

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), geçtiğimiz hafta devreye aldığı uygulamayı iptal etti. Söz konusu düzenleme ile kredi kartlarından nakit avans çekimi ile kredi kartları aracılığıyla yapılan kuyum alışverişlerinin menkul kıymet tesisi kapsamına alınacağını duyurmuştu. Aynı kararla menkul kıymet tesisi kapsamı haricinde kalan kredi türleri için de aylık %3 büyüme eşiği getirilmişti.
Kararın devreye alınmasının ardından nakit avans limitleri düşürülmüş, bankaların kredi iştahları ise neredeyse sıfırlanmıştı. Söz konusu adımın yarattığı ilk etkiyi takip eden günlerde ise yaşanan sıkışıklığı aşmak adına, nakit avans, kredili mevduat hesabı ve limiti 50 bin TL’nin üzerindeki kredi kartlarıyla yapılan kuyum harcamalarında 15 bin TL'ye kadar olan kısım menkul kıymet yükümlülüğü kapsamına girmeyeceği yönünde ilave bir karar alınmıştı.
Bu gelişme işe birlikte, geçtiğimiz hafta başından bu yana gündemin ilk sırasında yer alan yeni yükümlülükler kaldırılmış oldu.
Alınan kararda yapılan esnemenin, özellikle küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin krediye erişimleri konusunda fayda sağlamadığına yönelik eleştiriler ise gündemde çokça yer tutuyordu. Bu eleştiriler içinde en çok ses getireni ise Ak Parti MKYK üyesi Metin Külünk’ün mesajı olmuştu. Uygulama ile ilgili olarak yayımladığı mesajda Merkez Bankası ve özel bankaları eleştiren Külünk, bu uygulamanın bir operasyon olduğunu ifade ederek, operasyonun hedefinin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtmişti.
Merkez Bankası’nın göndermiş olduğu menkul kıymet tesisine ilişkin uygulama talimatlarındaki değişiklik hükümleri ile birlikte kredi işlemleri tamamen bankalar nezdinde durdurulmuş vaziyettedir. Bu kimin aklı? merak ediyoruz. Piyasaları durdurmaya ne hakkınız var. İflas kapısını açmaya ne hakkınız var? Kendinize gelin kim bu kararı verdi ise.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yurt içinde gözler Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna ve yılın beşinci para politikası kurulu toplantısında olacak.
22 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta Türkiye ile Irak arasında imzalanan birkaç anlaşma bölgenin, son aylarda büyük dönüşüm geçiren enerji haritasını önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyor. İmzalanan anlaşmalara göre Türkiye, Irak'ta üstleneceği ulaştırma yatırımlarının bedelini petrol ve doğalgazla alacak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ise Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olacak.

Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
27 Tem 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.



