İşgal, elektrikli araç dönüşümünü yavaşlatabilir mi?


Cambly 'de %55 indirim fırsatıyla İngilizce için en iyi gün, bugün Uzun zamandır İngilizce öğrenmek veya pratiğinizi geliştirmek istiyorsanız bugün Cambly ile hayatınızda İngilizce’ye yer açmaya başlayabilirsiniz. Nedir? Dilediğiniz saatte, dilediğiniz yerden online ve bire bir İngilizce derslerine Cambly ile başlayabilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle görüntülü konuşarak pratik yapabilirsiniz. İster eğitmeninizle yalnızca sohbet ederek ister hedefinize uygun ders programlarını takip ederek derslerinizi planlayabilirsiniz. Cambly ile İngilizcenizi geliştirerek öz güveninizi artırmak ve kariyerinizi dilediğiniz noktaya taşımak için 10 dakikalık ücretsiz deneme dersi ve Pareto okurlarına özel 24 saatlik %55 indirim kodu “ paretocambly ” ile bugün ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Avrupa ülkeleri elektrikli araç bataryaları ve diğer yenilenebilir teknolojiler için gerekli birçok metali Rusya'dan tedarik ediyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline bağlı sonuç ve yaptırımlar ise elektrikli araçlara geçişi yavaşlatma, Avrupa'nın 2030 emisyon hedefine ulaşmasını zorlaştırma ve yeşil dönüşümü geciktirme potansiyeli taşıyor.
Covid-19 sonrası yaşanan tedarik zinciri sorunları, yükselen enflasyon ve faizler gibi farklı dinamikler de elektrikli araç sektörünün büyümesini yavaşlatan faktörler arasında yer alıyor. Bu yazının konusunu ise Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline bağlı sorunlar ve bu sorunların elektrikli araç sektörü üzerindeki etkisi oluşturuyor.
Rusya, Avrupa için neden önemli?
Avrupa'yı Rusya'ya bağımlı hale büyük ölçüde enerji ürünleri getiriyor. Son 4 yılda Avrupa'ya günlük yaklaşık 400 ila 500 milyon metreküp arasında değişen miktarlarda doğal gaz ihraç eden Rusya, Ukrayna işgalinin başlamasıyla bu miktarı ciddi oranda azalttı. Mayıs ayının sonunda Rusya'nın doğal gaz ihracı 200 milyon metreküp seviyesine inerken temmuz ayının başı itibarıyla 100 milyon metreküp seviyesinin de altına geriledi. Kuzey Akım 1 hattının kapanması ile birlikte Rusya'dan Avrupa'ya gerçekleşen gaz ihracatı bir önceki yıla kıyasla %90 gerilemiş oldu.
Rusya'nın önemini artıran diğer unsur ise sahip olduğu metal rezervleri. Rusya'nın metalleri, hammadde konusunda yetersiz olan Avrupa için hayati önem taşıyor. Avrupa, Rusya'dan yılda değeri 7 milyar doları aşan metal, kauçuk ve mineral ithal ediyor. Metaller arasında nikel, paladyum, lityum, platin, kobalt, alüminyum ve bakır yer alıyor. Bu metallerin hepsi, iklim değişikliğiyle mücadele için gereken piller, elektrikli araçlar, güneş panelleri ve rüzgar türbinleri için hayati önem taşıyor.
Örneğin, Putin'in önemli müttefiki ve Rusya'nın köklü oligarklarından biri olan Vladimir Potanin'in sahibi olduğu Norilsk Nickel, Sibirya'da dünyanın en yüksek kalitede nikelini üretiyor. Rusya, Almanya'ya araba akülerinde kullanılan nikelin %39'unu sağlıyor ve bu oranın büyük bölümünü Norilsk Nickel'in ürettiği nikel oluşturuyor.
İşgal sonrası
İşgalin başlamasının ardından Rusya elektrikli araç sektörü için gerekli metallerin ihracatına sınır koymadı. Diğer yandan Birleşik Krallık uyguladığı yaptırımlarla Rusya'dan gelen bazı metallerinin ithalatına ek gümrük vergisi getirdi. Avrupa ise metallerin ithalatına yönelik herhangi bir sınırlama duyurmadı.
