Piyasalarda kritik gün: Fed'in faiz kararı bekleniyor


eLogo'dan Finansal İnovasyonun Geleceği: Gömülü Finans raporu Gelişen teknoloji ve düzenlemeler sayesinde finansal hizmetlere en uygun yerde ve zamanda kolayca ulaşmanın önü açıldı. Geleneksel bankacılık kanallarının dışında hizmet sunan bankalar, fintek şirketleri, teknoloji firmaları ve çevrimiçi platformlar gömülü finans kavramı çatısı altında birleşiyor. Şirketler müşteri memnuniyetini artırmak, operasyonel verimliliklerini iyileştirmek ve rekabet avantajı elde etmek için finansal hizmetleri, sundukları ürün ve hizmetlere entegre etmeyi amaçlıyor. ERP sistemleri içerisinde kurgulanmış gömülü finans , sektördeki küresel eğilimler arasında öne çıkıyor. Logo Grup şirketlerinden eLogo ’nun hazırladığı Finansal İnovasyonun Geleceği: Gömülü Finans raporu , sektörün geleceğine yön veren gömülü finansa ışık tutmayı amaçlıyor. Raporda neler öne çıkıyor? B2B ödemeler, gömülü ödemeler kategorisi için büyük bir potansiyel sunuyor. Küresel B2B ödemelerin 2027 yılına kadar toplam gömülü ödemelerin üçte birinden fazlasını oluşturacağı öngörülüyor. Gömülü sigortanın 2032 yılına kadar küresel sigorta dağıtımının %16 'sını oluşturması bekleniyor. Finansal kurumlardaki yöneticilerin %70'i, gömülü finansı iş stratejilerinin temel bir parçası veya bütünleyici bir unsuru olarak görüyor. Gömülü finansın 2025 yılına kadar küresel KOBİ bankacılık pazarının dörtte birini oluşturacağı ve neredeyse 124 milyar dolarlık bir değeri temsil edebileceği tahmin ediliyor. Üretimden satın almaya, dış ticaretten satışa kadar tüm iş birimleri ve süreçlerini birbirine uyumlu hâle getiren ERP sistemleri içerisinde kurgulanmış gömülü finans , sektördeki küresel eğilimler arasında gelecek dönem için öne çıkıyor. eLogo : Türkiye’nin lider özel entegratörü eLogo , finansal servisler dikeyinde geliştirdiği fintek çözümleriyle firmaların verimli bir şekilde finansal inovasyondan faydalanmalarını sağlıyor. eLogo’nun hazırladığı Finansal İnovasyonun Geleceği: Gömülü Finans raporuna buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Küresel piyasalarda gözler bugün Fed’in Ocak ayı FOMC toplantısında olacak. Fed’in beklentilere paralel bir değişikliğe gitmeyerek politika faizini %5,25-5,50 aralığında sabit tutacağını düşünüyorum. Piyasa fiyatlamalarını ise politika metni ve daha da özelde Powell’ın konuşmaları belirleyecek.
İlk olarak politika metninde değişmesini beklediğim kısımlara değineyim. Bu ayki politika metninde ek faiz artışı gelme ihtimaline dair sözlü yönlendirmenin daha da zayıflatıldığını veya bu sözlü yönlendirmenin tamamen kaldırıldığını da görebiliriz. Bu bağlamda politika metnindeki “enflasyonu zaman içinde %2’ye döndürmek için uygun olabilecek ek sıkılaştırmanın kapsamı” kısmında bir revizyon gelebileceğini veya bu kısmın kaldırılabileceğini düşünüyorum.
Piyasaya göre böylesi bir revizyon gelmesi Fed’in parasal sıkılaşma döngüsünden bekleme aşamasına geçmeyi temsil eden sembolik bir anlam da taşıyacak. Bu arada politika metninde her ne kadar faiz artışları gelebilir iletişimi kaldırılacak olsa bile faiz indirimlerine dair dolaylı da olsa bir ima kesinlikle beklentim dahilinde değil.
Güçlü ekonomik aktiviteye vurgu gelebilir
Yine politika metninde ekonominin genel olarak değerlendirildiği ilk paragrafın ilk cümlesinde de ekonomik aktivitenin dördüncü çeyrekte ve 2023 yılı genelinde güçlü gittiğine dair bir vurgu da mümkün olabilir. Çünkü hatırlayalım, ABD’nin 2023 yılının son çeyreğinde %2 büyümesi beklenirken %3,3 büyüdüğüne şahit olduk. Böylelikle yıl genelinde %2,6 büyümesi beklenen ekonomi beklentileri aşarak %3,1 büyüme kaydetti.

