Sessiz lükste sömürünün sesi: Loro Piana skandalı moda endüstrisine dair ne söylüyor?

2013’te ihmaller yüzünden Bangladeş’te sekiz katlı bir tekstil imalathanesi çöktüğünde çoğu kadın 1.134 tekstil işçisi hayatını kaybetmişti. Çağımızın tekstil sektöründeki en büyük iş cinayeti Rana Plaza Faciası olarak tarihe geçti. Moda endüstrisinin bu hadiseden ders alacağı düşünülmüştü. Fakat markaların dizginlenemeyen büyüme ve kâr hırsı yüzünden bugün gelinen noktada lüks modanın bile sırı dökülmeye başladı.
Bir süredir prestij timsali Made in Italy etiketinin altından, markaların gözden uzak tutmaya çalıştığı üretim biçimlerine dair gerçekler gün yüzüne çıkıyor. Dior, Armani ve Valentino’nun ardından bu hafta da sessiz lüksün simgesi Loro Piana markasının tedarik zincirindeki emek sömürüsü ortaya çıkarıldı. Dünyanın kaymak tabakasına hitap eden markanın, Milano’nun kuzeybatısında Çinli tekstil işçilerinin saati 4 avroya, haftanın yedi günü 90 saatten fazla çalışmaya zorlandığı bir imalathanede üretim yapması tam anlamıyla bir skandal. İmalathanenin görüntülerinden, yasaya aykırı olduğu hâlde işçilerin buradaki pislik içindeki odalarda uyuduğu da anlaşılıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
YAZARLAR

Seda Yılmaz
Editör ve yazar. 2005 yılında Koç Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra London College of Fashion'da Moda Gazeteciliği eğitimi aldı. 2010-2013 yılları arasında Elle dergisinin Moda Haberleri Editörü olarak görev yaptı. Vogue’dan T24’e, 5Harfliler’den Cumhuriyet PAZAR’a çeşitli mecralarda yazdı. İlk kitabı "Giysiler Ne Anlatır?" 2020’de, ikinci kitabı "İşte Bu Benim Bedenim" 2023’te okurla buluştu.

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...




