İşgal, elektrikli araç dönüşümünü yavaşlatabilir mi?

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ile artan enerji maliyetleri, yükselen hammadde fiyatları gibi pek çok sorun karşısında otomobil üreticilerilerinin aldıkları önlemler ve olası çözümler.
İşgal, elektrikli araç dönüşümünü yavaşlatabilir mi?

23 Eylül - Cambly - Pareto
Cambly ile birlikte

Cambly 'de %55 indirim fırsatıyla İngilizce için en iyi gün, bugün Uzun zamandır İngilizce öğrenmek veya pratiğinizi geliştirmek istiyorsanız bugün Cambly ile hayatınızda İngilizce’ye yer açmaya başlayabilirsiniz. Nedir? Dilediğiniz saatte, dilediğiniz yerden online ve bire bir İngilizce derslerine Cambly ile başlayabilir, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle görüntülü konuşarak pratik yapabilirsiniz. İster eğitmeninizle yalnızca sohbet ederek ister hedefinize uygun ders programlarını takip ederek derslerinizi planlayabilirsiniz. Cambly ile İngilizcenizi geliştirerek öz güveninizi artırmak ve kariyerinizi dilediğiniz noktaya taşımak için 10 dakikalık ücretsiz deneme dersi ve Pareto okurlarına özel 24 saatlik %55 indirim kodu “ paretocambly ” ile bugün ilk adımı atabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Avrupa ülkeleri elektrikli araç bataryaları ve diğer yenilenebilir teknolojiler için gerekli birçok metali Rusya'dan tedarik ediyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline bağlı sonuç ve yaptırımlar ise elektrikli araçlara geçişi yavaşlatma, Avrupa'nın 2030 emisyon hedefine ulaşmasını zorlaştırma ve yeşil dönüşümü geciktirme potansiyeli taşıyor.

Covid-19 sonrası yaşanan tedarik zinciri sorunları, yükselen enflasyon ve faizler gibi farklı dinamikler de elektrikli araç sektörünün büyümesini yavaşlatan faktörler arasında yer alıyor. Bu yazının konusunu ise Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline bağlı sorunlar ve bu sorunların elektrikli araç sektörü üzerindeki etkisi oluşturuyor.

Rusya, Avrupa için neden önemli?

Avrupa'yı Rusya'ya bağımlı hale büyük ölçüde enerji ürünleri getiriyor. Son 4 yılda Avrupa'ya günlük yaklaşık 400 ila 500 milyon metreküp arasında değişen miktarlarda doğal gaz ihraç eden Rusya, Ukrayna işgalinin başlamasıyla bu miktarı ciddi oranda azalttı. Mayıs ayının sonunda Rusya'nın doğal gaz ihracı 200 milyon metreküp seviyesine inerken temmuz ayının başı itibarıyla 100 milyon metreküp seviyesinin de altına geriledi. Kuzey Akım 1 hattının kapanması ile birlikte Rusya'dan Avrupa'ya gerçekleşen gaz ihracatı bir önceki yıla kıyasla %90 gerilemiş oldu.

Rusya'nın önemini artıran diğer unsur ise sahip olduğu metal rezervleri. Rusya'nın metalleri, hammadde konusunda yetersiz olan Avrupa için hayati önem taşıyor. Avrupa, Rusya'dan yılda değeri 7 milyar doları aşan metal, kauçuk ve mineral ithal ediyor. Metaller arasında nikel, paladyum, lityum, platin, kobalt, alüminyum ve bakır yer alıyor. Bu metallerin hepsi, iklim değişikliğiyle mücadele için gereken piller, elektrikli araçlar, güneş panelleri ve rüzgar türbinleri için hayati önem taşıyor.

Örneğin, Putin'in önemli müttefiki ve Rusya'nın köklü oligarklarından biri olan Vladimir Potanin'in sahibi olduğu Norilsk Nickel, Sibirya'da dünyanın en yüksek kalitede nikelini üretiyor. Rusya, Almanya'ya araba akülerinde kullanılan nikelin %39'unu sağlıyor ve bu oranın büyük bölümünü Norilsk Nickel'in ürettiği nikel oluşturuyor.

İşgal sonrası

İşgalin başlamasının ardından Rusya elektrikli araç sektörü için gerekli metallerin ihracatına sınır koymadı. Diğer yandan Birleşik Krallık uyguladığı yaptırımlarla Rusya'dan gelen bazı metallerinin ithalatına ek gümrük vergisi getirdi. Avrupa ise metallerin ithalatına yönelik herhangi bir sınırlama duyurmadı.

