

Yöresel lezzetler birkaç tık uzakta: Ekremoğlu Günün birinde peynir, zeytin, zeytinyağı, tarhana siparişinizi internetten verebileceğiniz; gidip yerinden satın almaya fırsat bulamayacağınız yöresel ve katkısız ürünlere birkaç dakikada koltuğunuzdan erişebileceğiniz aklınıza gelir miydi? Bugünün Pareto bülteninin konuğu tüm bu yöresel ürünleri kaliteden ödün vermeden üreten, e-ticaretin gücüyle Türkiye’ye ulaştıran, alışveriş deneyimini her geçen gün geliştiren ve Pareto okurlarına PARETO koduyla %10 indirim sunan bir marka: Ekremoğlu. Ekremoğlu: 1996’dan bu yana yalnızca şirden mayası kullanarak ürettiği tamamen katkısız peynirlerin yanı sıra zeytin, zeytinyağı, yöresel ürünler kategorilerinde sunduğu alternatiflerle kahvaltıların vazgeçilmezi olan Ekremoğlu, internet mağazasıyla kaliteli ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor. Neden önemli? İnternet mağazasını Türkiye’deki müşterileri Ekremoğlu kalitesiyle buluşturmanın en önemli yolu olarak gören Ekremoğlu; altyapısını bu yıl değiştirerek alışveriş deneyimini en üst düzeye çıkarıyor. İyzico ve BKM ödeme seçenekleri sayesinde ödeme yapmayı kolay, hızlı ve güvenli hâle getiren Ekremoğlu; gelecekte Google Pay, Apple Pay gibi ödeme alternatiflerini kullanıma sunmayı ve hatta yasal koşullar uyarınca uzun vadede kripto parayla ödeme seçeneği eklemeyi planlıyor. Ekremoğlu'nun tüm ürünlerini keşfetmek, PARETO koduyla %10 indirim ve 224,99₺ üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo fırsatından yararlanmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Kibele Project, İmeceMobil ve Softtech Ventures, Temmuz 2021’de “Tarımda Su Kullanımı ve Kaynakların Verimliliği Raporu’nu yayımladı. Raporda yer alan bilgilere göre; dünyada kişi başına düşen su miktarı 1950 yılında 16 bin 800 metreküp iken dünya nüfusunun yaklaşık 8 milyar olmasının beklendiği 2025 yılında ise kişi başına yaklaşık 4 bin 800 metreküp düşecek.
Tarımsal bir girdi: Su
Dünya nüfusunun giderek artması, tarımsal üretime yönelik talebin de eş zamanlı olarak artacağına yönelik beklentilerin artmasına neden oluyor. Tarımsal üretimin artması ise beraberinde su ihtiyacını getiriyor. Sektörel dağılıma bakıldığında dünyada tatlı suyun en çok kullanıldığı sektörün tarım olduğunu görmek mümkün.

Su tüketiminin 2025 yılında tarımda %17, sanayide %20 ve evsel tüketimde %70 artacağı öngörülüyor. Türkiye’de tıpkı dünyada olduğu gibi sektörel kullanım bazında tarım, lider konumunda bulunuyor. Tatlı suyun %73’ü tarımda, %16’sı endüstride %11’i de evsel kullanımda tüketiliyor. Dijital tarım uygulaması İmeceMobil’in kurucu ortaklarından Göker Kuzucu, “Türkiye, eğer yeterli tasarruf sağlanmazsa yakın zamanda ‘su fakiri ülke’ statüsüne düşecek,” diyor.
Hangi tip sulama yöntemleri kullanılıyor?
Tarımda basınçlı su sistemlerinin kullanımı, akıllı tarım uygulamaları ve benzeri tedbirlerle su kullanımının verimli hale getirilmesi, tarım sektörünün paydaşları için yakın geleceğin en önemli konuları arasında yer alıyor.
İmeceMobil tarafından gerçekleştirilen araştırmada; “Yaşadığınız bölge tarımsal kuraklıktan ne ölçüde etkileniyor?” sorusuna genelde genç çiftçilerden oluşan katılımcıların %36,8’i “Ciddi verim kaybına neden oluyor,” cevabını verirken %34,9’u artık bu konuda ciddi desteğe ihtiyaçları olduğunu vurguladı. Ayrıca, damla sulama kullanmayan çiftçilerin %62,1’i finansmanı olmadığını %32,3’ü imkânlarının yeterli olduğunu ve %5,6’sı sulama teknolojilerine güvenmediğini belirtti.
Ortaya çıkan veriler, son dönemde sulama yatırımları için verilen destek ve hibelere rağmen basınçlı sulama sistemleri halen finansal açıdan erişilebilirliği zor olan bir teknoloji konumunda olduğunu gösteriyor. Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık, bunun sebebini “Türkiye’de özellikle açık kanal ve kanalet tarzı sulama sistemleri tarlalara geliyor. Bu sistemlerde %40’lık bir su kaybının yanı sıra kirlilikte oluyor damla sulama sistemleri için gerekli yatırımı yapmanın önüne bir de filtrasyon maliyetleri ekleniyor. Bu da sorun yaratıyor,” diyerek açıklıyor.
Su verimliliği nasıl artırılır?
- Sulama miktarı ve zamanı konusunda teknolojik çözümler yaygınlaştırılmalı,
- Sulamada akılcı su tarifesi uygulanarak su kullanıcılarının katılımı arttırılmalı,
- Yasal düzenlemelerin uygulanması sağlanmalı,
- İşletme ve bakım hizmetlerinin sıklığı arttırılmalı,
- Suyun tarlaya ulaştırılacağı hatlar yer altına inşa edilerek buharlaşma ve diğer kayıplar en aza indirilmeli,
- Damla sulama gibi basınçlı sulama sistemlerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı,
- Su dağıtım planlaması yapılmalı,
- Sulama konusuna yön veren kamu birimleri modern teknoloji konusunda eğitilmeli,
- Performansı en üst düzeye çıkarmak için sulama sistemleri hibe ve teşviklerle yaygınlaştırılmalıdır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim krizi mi tarımı olumsuz etkiliyor? Yoksa tarım faaliyetleri ve arazi kullanımı mı iklim krizini körüklüyor? Elektrikli araçlar, ulaşım sektöründen kaynaklanan emisyonları azaltabilir mi? Elektrikli araçlar, yeterince "yeşil" mi?
17 Eyl 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?




