelerinin dedikodudan ibaret görüldüğü bir sanat dünyasında hikâyelerin hikâyesini anlatan bir sanatçının çalışmalarını kürate ederken neleri önceliklendirdiniz?

Evet, sergideki ana motivasyonum Paula Rego'nun hikâye anlatıcılığını ana akım sanata nasıl geri getirdiğini göstermekti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🔎 Sergi Rehberi #Şubat

Bu ay şehri saran sergiler arasında Dirimart'ta Gece Vakti, Pilot Galeri'de Kare, Mixer'de Manzaradan Öte, İstanbul Sinema Müzesi'nde son ayına giren Stanley Kubrick sergisi ve nicesi var.

02 Şub 2023

Berke Yazıcıoğlu, 4 Heads in Latex, 2022

YAZARLAR

Dilara Kaya

Aposto - Dilara Kaya

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?
Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu