Seçim sonrasında borsaya dair beklentiler ne yönde?


Piapiri ile yatırım yapmak çok kolay Türkiye sermaye piyasalarındaki yatırım ürünlerini eksiksiz sunan bir yapı mümkün ve şimdi karşınızda. Yatırım yaparken Piapiri ’den başkasını aramanıza gerek kalmayacak. Nedir? Yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi grubu ÜNLÜ Co ’nun dijitalleşme ve tabana yayılma stratejisi kapsamında, 2022 yılında hayata geçirdiği fintek girişimi Piapiri ile yatırım yapmak çok daha kolay. Avantajları neler? Yatırım sepetleri, gün içi alım-satım sinyalleri ve sektör uzmanlarından raporlarla yatırım için dijital bir ekosistem sunan Piapiri, kişiselleştirilebilir arayüzüyle özel bir yatırım danışmanına dönüşüyor. Piapiri’de Hisse Senedi, VİOP, Varant, Eurobond, Yatırım Fonu, Kur/Parite ve Kripto Para verilerini tek ekranda anlık fiyatlarıyla ücretsiz bir şekilde takip edebilirsiniz. Analistlerin özenli çalışmalar ile AL önerisi verdiği hisse senetlerinden oluşan Model Portföy ’e erişebilirsiniz. İlgilendiğiniz yatırım ürünleri için haber veya fiyat alarmı kurabilir, piyasadaki hareketleri anlık olarak takip edebilirsiniz. Piapiri ile hem piyasadan hem de talep toplama ile gerçekleştirilen tüm halka arzlara katılmak mümkün. Uygulama üzerinden halka arz tarihlerinde bildirim alabilir ve kolayca yatırım yapabilirsiniz. Piapiri’de neler var neler yok? Hesap açan herkese ücretsiz Teknik Analiz Eğitimi ve ücretsiz canlı borsa verileri var; hesap açılış ücreti, EFT ve virman ücreti, hesap işletim ücreti gibi gizli masraflar yok . Yatırım dünyasında rahatlığı keşfetmek için Piapiri ’yi buradan ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
BİST-100 endeksinde geçen yılın sonunda başlayan ve tam 9 hafta süren ralli, son birkaç haftada yerini 8500-9450 aralığında yatay ve volatilitesi güçlü bir bant hareketine bıraktı. Bu hafta ve hatta seçimden sonraki birkaç aylık sürede de bu yatay veya yatay aşağı eğilimli sürecin devamı beklenebilir.
Neden?
Seçimden sonra neden yatay bir borsa beklediğimi detaylandırayım. İlk olarak endekste yakın vadede tarihî zirve 9450 üstü tutunmanın çok olası olmadığını düşünüyorum. Çünkü seçim sonrasında Merkez Bankası’nın son faiz adımı ve sıkılaştırıcı politikalarıyla mevduat ve kredi faizlerinin daha da yükseldiği bir dönem bizi bekliyor olacak. Unutmayalım ki artan mevduat faizleri borsanın en önemli rakiplerinden biri, hâliyle faiz borsayı baskılamaya devam edebilir. Öte yandan ticari kredi faizlerindeki artış da borçlu şirketleri ve değerlemelerini olumsuz etkileyecek bir diğer faiz parametresi olacak.
Bana kalırsa borsa, artan faizlerden en büyük baskıyı kredili işlemlerin kapatılması ve azalmasından yaşayacak. Daha şimdiden borsada kredili işlem yapmanın maliyeti oldukça yükseldi ve daha da yükselmeye devam edecek. Hiç kuşkusuz artan faizlerin iç talebi azaltıcı rolünü de unutmamak gerek.
Seçim sonrasında özellikle de ikinci ve üçüncü çeyrekte artan bireysel kredi faizleri ile gelmesini beklediğim kredi kartı düzenlemeleri iç talebi daha da daraltacak. Bu durumda ekonomik büyümedeki yavaşlama ile içeriye üretim yapan şirketlerin satışları da ciddi oranda azalacak.
Yabancı gelecek mi?
Anlattığım bu olumsuz tabloya rağmen seçim sonrasında borsada düşüşlerin de tıpkı yükselişler gibi sınırlı kalacağını düşünüyorum. Buradaki ilk temel gerekçem piyasa çarpanlarının ve değerlemelerinin uygun olması. Hâliyle belirli desteklere geri çekilmeler yatırımcılar tarafından ucuzluk gerekçesi ile alım fırsatı olarak değerlendirilmeye devam edecektir.