ABD’nin çeyreklik bazda GSYİH verileri
Kaynak: US The Bureau of Economic Analysis (BEA)
Gelelim Powell’ın konuşmasına... Powell’ın konuşmasında piyasaların asıl odaklanacağı kısım faiz indiriminin ne zaman ve ne kadar gelebileceğine ilişkin sözlü yönlendirmelerde olacak. Hatırlarsak bir önceki FOMC basın toplantısında Powell, faiz indirimlerini konuşmaya başladıklarını dile getirmişti. İşte bu toplantıda piyasa Powell’dan bu kez faiz indirimleri ve zamanlamasına dair daha fazla detay duymayı bekliyor.
Bana kalırsa bu toplantıda asıl belirleyici olacak unsur; Powell’ın erken faiz indirimlerini reddeden bir sözlü yönlendirmede bulunup bulunmayacağı ve buna bağlı olarak da daha "şahin" olup olmayacağı olacak. Çünkü bildiğimiz gibi yatırımcılar şu an SWAP tarafında Fed’in ilk faiz indirimini %54,8 olasılıkla Mayıs’ta yapacağını fiyatlıyor; hatta çoğu zaman bu fiyatlamayı Mart’a kadar da çekebiliyor. Piyasalar bununla da kalmayıp Fed’in 2024 yıl genelinde 150 bp’lık faiz indirimi yaparak faizi %5,25-5,50 düzeyinden %3,75-4,00 düzeyine kadar geri çekeceğini de düşünüyor. Oysa ki Fed Aralık ayındaki son projeksiyonlarında 2024 yılında 75 bp indirim yapabileceği iletişimini yapmıştı.
Powell’ın daha şahin tonda konuşması sürpriz olmaz
Yine son dönemde konuşan Fed üyeleri de en erken bu yılın 3. çeyreğinde başlayan ve yıl genelinde de 50 ila 75 bp’lik faiz indirimini ima eden sözlü yönlendirmelerde bulundular. Bu açıdan Powell’ın faiz indirimleri konusunda çok fazla ipucu vermeden erken faiz indirim beklentilerini geri çeviren ve bir önceki FOMC toplantısına göre daha şahin tonda konuşması sürpriz olmaz diye düşünüyorum.
Tabii şu şerhi de hemen düşeyim, burada çok keskin bir şahinlikten de bahsetmiyorum elbet, faiz indirimlerinin piyasa beklentisine göre daha geç başlayacağı vurgusu olan bir şahinlik beklentisi benimkisi. Bu beklentimin en büyük nedeni de parasal sıkılaşmaya rağmen hâlâ güçlü giden ekonomi. Powell’ın yapacağı basın toplantısında da enflasyonda yukarı yönlü riskler için güçlü giden ekonomi vurgusunu gündeme getirmesi muhtemel. Ayrıca son aylarda hemen hemen her toplantıda değindiği açık iş ilanları (JOLTS) verisinin de dün beklentilerin aksine yeniden yükselişe geçerek 9 milyonun üzerine çıkmasını da hoş karşılamayacaktır diye düşünüyorum.
Son olarak Powell’dan bundan sonraki süreçte kararlar alınırken son derece dikkatli ve temkinli olacaklarının da teyidini yine ve yeniden alacağız diye düşünüyorum.

