

Architecht’ten BDDK Yönetmeliğine Uygun Dijital Bankacılık Platformu Architecht'ten Dijital Bankacılık Platformu BDDK tarafından yayımlanan “ Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik ”, 1 Ocak 2022 itibarıyla şubesiz formatta, tamamen dijital kanallar üzerinden yeni nesil bir bankacılık deneyiminin önünü açtı. Müşterilerin geleneksel bankalarda hissettikleri güven, gizlilik ve kesintisiz hizmet kriterlerinin dijital bankalarca eksiksiz olarak sunulması müşteri kazanımı açısından oldukça kritik. Dolayısıyla sadece dijital kanallardan hizmet vermeleri nedeniyle uygulamanın hızlı ve kesintisiz çalışması, fraud ve diğer güvenlik açıklarına karşı yüksek önlemlerle donatılmış olması, düzenlemenin gerektirdiği gibi 7/24 kesintisiz hizmet vermesi teknolojik altyapılarında olmazsa olmaz kriterler arasında. Geleneksel bankalarla rekabet edebilmek için de kendini bu alanlarda kanıtlamış teknolojik çözümlerin dijital bankaların teknoloji seçiminde öncelik kazanmalı. Tam bu noktada Architecht ’in 30 yıllık bankacılık tecrübesiyle ulusal ve uluslararası alanda birçok banka ve finansal kuruluşa sunulan teknolojik altyapının gücüyle oluşturulan Dijital Bankacılık Platformu , tüm bu endişeleri ortadan kaldıracak bir teknolojik altyapı çözümü sunuyor. Nasıl? Yüksek güvenlik önlemleri, gelişmiş antifraud sistemleri, tanım tabanlı yapısı ve kolay entegrasyon özellikleriyle BDDK’nın yönetmeliğinde tanımlanan dijital bankacılık için ihtiyaç duyulan teknolojik çözüm tamamen karşılanabiliyor. Architecht Dijital Bankacılık Platformu hakkında detaylı bilgi ve demo talebi için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türk lirasının reel değerini ifade eden reel efektif döviz kuru endeksi ağustos ayında TÜFE bazında 1,1 puan düşüşle 52,8 seviyesine geriledi. Böylece endekste son 7 ayın en düşük seviyesi kaydedilmiş oldu.
Reel efektif kur, nominal efektif kurun fiyat ve maliyet etkilerinden arındırılmış halidir. Nominal efektif kur ise, ilgili kurun seçili ülkelerdeki eşlenikleri karşısındaki ağırlıklı ortalama değeri olarak tanımlanabilir.
Bu karmaşık tanımı bir yana bırakacak olursak, Reel Efektif Döviz Kuru (REDK) kavramını, TL’nin ülkemizin ana ticaret ortaklarının para birimleri karşısındaki değerinin enflasyondan arındırılmış hali olarak özetlemek mümkün.
Ülkemizde bu hesaplama, arındırma aracı olarak TÜFE, ÜFE ve birim işgücü maliyeti kullanılarak yapılıyor. Manşet değer ise TÜFE bazlı REDK olarak kabul ediliyor.
Endekste eşik değer 100 ve bu değerin altı değersiz, üstü ise aşırı değerli para birimi olarak yorumlanıyor. Yani, 100’ün üzerindeki her değer TL’nin hedef yabancı para sepetine karşı aşırı değerli olduğu anlamına geliyor.
Yerel paranın ucuzlaması, teorik olarak ihracat potansiyelini artırdığı için ihracat tabanlı büyüme stratejisi izlenen ekonomilerde zaman zaman tercih edilebilen bir yöntem oluyor.
Ülkemizde REDK 100 seviyesine en yakın değerini yaklaşık altı yıl önce, 2016 yılının ekim ayında aldı. Bu dönemden sonra hep eşik değerin altında seyreden endeks, özellikle 2018 ve 2021 kur şoklarının ardından sert bir şekilde kırıldı. Endekste dip seviye 2021 yılının aralık ayındaki 47,8 oldu. Endeks, 2022 yılında ise 60 değerini henüz aşamadı.
Endeks, yıllık ortalama değerlere göre 2012 yılından bu yana düşüşte ve 2018 yılından bu yana her yıl en düşük ortalama değerin altına düşüyor.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Piyasanın "görünmez elini" görünür bir şekilde takip edebileceğiniz, yeni nesil finans yayınımız Exante, ilk sayısıyla sizlere merhaba diyor!
07 Eyl 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



