
Piknik, artık yer sofrası alışkanlığını kaybedenlerimiz için pek de rahat bir etkinlik değil. Bu yüzden bu rehberin amacı, öncesinde, sonrasında ve esnasında piknik deneyimini kolaylaştırmak ve rahatlaştırmak. Her şeyin başı, seçilen mesken. Sokaktan uzak, araba gürültüsü olmayan, düz çimenlik alanlar piknik için en ideali. Yakınlarda bir tatlı su kaynağı olması estetik değeri artırsa da böcekleri de artırıyor, seçim sizin.
Mekânı bulduğunuz parktan hoşnutsunuz: Baktınız düz gözüken, yeterince çimli 4 metrekareye tekabül eden bir alan da var. Oraya çökeceksiniz. İlk başta örtü serme faslı var. Asıl, pek şeker örtünüzü örtmeden altına bir muşamba veya duş perdesi gibi su geçirmez bir örtü sererseniz hem leke bırakmaz hem de ıslanma ihtimalinizi azaltırsınız.
Sonra sepetinizi örtünün ortasının biraz ötesine yerleştirdiniz. Yemek kutularınızı çıkardınız, dizdiniz. Bardakları da çıkardınız. Bardaklar illaki devrilecek, hep elinizde taşıyacak değilsiniz ya. Ama akıl etmişsiniz, düz bir kesme tahtası veya ayaklı bir tepsi getirmişsiniz. Piknik partneriniz dehanıza hayran. Herkes mutlu.
Tek lokmalık yemekleri yediniz, iki parmağınız dışında kirli hiçbir yeriniz yok: Onları da azıcık yalayıp hüpletmek suretiyle temizlemek deneyimin âdeta bir parçası. Yine de peçeteleriniz hazır. Islak mendil de getirmişsiniz. Çöplerini toplamak için de bir poşet, zaten.
Bir şeyler içme faslında eksik olma ihtimali en yüksek gereç: tirbuşon. Bunu unutmamak için ister elinize yazın ister dövmesini yapın, bir çare bulun. En baş ağrıtan bu olur. Özellikle beyazlar ve köpüklülerde şarabı soğuk tutmak için evden çıkmadan yarım saat önce şarabı buzluğa koymak ideal. Yolda da iyi dursun diye götüreceğiniz su şişelerini dondurup şarabın yanına koyarsanız hem şarabınız soğuk kalır hem suyunuz eridiğinde soğuk ve içmeye hazır olur.
Güneş için gözlüğünüz, serinleme ihtimali ve yastık desteği için hafif bir ceket veya ince kazağınız piknik evreninin deprem çantasıdır. Hoparlörü geceden şarj etmişseniz, bir de ne olur ne olmaz bir sivrisinek ilacı almışsanız yanınıza, her şey hazır.
Kontrol listemiz:
- Örtü,
- Örtü altına muşamba veya su geçirmez örtü,
- Sepet,
- Paketlenmiş veya kutulanmış yemeklerimiz,
- İçkimiz,
- Tirbuşon veya şişe açacağı,
- Su,
- Tabak, çatal-bıçak,
- Bardak,
- Güneş gözlüğü,
- Hoparlör,
- Sinek ilacı,
- Peçete,
- Islak mendil,
- Çöp poşeti olarak kullanılacak poşet,
- Çakmak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Romantik, dostlarla veya kahvaltı niyetine. Güneşin altına sığındığımız günler için piknik rehberi.
11 May 2022

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.





