
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Petrol fiyatlarına yönelik tahminler, üç rakamlı sayılara ulaştı. Wall Street analistleri, yaz aylarında varil başına 100 doların görülmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Zira Brent petrol fiyatları, son bir haftada %2,43; yıl başından bu yana ise %15 yükselerek 90 dolarla Ekim 2014’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
Neden önemli? Petrol fiyatlarındaki artış, küresel çapta tüm ülkelerin sorunu olan yüksek enflasyonun ana sebeplerinden biri. Fiyatlardaki yükseliş, enflasyonist baskıları artırırken merkez bankalarını faiz artırımlarına itiyor.
Neden yükseliyor? Covid-19 pandemisinin başlarında, düşen taleple birlikte petrol fiyatları da düşüşe geçmişti; ancak düşüş trendi 2021’de sona erdi. Peki, neden?
- Kısıtlamaların azalması, kış mevsimin gelmesi ve Omicron varyantıyla pandeminin sonunun geldiğine dair tahminler, talebin artmasına neden oldu. Analistler, petrol talebinin 2022’de pandemi öncesi seviyelere dönmesini bekliyor.
- Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+, arzı artırmada nispeten yavaş davranarak fiyatların yüksek kalmasını sağladı.
- Dünyanın en büyük üçüncü üreticisi olan Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme ve olası yaptırımlara maruz kalma ihtimali, jeopolitik riskleri artırdı.
Şimdi ne olacak? OPEC+, 2 Şubat’taki toplantısında üretimi artırıp artırmayacağına karar verecek. Analistler, OPEC+’in daha önce açıkladığı gibi üretimi günde 400 bin varil artırma planına sadık kalacağını öngörüyor. Yaz ayı tahminleri ise şu şekilde:
- Morgan Stanley, yılın üçüncü çeyreğinde Brent petrolün fiyatının 100 dolara; Batı Teksas (WTI) tipi petrolün fiyatının ise 97,50 dolara yükseleceğini öngörüyor.
- Bank of America, Brent petrolün fiyatının 120 dolara; Batı Teksas (WTI) tipi petrolün fiyatının ise 117 dolara yükseleceğini tahmin ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Brent petrol fiyatları, 2022'nin ilk ayında %15 yükselerek Ekim 2014’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Fed, politika faizini sabit bıraktı. Trendyol Express, HepsiJet ve Scotty çalışanları iş bırakma eylemi başlattı.
31 Oca 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




