Trump tarifeleri tarihe mi karışıyor?

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Dün itibariyle ABD federal ticaret mahkemesi, Trump’ın tarifeleri uygulamaya koyma yetkisine sahip olmadığı gerekçesiyle tarifelerin geçersiz olduğu kararını aldı. Peki şimdi ne olacak? Tarifelerin hepsi geri mi alınacak?
Dilerseniz “şimdi ne olacak” kısmına geçmeden önce Trump’ın hangi yetkiyle tarifeleri uygulamaya koyduğuna yakından bakalım. Trump yönetimi, Acil Ekonomik Güçler Yasası’na (IEEPA) dayanarak Dünya Ticaret Örgütü’nü (DTÖ) kelimenin tam anlamıyla bir kenara iterek küresel ticaretin kurallarını gevşetmeyi başardı. 1977’de yürürlüğe giren IEEPA, ABD başkanına yabancı tehditlerden kaynaklanan ulusal acil durumlar sırasında uluslararası ekonomik işlemleri düzenleme konusunda geniş yetki veren bir ABD federal yasasıdır.
Biraz daha açacak olursak, bu yasa ile temelde başkana ülke dışında bir nedenden kaynaklanan ABD ulusal güvenliği, dış politikası veya ekonomisine yönelik "alışılmadık ve olağanüstü tehditleri" ele alma yetkisi verilir. Bu yasa ile başkan, belirlenmiş kuruluşların veya ülkelerin işlemlerini engellemek ve varlıklarını dondurmak, ticareti, yatırımları ve finansal faaliyetleri düzenlemek ve Kongre'nin önceden onayı olmadan tarifeler veya yaptırımlar uygulamak gibi yetkilere sahiptir.
Bu yetkileri kullanabilmesi için başkanın resmi olarak acil durum ilan etmesi gerekir. Ardından, var olduğunu düşündüğü tehditler ve eylemler hakkında Kongre’ye altı ayda bir bilgi sunmalıdır. Örneğin, 1979’da ABD’de İran Rehine Krizi’nde Jimmy Carter bu yasa ile İran'ın varlıklarını dondurmuş, 11 Eylül sonrasında da Başkan George W. Bush 13224 Sayılı Yürütme Emri aracılığıyla terörizmin finansmanını bu yolla hedef almıştır. Ayrıca, 2019 yılında ilk döneminde Trump bu yasa ile göçmenlik acil durumlarını gerekçe göstererek Meksika'ya gümrük vergileri koymuş. 2020’de Trump bu kez ICC yetkililerine yaptırım uygulamış ve TikTok/WeChat'e yasak koymaya çalışmış. Trump’ın Nisan 2025’te yine bu yasadan aldığı yetkiye dayanarak uygulamaya koyduğu evrensel tarifeler de hepinizin malumu zaten.
20 Ocak’ta koltuğa oturan Trump da tam bu noktada ABD’nin küresel ekonomideki durumunu ve güçlü ticaret açığını ABD’nin ulusal güvenliği açısından bir tehdit olarak görerek olağanüstü hal yasası ile ilgili tarifeleri yürürlüğe koydu. Fakat ABD federal mahkemesine yapılan itirazlar sonucunda yargıçlar, dış ticaret açığını ulusal acil bir durum olarak kabul etmediğinden, tarifelerin geçersiz olduğuna karar vererek tarifelerin durdurulması için 10 günlük süre tanıdı.
Bu karar, Trump’ın fentanil ticareti nedeniyle Kanada, Meksika ve Çin’e uygulanan tüm tarifeleri kapsarken; çelik, alüminyum, otomobil için uygulanan tarifeler farklı yasal gerekçelere dayandıklarından bu karardan etkilenmiyorlar.
Gelelim asıl önemli konuya; peki şimdi ne olacak? Trump’ın uygulamayı düşündüğü tüm tarifeler rafa mı kalkacak? Bu sorunun cevabını kestirmek zor olsa da, kesin olan bir şey var ki, o da ajandamıza nur topu gibi bir belirsizliğin daha eklendiği. Önümüzdeki 10 günlük sürede bizleri neler bekliyor oldukça belirsiz.
Şunu biliyoruz ki Trump tarifeler konusunda oldukça inatçı ve ısrarcı, bu işten öyle kolay kolay vazgeçmeyecektir. Öyle ki mahkeme kararının hemen ardından Trump yönetimi, yüksek mahkemeye yani temyize başvuracağını çoktan açıkladı bile. Başvuru sonrasında olur da durdurma kararı çıkarsa, bu durumda uygulamaya konan tüm tarifeler yürürlükte kalmaya devam edecektir. Ama temyizden durdurma kararı çıkmaz ise bu durumda Trump ve ekibi çok büyük ihtimalle Senato ve Meclis’ten yasa değişikliği geçirerek tarifeleri uygulamaya koyma gayreti içinde olacaklardır.
İşte tam da bu nedenle, her ne kadar mahkemenin tarifeleri durdurucu kararı sonrası risk iştahında bir artış olsa da, öte taraftan bu işin sonu nereye varır belirsizliği devam ediyor ve edecek. Her şeye rağmen 10 günlük sürede piyasalarda bir nebze de olsa rahatlama fiyatlaması devam edebilir. Ama günün sonunda temkinli olmakta fayda var; bu rahatlama uzun sürmeyebilir ve kalıcı olmayabilir, pozisyonlamaları buna göre yapmak daha uygun olur.
Örneğin, bu fiyatlamayı dün altın tarafında yaşadık. Mahkeme kararının duyulmasının hemen ardından satılan altın, Trump yönetiminin tarife davasını Yüksek Mahkeme’ye taşıyacağını belirtmesinin hemen ardından bu kez yükselişe geçerek 3300 dolar üzerinde yeniden fiyatlanmaya başladı.
Ezcümle, Trump konusunda kesin olan bir şey varsa o da belirsizlik ve volatilite olmaya devam ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İş Bankası’nın ana destekçiliğinde 2017'den bu yana süren Workup Girişimcilik Programı’nın 14. dönemi, çevrimiçi düzenlenen Demo Day etkinliğiyle tamamlandı. Yapay Zekâ Fabrikası’nın yürüttüğü bu dönemde 10 teknoloji girişimi mezun oldu. Dönemi öne çıkaran iki gelişme var: Mezunların 10'da 8'i işini doğrudan yapay zeka üzerine kuruyor ve seçim süreci bu kez bilinçli olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışına açıldı. Yeni mezunlarla birlikte programın toplam mezun sayısı 198'e ulaştı.
05 Kas 2026

Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi 29-30 Ekim'de Ankara'da yapıldı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan TDT'nin üyesi; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise gözlemcisi. Zirvenin sonunda üye devletler 163 maddelik Ankara Bildirisi'ni kabul etti. Bildiri ortak alfabeden küp uyduya, savunma sanayisi kolejinden ulaşım koridorlarına kadar pek çok konuyu kapsıyor.

ABD’de 2026 ara seçimlerinin Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu elde etmesiyle sonuçlanması, Amerikan ekonomisi ve küresel finansal piyasalar açısından yeni bir siyasi denge oluşturdu. Ancak seçim sonuçlarının ekonomi politikalarında radikal bir yön değişikliğinden ziyade, yürütme ve yasama organları arasındaki anlaşmazlıkları artırması bekleniyor.

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?




