

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bank of America (BofA) seçim sonrası Türkiye ekonomisine ilişkin nihai raporunu yayımladı. Raporunda USD/TRY kuru için adil değerin 24 olduğunu ifade eden BofA, kurun genellikle adil değeri aşma eğilimi göstermesi nedeniyle 25 seviyesine de çıkabileceğini ifade etti.
BofA, seçimi muhalefetin kazanması durumunda politika faizinin eylül ayında %50 seviyesine çıkması, TL'nin ise %20-25 arasında değer kaybına uğraması konusundaki tahminini bu raporunda da yineledi. Böylesi bir senaryoda 10 yıllık tahvil faizinin %30 ile tepe yapacağını tahmin eden BofA, Borç/GSYH oranının ise %50-55 arasında olacağı öngörüsünde bulundu.
Raporda ayrıca yatırımcıların, muhalefetin seçimleri kazanması durumunda uygulamayı taahhüt ettiği yüksek faiz politikasının bankacılık sektörüne ve hükümete getireceği yük konusunda endişeli olduğu belirtildi.
Goldman Sachs
Goldman Sachs ekonomistleri Başak Edizgil ve Clemens Grafe tarafından seçim sonrasına ilişkin hazırlanan raporda TCMB rezervlerinde gözlemlenen azalışın TL'de dalgalanma riskini artırdığı ve piyasanın seçim sonrasında TL'de keskin bir değer kaybını fiyatladığı ifade edildi.
👉 Öte yandan: Fitch Ratings, Türkiye'ye ilişkin yayımladığı notta, “Türkiye notuna yönelik aşağı yönlü baskının yumuşamasında seçim sonrası güveni istikrara kavuşturacak, makroekonomik ve finansal istikrar riskleri azaltacak ve dış finansmana erişimi iyileştirecek politika değişimlerine odaklanacağız” ifadelerine yer verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içi piyasaların gözü kulağı Pazar günü gerçekleştirilecek olan seçimlerde.
12 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