FED’in Mayıs ayı FOMC toplantısı için faiz düzeyi olasılıkları
Kaynak: CME FedWatch Tool
Eğer beklentilerden daha şahin bir Powell olur ise bu durumda ilk faiz indirim beklentilerinin Mayıs ve hatta Haziran’a doğru kaydığını görebiliriz. Ama olur da piyasa Powell’ı faiz indirimleri konusunda daha güvercin tonda bulursa bu kez yine ve yeniden gelen verilere rağmen uzunca bir süre Mart’ta ilk faiz indirimine takılı kalan bir piyasa görebiliriz diye düşünüyorum. Daha şahin (güvercin) bir Powell’ın dolar endeksi ve ABD tahvil getirilerindeki artış (azalış) ile endekslere baskı (yükseliş) getirmesi de kaçınılmaz olacaktır. Unutmamak gerekir ki bu hafta ABD’de büyük teknoloji firmalarının da bilançolarını alacağız. Bu nedenle endeksler üzerinde Fed’in yanı sıra bilançolar da oldukça etkili olacaktır.
Diğer beklentiler ve senaryolar neler?
Yeri gelmişken bir konuya da değinmek isterim. Fed’den erken faiz indirim bekleyenlerin gerekçelerinin ikiye ayrıldığını görüyorum. İlk grup bu yılın ikinci çeyreğinde ABD’de bir resesyon olacağını düşünüyor. Hâliyle bu kesim ABD’de resesyon ile birlikte Fed’in el mahkum faiz indireceğini ve hatta indirmesi gerektiğini düşünüyor. Bu kesime göre işgücü piyasasındaki şimdiki sıkılığa da çok aldanmamak gerek. Çünkü işgücü piyasası çetrefilli bir piyasa ve çoğunlukla bir ekonomik krizden önce çok kötü değilmiş gibi görünse de sonradan çok hızlı kötüleşebilir. Dolayısıyla bu kesimin savunucularına göre faiz indirimleri için Fed, ekonominin soğuduğuna dair verileri beklerse ekonomi bir durgunluğa girebilir.
Erken faiz indirimi bekleyen ikinci grup ise “Bu kez farklı” diye düşünenler. Bu kez farklı görüşüne göre erken faiz indiriminin temel gerekçesi resesyon değil. ABD’de resesyon olmasa bile Fed’in faizi erken indirmesi gerekebilir; bunun sebebi de reel faizler. Bu kesimin taraftarlarına göre de enflasyon düşmeye devam ederken nominal faizlerin değişmeden sabit bırakılması reel faizlerin yükselmesine neden olabilir ve ekonomiyi gereğinden fazla sıkılaştırabilir. Geçen aylarda Fed’in en şahin üyelerinden Christopher Waller’ın “enflasyonun üç-beş ay içinde düşmeye devam etmesi hâlinde Fed’in faizi düşürmeye başlayabileceği” görüşünün de en büyük gerekçesi enflasyon düşerken reel faizlerin artacak olması. Bu nedenle ABD’de "Bu kez farklı" görüşünü savunanlar “Waller kampı” olarak da anılıyor. Şunu da belirtmeden geçmek istemem, Waller kampının bu endişelerini yersiz bulanlar da var.
Enflasyon düşerken reel faizler yükselse bile düşen enflasyonun satın alma gücünün, tüketici güveni ve harcamalarını artırmasıyla ekonomide de sıkılaşma eğilimi olmayacak. Aksine ekonomi büyümeye devam edebilir. Bu yolla ekonominin artık eskisinden daha yüksek faiz oranlarını tolere edebilmesi mümkün olabilir. Üstüne üstlük bu kamp, ABD ekonomisinde enflasyon kalıcılığı ve inatçılığı açısından da 1970’lere benzemediğimiz için, yani enflasyon katı olmadığı için faizleri indirmenin hiçbir mahsuru yok diye düşünüyor.
Bir de erken faiz indirimine gidilmemesi gerektiğini düşünen karşıt bir kesim var. Enflasyon düşüyor olsa da ABD ekonomisi oldukça güçlü ve işgücü piyasası verileri de hâlâ sıkılığı teyit ettiğinden güçlü ekonomi enflasyonun düşüş patikası için bir risk oluşturabilir. Yine ABD’de son günlerde tahvil getirilerinin düşmesi ve borsalardaki güçlü yükseliş de servet etkisi kanalıyla tüketici harcamalarını ve ekonomik aktiviteyi tetikleyen bir diğer önemli unsur. Güçlü ekonomi etkileriyle birlikte belki enflasyon yeniden yükselişe geçmese bile—ki geçebilir—%2’lik hedefe doğru ilerlerken güçlü ekonominin yaratacağı talep baskısı ile daha fazla inatçılık ve katılık da gösterebilir.
Enflasyonda %2 patikasından emin olmadan faiz indirmemeli
Bu nedenlerle benim de dahil olduğum ve faizlerin erken indirilmemesi gerektiğini savunan karşıt kesime göre enflasyonun %2’lik patikasına doğru gerilediğinden emin olmadan Fed’in faiz indirimine erken gitmemesi gerekiyor. Böyle düşünenlere göre erken bir faiz indiriminin ardından enflasyonun yeniden yükselişe geçmesi veya yüksek katılık göstermesi nedeniyle olur da yeniden faiz artırmak gerekirse işte o zaman bu, Fed’in kredibilitesine geri döndürülemez biçimde zarar verebilir.
Velhasıl, enflasyonun düştüğünden emin olmadan ve aynı zamanda ekonomi yavaşlamadan erken bir faiz indirimine gitmek çok riskli ve doğru bir tercih olmayabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Günün en önemli maddesi Fed'den çıkacak FOMC kararı. Ayrıca Başkan Powell'ın mesajları da piyasa için yön belirleyici olacak.
31 Oca 2024

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta takvim yurt içinde kalabalıklaşırken, yurt dışında bir miktar sakinliyor. Yurt içi piyasalarda TCMB kararı ve Moody’s Türkiye değerlendirmesi ön plana çıkarken, yurt dışında gözler ECB kararında olacak.
20 Tem 2026

Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026




