

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yılın beşinci toplantısında politika faizini %8,5’te tutma kararı aldı. Veri, piyasa beklentileri ile uyumlu.
Metnin detaylarında neler var?
Karar metninde önceki ayda da gözlemlendiği gibi büyük bir değişim göze çarpmıyor. Metnin uluslararası görünüm kısmında gelişmiş ülke ekonomilerinde yaşanan resesyon endişelerine vurgu yapılırken, bankacılık krizinin finansal istikrarı tehdit ettiği ifade ediliyor. Küresel enflasyon görünümünde tahıl koridoru uygulamasına rağmen baskının devam ettiği ifade edilirken gelişmiş ekonomilerde merkez bankalarının faiz artırım döngülerinde sona yaklaştığı bilgisi yineleniyor.
Yurt içine dair değerlendirmelerde ise deprem felaketinin ardından ekonomik faaliyette beklenenden hızlı toparlanma yaşandığı ifade edilirken felaketin ülke ekonomisi üzerinde orta vadede kalıcı bir etki yaratmayacağı öngörülüyor. Cari işlemler dengesinde turizm gelirleri destekli iyileşme, iç tüketim talebinde devam eden artış ve ana ihracat pazarlarındaki zayıflama işaret edilen diğer önemli değişkenler olarak sıralanıyor.
Metnin devamında, mevcut stratejinin korunacağı teyit edilirken, mevcut faiz seviyesinin ekonomik aktivitenin desteklenmesi için yeterli olduğu ifadesi bir kez daha korunuyor.
"Kurul, 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edecek ve fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirecektir. Kurul, yaşanan felaketin etkilerinin en düşük seviyelere indirilmesi ve gerekli dönüşümün desteklenmesi amacıyla uygun finansal koşulların oluşmasını önceliklendirecektir."
💾 Cep bilgisi: Bir sonraki PPK toplantısı 22 Haziran’da yapılacak. Bu toplantıda alınacak karara ilişkin henüz bir beklenti oluşmuş değil ve beklentiler Pazar günü yapılacak seçim sonucuna göre şekillenecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Para Politikası Kurulu, politika faizini beklentiler dahilinde %8,5’te sabit tuttu. Karar metninde de kayda değer bir değişim söz konusu değil.
26 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



