Sihirli İçecek: Çay

Çay varsa umut vardır.
Sihirli İçecek: Çay

Ocak/Şubat - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Efsaneye göre, Çin imparatoru ateşte su ısıtırken hava rüzgarlanır. Başının üstündeki ağaçtan birkaç yaprak savrulur ve kaynayan suya düşer. Sudan güzel kokular çıkınca imparator demi tadar ve çayın tiryakisi olur. 

Çay (Camellia sinensis) 10. yy da Çin'in milli içkisi haline gelir, 12. yüzyıldan sonra da Japonya'da yaygınlaşır. 17. yüzyıldan itibaren Avrupa'da duyulmaya başlar. İngilizler, 19. yüzyılda Çin'de çayın nasıl yetiştirildiğini öğrenir ve Hindistan'ın Assam bölgesinde ve Güneydoğu Asya ülkelerinde çay üretimine başlayıp çay ticaretine hakim olurlar. 19. yüzyılda Amerikalılar çay nakliyatı süresini azaltırlar, böylece çay ucuzlar ve geniş kitlelere yayılır. Türkiye çayla 19. yüzyılın başlarında tanışır. O zamana kadar hep kahve içilir, çay ise hiç bilinmez. 1800’lü yılların sonunda çay tarımına yönelik ilk denemeler yapılsa da ilk ürün 1924 yılında Zihni Derin tarafından Rize’de alınır. 1947 yılında ise Rize'de ilk çay fabrikası üretime başlar.

Dünyaya baktığımızda, Çin en büyük çay üreticisi konumunda. Hindistan ikinci, Türkiye ise 5. sırada yer alıyor. Ülkemizde sudan sonra en çok tükettiğimiz içeceğin çay olduğunu hepimiz tahmin edebiliriz aslında. Bizi ise sırasıyla İrlanda, Birleşik Krallık, Pakistan, Rusya ve Fas izlemekte.

Çin’de, çay önceleri ilaç olarak kullanılmış, yaşamı  uzatan ve canlılık veren bir sağlık içeceği olarak görülmüş. Günümüzde de geleneksel Çin tıbbında bu özelliğini sürdürüyor. Her bölgenin kendine özgün çay demleme teknikleri var. Örneğin, Çin’in Fujian eyaletinde Gongfu çayını demlemek ve içmek özel bir çay sanatı haline gelmiş. Çinliler çay içerken çayın tadını çıkarmaya ve çay içilen ortamın sakin ve havasının taze ve temiz olmasına önem veriyor. 

Japonya’ya çay Çin’den Japon Budist rahipler aracılığı ile gelmiş. Efsaneye göre, Bodhidharma meditasyon esnasında uyanık kalmak için göz kapaklarını kesmiş ve göz kapaklarının düştüğü yerde çay yaprakları yetişmiş. Japonlar çay hazırlamasını, sunmasını ve içmesini rituel haline getirmiş, felsefesini derinleştirmiş. Ülkede çay bir sanat eseri gibi yorumlanıyor. Japon evlerinin bahçesinde sadece çay seremonilerinde kullanılmak üzere özel tasarlanmış evler bulunuyor. Bu minimalist evlerde ilk göze çarpan basit bir çiçek düzenlemesi oluyor. Seremoniye katılanlar sadece yaşadıkları ana ve içtikleri çayın verdiği keyfe odaklanarak çay sanatını  birlikte yaratıyorlar.

Ülkemizde en çok Doğu Karadeniz’de yetişen siyah dökme çay tercih ediliyor, Gürcistan sınırından Fatsa‘ya kadar uzanan alanda yetiştiriliyor. Ülkemiz, çay bahçelerinin tamamına  kar yağan tek ülke. Bu da verimliliğini olumlu yönde etkileyen bir unsur. Çay bitkisi, yaz kış yemyeşil olan bir bitki. Ülkemizde çay tarımını sürdürülebilir kılmak büyük önem taşıyor, bu da sağlıklı toprak ve bu konuda çiftçinin bilinçlendirilmesi ile birebir ilişkili. Çay tarımı, bölge insanı ve ekonomisi büyük  önem taşıyor. Bölgede sürdürülebilir çay tarımı konusunda çalışmalar özel sektör ile özellikle TEMA gibi sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle özenle takip ediliyor. 

Çay yüzyıllardır  bizleri bir araya getiren adeta sihirli bir şifa içeceği, hem ruhumuza iyi geliyor hem de bedenimize. Çayın olduğu yerde sanata da yer açılıyor ve her kültürde farklı bir anlam kazanıyor. Mükemmel çayın ise tek bir tarifi yok. Kültüre, bölgeye ve çayın çeşidine göre farklılık gösteriyor. Çay demlemenin püf noktası ise narin çay yapraklarının su ve ısı ile uyumunu sağlamak. Bu da özen, zaman ve farkındalık gerektiriyor. Lezzetli bir çay demlemek için demliğin cam, porselen ya da topraktan olması; suyun taze ve kireçsiz olması büyük önem taşıyor.  

Çay, demliğimize gelinceye kadar uzun bir yolculuktan geçiyor ve her aşamasında büyük özen gösterilip emek harcanıyor. Bunun farkında olarak çayımızı demlemek, bardağımızı seçmek, her yudumda çayın lezzetini ve yaşadığımız anın kıymetini hissedebilmek aslında hepimizi birer çay sanatçısı yapıyor. 

Haydi, şimdi bir bardak çaya ne dersiniz?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

94: Sihirli İçecekler 🫖

Bir Milyon Türü Kurtarmak, COP15, Mürver Şurubu & Çay

16 Ara 2022

BMW i ile birlikte
Oriento Gy

YAZARLAR

Ebru Özmen Biter

Yazar @ Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı