Tam belirsizlik ortamında Merkez Bankası'nın faiz kararı

Bir taraftan iç siyasi gelişmeler, bir taraftan ABD Başkanı Trump’ın getirdiği tarifelerin yarattığı belirsizlik ortamı, diğer taraftan savaş ortamında Merkez Bankamız, içeride faiz indirme baskılarının olduğu bir ortamda belki de son dönemlerin en zor kararının verildiği Para Politikası Kurulu toplantısını yaptı.
Tam belirsizlik ortamında Merkez Bankası'nın faiz kararı

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Çok zor bir coğrafyada yaşıyoruz.

Bu coğrafyada yaşamak demek, sürekli savaş demek, mutsuzluk demek, göç demek, yitirilen hayatlar, ıskalanan gelecek demek. Geleceğe yönelik plan yapamamak, geleceği görememek demek.

Bizim de komşularımız İtalya, İsviçre, Almanya olsaydı herhalde yaşam şartlarımız bugünkünden daha farklı olurdu.

Yine bir savaşın tam göbeğinde yer alıyoruz. Düne kadar İran ile görüşmelerin olumlu geçtiğini, hatta İran’ın belirli miktarda uranyum üretmesine izin verilebileceğini bile söyleyen ABD, şimdi İran’a saldıran İsrail’in arkasında ve İran’a yönelik en büyük tehdidi sunan ülke konumunda.

Yıllarca halkını dünyadan koparan, baskıcı rejim ile insanları sindiren, kadınlara hayatı dar eden İran rejimi ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Doğunun büyük medeniyeti, geçmişin Pers İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu’nun doğudaki en büyük hasmı İran, tamamen bir savaş ortamında.

Üniversitemizde okuyan ve bayram vesilesiyle ailelerini görmeye giden İranlı öğrencilerimiz, ülkelerinden geri dönemediler.

Bölgenin en küçük ülkesi İsrail’in koca bir coğrafyaya hüküm kurmasına tüm dünya seyirci. Geleceğin Türkiye açısından nasıl şekilleneceği ise meçhul.

Tüm bunların ortasında ekonomimiz hem içten hem de dıştan gelen tehditlerle karşı karşıya.

Bir taraftan iç siyasi gelişmeler, bir taraftan Başkan Trump’ın getirdiği tarifelerin yarattığı belirsizlik ortamı, diğer taraftan savaş ortamında Merkez Bankamız, içeride faiz indir baskılarının olduğu bir ortamda belki de son dönemlerin en zor kararının verildiği bir Para Politikası Kurulu toplantısı yaptı.

Faizi hemen hemen herkesin beklediği şekliyle sabit tuttu ve bence Temmuz ayını işaret etti.

Para Politikası Kurulu, politika faizinin %46’da sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, koridor olarak bildiğimiz Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını %49’da, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise %44,5’te sabit tuttu.

Metinde kısa ancak bence önemli kısım; “Jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticarette artan korumacılığın dezenflasyon sürecine olası etkileri yakından takip edilmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.” dediği kısım.

Enflasyon kararı sabahı, hükümete yakın gazetelerde yine Merkez Bankasının yüklü faiz indirimi yapması yönünde manşetler vardı.

Faizin bu seviyelerde olması, ülke ekonomisinin çok kırılgan bir yapıda olması, en büyük içsel risk unsurları.

Ancak biraz geriye bakmakta fayda var.

Bizde milat 19 Mart 2025.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından bu yana, ekonomik türbülansı aşmak adına TCMB bir dizi önlem aldı. Yıllar sonra ara toplantı yapmak zorunda kaldı Merkez Bankamız.