Yakın vadede güçlü düşüş beklemememin ikinci temel nedeni de “yabancı yatırımcı gelecek” beklentisi. 3 Mayıs’ta Türkiye değerlendirmesini yayımlayacak olan S&P’den de not artışı olasılığını güçlü görüyorum. Yine 19 Temmuz’da Moody’s var ve Moody’s’den de kredi not artışı gelebilir. Öte yandan Haziran’da gri listeden çıkacağımıza yönelik beklenti de güçlü. Tüm bu gelişmeleri üst üste koyduğumuzda içeride veya dışarıda herhangi bir yol kazası olmaması durumunda, kredi not artışlarının da gelmesiyle, yabancı yatırımcının özellikle de bu yılın ikinci yarısı itibariyle daha güçlü giriş yapması beklenebilir.
Yol kazası demişken o kısmı da biraz açayım, bana göre içerisi için yakın vade için en büyük risk kur hareketleri kaynaklı olarak TCMB rezervlerinin azalmaya devam etmesi olur. Çünkü Merkez Bankası’nın güçlü faiz artışına rağmen döviz talebinin eskisine göre güçlü olmasa da devam ettiği anlaşılıyor. Şu anki beklentim seçim sonrasında döviz talebinin azalacağı yönünde ama olur da bu talep seçim sonrasında da devam ederse, Merkez Bankası rezervlerinde artış olasılığı azalabilir. Bu süreci yakından takip edeceğiz.
Yabancı yatırımcının gelmesinde dışarısına dair en büyük risk ise başta FED olmak üzere majör Merkez Bankalarının beklenenden daha şahin olması, bir diğer deyişle faiz indirimine beklenenden daha geç başlamaları olabilir. Her ne kadar içerisi giriş için uygun olsa da dışarıda beklenenden daha geç parasal gevşeme sermaye akımını etkileyebilecek en önemli olumsuz dış faktör olabilir diye düşünüyorum.
Yabancı yatırımcıdan söz etmişken hemen şunu da söyleyeyim; bu sene borsa yükselecekse ve ralli yapacaksa buradaki asıl itici güç yabancı yatırımcının gelmesi olacak. Hâliyle ne zaman ki yabancı güçlü gelecek, işte o zaman borsa gerçek yükselişine başlayacak. Bu gerçek yükselişin bu yılın ikinci yarısında başlaması olası gibi görünüyor.
Bu gelişmelerle yabancının da geleceği varsayımıyla BİST-100’de sene sonu 12.000-12.500 seviyelerini mümkün olarak görüyorum. Fakat tıpkı şu an olduğu gibi endeks yükselirken bazı hisseler endeksten daha fazla yükselecekken bazıları da aksine düşüş gösterecek. Bir diğer deyişle seçim sonrasında ve hatta yılın geri kalanında da doğru sektör ve hatta doğru hisse seçimi oldukça kritik. Aksi takdirde endeks yükselse de yanlış hisselerde kayıplar büyük olmaya devam edebilir.
Doğru sektörü seçmekle iş bitmeyecek. Son bir iki yılda yaşanan güçlü rallilerde çarpanları çok yükselen şirketlerden uzak durmak oldukça rasyonel. Öte yandan doğru sektörlerdeki uygun çarpanlı hisselerin yanı sıra bilançosu ve beklentisi iyi olan ve güçlü hikâyeye sahip olan şirketler de yılın geri kalanında yatırımcının radarında olmalı diye düşünüyorum. Bu açıdan endeksteki her geri çekilme bu bahsettiğim hisseleri portföylere ekleme adına çok iyi fırsatlar sunabilir.
Sektörel beklentiler
Gelelim seçim sonrası sektör beklentilerine. Seçim sonrasında bankacılık endeksinde bir süre yatay aşağı eğilimli bir hareket görebiliriz diye düşünüyorum. Yeri gelmişken şunu da belirteyim, seçimden sonra hem artan faizler hem de daralan ekonomi kaynaklı olarak bankaların çekirdek faaliyetlerinin azalmasıyla bankacılık hisselerinde güçlü düşüş bekleyenlerin de sayısı az değil. Bu noktada eğer yabancı gelecek algısı güçlü olmaya devam ederse bankacılık tarafında güçlü düşüşlerin önüne geçebilir diye düşünüyorum.
