SEÇİL EPİK

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
ANGST İnsanları podcast serisinin ikinci konuğu Umami Kitap, Argonotlar Sanat ve Epik Ne Okuyor?'daki kuir feminist kitap önerileriyle tanıdığımız Seçil Epik.
"ANGST olduğum şeylere karşı ne yapabilirim?" dediği noktada kendini feminist ve LGBTİ+ hareketin ortasında bulan biri Seçil. Türk Dili ve Edebiyatı okuyup uzun süre editörlük yapan ve şimdi de devam eden, Tumblr blog'unu bir bültene çevirip bizi kuir feminist kitap öneriyle mutlu eden, "Alara, senin için bu dünyada bolca yer var," diyecek kadar nezaketle kapsayıcı yaklaşan bir ANGST eden. İyi ki var.

Seçil, Aposto! Radyo stüdyosunda
Kurulduğunu gördüğüm gibi hayranlıkla "Umami Kitap'ı kurmak nasıl benim aklıma gelmez?" gibi çocukça sorulara boğan, aynı çocuksulukla heyecanlandığım ve her daim okuyucusu olarak bağım kalmasını istediğim kitabevinin kurucularından Seçil'e sorularım var:
- Seçil'i ANGST edenler ne?
- Nasıl kuir feminist kitaplar önermeye başladın?
- Umami Kitap'ı kurmaya nasıl karar verdiniz?
- İlk kitap neden Yakut Orman oldu? Molly'nin butch-fobisi ve antisemitizmiyle ilgili konuşalım mı?
- Yeni çıkacak kitap hangisi?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, Epik'in okuduklarının ilhamıyla muhabbete katıl:
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin ikinci konuğumuzla tanış: Umami Kitap ve Argonotlar Sanat'tan Seçil Epik.
03 Mar 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026

Türk tarihinin büyüklüğünün anlaşılması için Göbeklitepe’nin Türk olmasına ihtiyaç yok. Anadolu’nun bizim için taşıdığı değerin de Hititlerin, Troyalıların ya da beş bin yıl önce Beşiktaş’ta yaşayan insanların Türk çıkmasına ihtiyacı yok. Belki gerçek tarih bilinci, geçmişin her köşesinde kendimizi aramak yerine, bizden farklı olan bir geçmişi de kendi mirasımızın parçası olarak koruyabilecek özgüvene sahip olmaktır.