Avrupa herhangi bir yaptırım duyurmasa da elektrikli araç bataryalarında kullanılan metallerin fiyatı Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başladığı 24 Şubat'tan bu yana %50'nin üzerinde artış gösterdi. Aynı zamanda hızla yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları, fabrikaların üretim maliyetlerini de ciddi biçimde artırdı ve çeşitli sektörlerden şirketlerin üretimi durdurmasına neden oldu.

  • Örneğin çinko üreticisi Nyrstar, Hollanda'daki Budel çinko döküm fabrikasında operasyonlarını durdurduğunu açıkladı. Nyrstar üretimi durdurma nedenini spesifik olarak belirtmese de şirkete yakın bir kaynaktan alınan bilgiye göre 10 katına çıkan elektrik maliyetleri, yüksek işçi ücretleri ve lojistik maliyetleri kararın alınmasında etkili oldu.

İşgal aynı zamanda elektrikli otomobiller için lityum iyon pillerde ve şebeke ölçeğinde elektrik depolama sistemlerinde kullanılan hammaddelerin fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Lityum fiyatı, geçen yıl kaydettiği rekor fiyatların üzerine bu yıl 2,5 kat arttı. Kobaltın fiyatı da benzer şekilde rekor seviyelere ulaştı. Nikel ve neon gazının yükselen maliyeti, elektrikli araç sektörünün araç başına daha yüksek fiyatlar öngörmesine neden olan diğer faktörler oldu.

Volkswagen'den yavaşlama sinyali

Önde gelen elektrikli araç şirketlerinin başkanları, şaşırtıcı olmayan bir şekilde fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarına ciddi bir darbe olacağını söyleyerek Rusya'dan gelen metallere yaptırım uygulanmasına karşı çıkıyor. Volkswagen CEO'su Herbert Diess geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, "Enerjiye, şarj ağlarına, altyapıya ihtiyacımız var elbette ama pillere ve hammaddelere de ihtiyacımız var" dedi.

Volkswagen, Avrupa ve ABD fabrikalarının kapılarına yakın zamanda "tükendi" işareti asabilir. Sektörün gelişiminde önemli bir role sahip olan şirket, mayıs ayından sonra sipariş edilen herhangi bir elektrikli aracın 2023'ten önce müşterilere teslim edilemeyeceğini duyurdu. Dünyanın en büyük ikinci elektrikli araç üreticisi olan Volkswagen, bu yıl montajını sonlandırmayı planladığı 700 bin elektrikli araç için gerekli hızdan çok uzakta üretim gerçekleştiriyor. Sektörün bir numarası Tesla da neredeyse tüm diğer elektrikli otomobil üreticileri gibi 2022'nin satış hedeflerine ulaşabilmeyi pek olası görmüyor.

Çözüm var mı?

Avrupa, önemli hammaddeleri Rusya merkezli olmayan tedarikçilerden sağlamaya çalışıyor ancak AB'nin ahlaki ikilem içinde kalması ihtimaller dahilinde. Avrupa'nın bu hammaddelere yönelik artan talebini karşılayabilecek pazarların çoğu, ciddi insan hakları sicillerine sahip olan Çin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Zimbabwe dahil olmak üzere diğer otoriter rejimler tarafından kontrol ediliyor. Şu an için en hızlı ancak en düşük ihtimale sahip çözüm yolu, Rusya ile süregelen krizin sonlanması olarak gözüküyor.

Ekonomistler Rusya'nın metal ihracatını durdurduğu bir senaryoda Batı'nın kaçınılmaz bir şekilde resesyona girebileceğini belirtiyor. Avrupa'nın Yeşil Mutabakatı çerçevesinde teknolojik dönüşüm hızlandıkça önümüzdeki yıllarda nikel ve kobalt gibi metallere olan talebinin sırasıyla 2 ve 3 kat artması bekleniyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🚙 Masum değiliz hiçbirimiz

EV'ler için pil üretiminden çıkan emisyon geleneksel araçlardan yüksek mi? Yenilenebilir enerji ve EV dönüşümü petrol endüstrisini nasıl etkileyecek? Kritik metal üreticilerinden Rusya'nın Ukrayna'yı işgali EV dönüşümüne nasıl yansıyor?

23 Eyl 2022

Cambly ile birlikte
Euronews

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak
ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?