Sleepmaxxing: Ritüeller, istatistikler ve takviyelerle mükemmel uykunun peşinde

“Silikon Vadisi’nin tercihi” olarak anılan EightSleep gece boyunca kullanıcıların nabız, nefes alma ritmi ve vücut sıcaklığını ölçen ve ortamı optimize eden bir uyku seti. 5.500 dolarlık sensörlerle kaplı alez ve entegre hoparlörlü yatak tabanına ek olarak 1.000’er dolarlık ısı ayarlı battaniye ve yastık kılıfları ile yıllık 400 dolarlık uygulama aboneliği karşılığında otomatik ısı ve nem ayarı, horlama önleyici ve okuma modu için ayarlanabilir yatak başı yüksekliği, uykuya dalmayı kolaylaştırıcı meditatif podcast kayıtları, hafif titreşimle uyanma, yatağın iki tarafını farklı sıcaklıklarda tutma gibi deneyimler sunuyor.
“Mükemmel uyku”yu bir teknoloji paketi olarak satan EightSleep’in vadettiği rüya deneyimi hafta başında kesintiye uğradı. AWS Cloud’a (Amazon Web Services) bağlı olarak çalışan sistem, Amazon’un veri merkezlerinden biri sabah 03.00 sularında çevrimdışı olunca çöktü. Bazı kullanıcılar yatak derin uyku soğuğunda kaldığı için titreyerek bazıları 40 derece üzerinde sabitlenen yatak sıcaklığı nedeniyle ter içinde uyandı; bazıları yatağın yükseltilmiş baş kısmını indiremedi. Uyku setinin manuel düğmeleri de bulut sistemine bağlı olduğundan birçok EightSleep kullanıcısı uykuya salondaki kanepede devam etmek zorunda kaldı. Kesinti kısa sürse de bu olay mükemmel uyku deneyimini idealize eden kişiler ve optimizasyonu için sürekli yeni alet ve uygulamalar geliştirilen "sleepmaxxing" akımının işlevselliği ile ilgili tartışmaları gündeme getirdi.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.