06 Mart 2025 tarihli toplantıda %45’ten %42,5’e düşürdüğü politika faizini, 20 Mart 2025 toplantısı ile %42,5’te aynı seviyede tutarken, borç verme faiz oranını (koridorun üst bandı) %46’ya çekti ve fonlamayı koridorun üst bandından yapmaya başladı. Sonra, planlı toplantı olan 17 Nisan 2025 toplantısında ise haftalık repo faizini (politika faizini) %46’ya çekerken, koridorun üst bandını da %49 olarak belirledi. Fonlamayı uzun zaman bu seviyeden gerçekleştirdi.

17 Mart 2025 tarihinde TCMB için, Nisan toplantısında faiz indirimi yapar ve faizi %40’a çeker derken, Nisan toplantısında kendimizi %49’da bulduk. Aslında bu noktadan baktığınızda Merkez Bankası 900 baz puan faiz artırmış oldu.

Tabii bunu keyfinden yapmadı Merkez Bankası. Bu oranda bir faiz artışını izin almadan yapabilecek bir ortam da yok ülkede maalesef.

Referansımız hep Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal.

Bir adım geriden: Unutanlar için hatırlatmakta fayda var. Dönemin Merkez Bankası Başkanı, 5 ayını doldurmadan yine bir 20 Mart günü (20 Mart 2021), 18 Mart 2021 tarihindeki TCMB faiz kararı toplantısında (PPK toplantısı) politika faizini %17’den %19’a yükselttiği için görevden alınmıştı.

%19’a yükseltilen politika faizine şimdi Türkiye’nin bir daha ne zaman yakınsayacağı meçhul. Bugünün hüngür hüngür ağlayan ve sürekli Merkez Bankasını ve uygulanan ekonomi programını eleştiren bir kesim iş dünyası temsilcisinin o gün bu görevden alınmaya zemin hazırladığını herkes unutsa da bizler unutmadık.

İş dünyasının bazı temsilcileri için Merkez Bankası'nı ve ekonomi yönetimini eleştirmek kolay ve risksiz. Üstelik de konforlu. O nedenle sıklıkla hedefe konulmaları normal.

Merkez Bankası'nın da “süreç yönetimi”nde çok başarılı olduğunu söylemek bence mümkün değil.

19 Mart 2025 sabahı kura müdahalede geç kalınması, para politikasının sadece kuru belirli seviyede tutmaya dayanması, yıl sonu enflasyonu için kontrol edemeyeceği unsurlar olan enerji ve gıda fiyatlarını çok hafife alması, senaryosunu hep aşırı olumlu tarafta oluşturması, modellemelerinde TÜİK enflasyonunu esas alması, yılda 8 toplantı romantizmine düşmüş olmaları vs. aklıma ilk gelenler.

Ancak bunların hiçbiri sebep değil. Merkez Bankası, ülkenin öngörülemez ortamında, rasyonalitenin sadece kendisinden beklendiği, kamunun harcama politikasından asla ödün vermediği bir süreçte, tek başına enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor. Burası takdire şayan.

Mevcut koşullarda iktidarın eldeki Mehmet Şimşek’ten daha iyisini bulması ise mümkün değil. Zaten dön dolaş hep aynı kişileri yeni görevlere atıyorlar. Eldekilerin de ne kadar maharetli olduklarını geçmiş performanslarından görebilmek mümkün.

Mehmet Şimşek hükümete değil ama hükümet Mehmet Şimşek’e mecbur. Öyle olmasaydı, eğer bunca yakınma karşısında çoktan bir görevden alma olurdu.

Özetle, ülkede tüm yaşanan ve bize yaşattırılanlar sebep, Merkez Bankasının mücadelesi ise sonuç. Bizler ise sebepleri görmezden gelip sonuçları tartışıyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Prof. Dr. Burak Arzova

Akademisyen. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olmasının ardından araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1996 yılında yüksek lisans, 2000 yılında doktorasını tamamlayan Arzova, 2004 yılında doçent, 2009 yılında da profesör oldu. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, Muhasebe-Finansman Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

Eralp Ersoy

·

05 Kas 2026

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.

01 Kas 2026

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

Pelin Cengiz

·

30 Eki 2026

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?