Ezcümle seçim sonrasında banka hisselerinde bir baskı görülebilir. Ama yabancının güçlü giriş yapmasıyla birlikte hem banka hem de holding hisselerinde daha güçlü yükselişlerin başlayacağını düşünüyorum. Hâliyle olur da yabancı beklenenden daha önce giriş yaparsa yaz aylarına kalmadan da bu güçlü yükseliş elbette mümkün olabilir.
Seçimden hemen sonra en çok baskıyı iç talebe duyarlı mobilya ve beyaz eşya gibi dayanıklı tüketim malı üreten sektörlerde göreceğiz. Artan faizler, sıkılaşan likidite koşulları ve krediye erişimin daha da zorlaşması ile özellikle bu yılın ikinci çeyreğinde ekonomide dibi göreceğimizi düşünüyorum. Bu gelişmelerle daralan iç talep içeriye üretim yapan başta dayanıklı tüketim malı sektörlerini olumsuz etkileyecek. Beyaz eşya sektörü daralan ekonomiden olumsuz etkilenirken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) faiz indirimlerine hele ki erken başlamasıyla Avrupa’daki toparlanma ile ihracatlarını arttırabilirler, böyle olursa bu beyaz eşya hisselerini destekleyebilir.
Daralan iç talepten en az etkilenecek sektör perakende olacak. Orada da gıda perakende ve teknoloji perakende olarak ikiye ayırarak sürece bakmak daha doğru olabilir. Gıda perakende zor şartlardan en az olumsuz etkilenecek sektör olabilir. Özellikle de zincir marketler hisseleri enflasyonun yüksek olması nedeniyle ön planda olmaya devam edebilir. Fakat buna rağmen olur da ekonomik yavaşlama çok güçlü olursa gıda perakende ve zincir marketler tarafında daha yatay bir seyir de görülebilir. Teknoloji perakende hisseleri ise bu süreçten daha olumsuz etkilenebilir.
İç talebe duyarlı sektörlerden otomotiv sektörüne de değinmeden olmaz. Otomotiv sektörü bu yılın ilk çeyreğini piyasa beklentilerinin aksine oldukça güçlü geçirdi. Son dönemlerde seçim bitecek kur artacak beklentisinin yanı sıra beklenti üstü gelen Ocak ve Şubat enflasyonu sonrasında bozulan enflasyon algısı ile ev alamayan tüketici otomobile koşunca satışlar güçlü devam etti. Seçimden sonra sıkılaşmanın etkisi ile ilk çeyreğe göre otomotiv satışlarında azalma gözlenebilir. Bu süreçte özellikle ihracat potansiyeli güçlü olan otomotiv hisseleri daha olumlu ayrışabilir.
Ulaştırma sektörü bu yılın en gözde sektörlerinden biri olmaya devam edecek. Her ne kadar iç konjonktürde daralma emareleri görülecek olsa da özellikle 3. ve 4. çeyrekte turizm sezonunun açılması ile yurt dışı destinasyonların güçlü etkisi ve aynı zamanda kargo taşımacılığının da desteği ile havacılık hisseleri olumlu ayrışmaya devam edebilir.
Seçim sonrası sürede iktidar partisinin önem verdiği sektörler de yakından izlenmeli diye düşünüyorum. Bu açıdan özellikle de kentsel dönüşümün de hız kazanması durumunda çimento hisseleri ile gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO) da hareketlenebilir. Unutmadan, yılın ikinci yarısında enflasyonun düşmeye başlaması ile birlikte faiz indirimleri de daha hararetli tartışılmaya başlanacaktır. Bu durumda faize duyarlı sektörlerde de bu tartışmalarla ivmelenme görülebilir. Bu açıdan inşaat sektörü ile ilgili olan çimento, GYO ve yapı malzemeleri şirketleri de faiz indirim beklentisi ile daha iyi bir sürece giriş yapabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde dün oldukça sakin bir gündem bizleri karşılarken, yurt dışında yine Asya tarafından gelen, potansiyel kur müdahalelerine ilişkin açıklamalar ön plandaydı.
27 Mar 2024

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta takvim yurt içinde kalabalıklaşırken, yurt dışında bir miktar sakinliyor. Yurt içi piyasalarda TCMB kararı ve Moody’s Türkiye değerlendirmesi ön plana çıkarken, yurt dışında gözler ECB kararında olacak.
20 Tem 2026

Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026