Avrupa herhangi bir yaptırım duyurmasa da elektrikli araç bataryalarında kullanılan metallerin fiyatı Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başladığı 24 Şubat'tan bu yana %50'nin üzerinde artış gösterdi. Aynı zamanda hızla yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları, fabrikaların üretim maliyetlerini de ciddi biçimde artırdı ve çeşitli sektörlerden şirketlerin üretimi durdurmasına neden oldu.
- Örneğin çinko üreticisi Nyrstar, Hollanda'daki Budel çinko döküm fabrikasında operasyonlarını durdurduğunu açıkladı. Nyrstar üretimi durdurma nedenini spesifik olarak belirtmese de şirkete yakın bir kaynaktan alınan bilgiye göre 10 katına çıkan elektrik maliyetleri, yüksek işçi ücretleri ve lojistik maliyetleri kararın alınmasında etkili oldu.
İşgal aynı zamanda elektrikli otomobiller için lityum iyon pillerde ve şebeke ölçeğinde elektrik depolama sistemlerinde kullanılan hammaddelerin fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Lityum fiyatı, geçen yıl kaydettiği rekor fiyatların üzerine bu yıl 2,5 kat arttı. Kobaltın fiyatı da benzer şekilde rekor seviyelere ulaştı. Nikel ve neon gazının yükselen maliyeti, elektrikli araç sektörünün araç başına daha yüksek fiyatlar öngörmesine neden olan diğer faktörler oldu.
Volkswagen'den yavaşlama sinyali
Önde gelen elektrikli araç şirketlerinin başkanları, şaşırtıcı olmayan bir şekilde fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarına ciddi bir darbe olacağını söyleyerek Rusya'dan gelen metallere yaptırım uygulanmasına karşı çıkıyor. Volkswagen CEO'su Herbert Diess geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, "Enerjiye, şarj ağlarına, altyapıya ihtiyacımız var elbette ama pillere ve hammaddelere de ihtiyacımız var" dedi.
Volkswagen, Avrupa ve ABD fabrikalarının kapılarına yakın zamanda "tükendi" işareti asabilir. Sektörün gelişiminde önemli bir role sahip olan şirket, mayıs ayından sonra sipariş edilen herhangi bir elektrikli aracın 2023'ten önce müşterilere teslim edilemeyeceğini duyurdu. Dünyanın en büyük ikinci elektrikli araç üreticisi olan Volkswagen, bu yıl montajını sonlandırmayı planladığı 700 bin elektrikli araç için gerekli hızdan çok uzakta üretim gerçekleştiriyor. Sektörün bir numarası Tesla da neredeyse tüm diğer elektrikli otomobil üreticileri gibi 2022'nin satış hedeflerine ulaşabilmeyi pek olası görmüyor.
Çözüm var mı?
Avrupa, önemli hammaddeleri Rusya merkezli olmayan tedarikçilerden sağlamaya çalışıyor ancak AB'nin ahlaki ikilem içinde kalması ihtimaller dahilinde. Avrupa'nın bu hammaddelere yönelik artan talebini karşılayabilecek pazarların çoğu, ciddi insan hakları sicillerine sahip olan Çin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Zimbabwe dahil olmak üzere diğer otoriter rejimler tarafından kontrol ediliyor. Şu an için en hızlı ancak en düşük ihtimale sahip çözüm yolu, Rusya ile süregelen krizin sonlanması olarak gözüküyor.
Ekonomistler Rusya'nın metal ihracatını durdurduğu bir senaryoda Batı'nın kaçınılmaz bir şekilde resesyona girebileceğini belirtiyor. Avrupa'nın Yeşil Mutabakatı çerçevesinde teknolojik dönüşüm hızlandıkça önümüzdeki yıllarda nikel ve kobalt gibi metallere olan talebinin sırasıyla 2 ve 3 kat artması bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
EV'ler için pil üretiminden çıkan emisyon geleneksel araçlardan yüksek mi? Yenilenebilir enerji ve EV dönüşümü petrol endüstrisini nasıl etkileyecek? Kritik metal üreticilerinden Rusya'nın Ukrayna'yı işgali EV dönüşümüne nasıl yansıyor?
23 Eyl 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.



