SEÇİL EPİK

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
ANGST İnsanları podcast serisinin ikinci konuğu Umami Kitap, Argonotlar Sanat ve Epik Ne Okuyor?'daki kuir feminist kitap önerileriyle tanıdığımız Seçil Epik.
"ANGST olduğum şeylere karşı ne yapabilirim?" dediği noktada kendini feminist ve LGBTİ+ hareketin ortasında bulan biri Seçil. Türk Dili ve Edebiyatı okuyup uzun süre editörlük yapan ve şimdi de devam eden, Tumblr blog'unu bir bültene çevirip bizi kuir feminist kitap öneriyle mutlu eden, "Alara, senin için bu dünyada bolca yer var," diyecek kadar nezaketle kapsayıcı yaklaşan bir ANGST eden. İyi ki var.

Seçil, Aposto! Radyo stüdyosunda
Kurulduğunu gördüğüm gibi hayranlıkla "Umami Kitap'ı kurmak nasıl benim aklıma gelmez?" gibi çocukça sorulara boğan, aynı çocuksulukla heyecanlandığım ve her daim okuyucusu olarak bağım kalmasını istediğim kitabevinin kurucularından Seçil'e sorularım var:
- Seçil'i ANGST edenler ne?
- Nasıl kuir feminist kitaplar önermeye başladın?
- Umami Kitap'ı kurmaya nasıl karar verdiniz?
- İlk kitap neden Yakut Orman oldu? Molly'nin butch-fobisi ve antisemitizmiyle ilgili konuşalım mı?
- Yeni çıkacak kitap hangisi?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, Epik'in okuduklarının ilhamıyla muhabbete katıl:
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin ikinci konuğumuzla tanış: Umami Kitap ve Argonotlar Sanat'tan Seçil Epik.
03 Mar 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

40’lı yaşlar, insanın hem zamanın ne kadar hızlı geçtiğini daha çok düşündüğü hem de hayatın sorumluluklarını daha ağır hissettiği bir dönem. Bir yandan yavaşlamak, daha seçici olmak ve zihinsel gürültüyü azaltmak isterken diğer yandan sürekli erişilebilir olmaya, karar almaya ve yetişmeye zorlanıyoruz. Psikoloji araştırmaları ise bu gerilimin yalnızca kişisel bir kriz olmadığını; yaş alma, zaman algısı ve modern hayatın bitmeyen uyaranları arasındaki daha büyük bir çatışmanın parçası olduğunu gösteriyor.

Çalışma hayatında sıcak hava dalgalarına maruz kalınan aylar için talep edilen haklar, Birleşik Krallık’ta “Heat Strike” (Isı Grevi) eylemleriyle karşılık buluyor. Avrupa genelinde henüz bağlayıcılığı olan yasal bir ortak düzenleme bulunmazken Yunanistan, İtalya, İspanya ve Belçika’da "azami çalışma sıcaklığı" yasalarla belirlenmiş durumda. Tarihinin en sıcak yazlarından birini yaşayan Birleşik Krallık’ta sendika ve aktivistler, bu hak için mücadeleyi yükseltiyor.





