Türkiye gastronomisinin hikâyesi

Terroir Turkey: İstanbul ve Ege Sempozyumu ile Terroir Canada ve Cultura, Türkiye gastronomisini bir yaratıcı ekonomi olarak konumlandırmak için kolları sıvıyor.
Türkiye gastronomisinin hikâyesi

Taze Direkt 19 Mayıs Apéro
Tazedirekt ile birlikte

Bilinçli üreticiden bilinçli tüketiciye: Tazedirekt Araştırma şirketi Nielsen’ın bir raporunda pandemi döneminde tüketicilerin çevrim içi alışveriş sıklığı artarken, çevrim içi alışveriş içinde market gıda olarak ifade edilen hızlı tüketim ürünlerinin ağırlık kazandığı görülüyor. Raporla birlikte pandemi döneminde tüketici alışkanlıkları değerlendirildiğinde gıda güvenliği ve kalitesi konusunda farkındalık kazanan tüketici için yerel üretim tercih sebebi olurken taze ve organik gıdaya ulaşım giderek önem kazanıyor. Ne yediğini önemsemenin önce kendini, sonra dünyayı önemsemek anlamına geldiğini savunan Tazedirekt , sağlıklı gıda ve organik ürün tercihinin trend olmaktan öteye geçtiği bu dönemde yerel üreticilerden ve organik tarım yapan çiftliklerden tedarik ettiği ürünleri tüketiciyle buluşturmak için çalışıyor. Tüketicinin ihtiyaçlarını bütünsel anlamda karşılayan Tazedirekt’te; taze sebze ve meyveden et ve deniz ürünlerine, kişisel bakım ve ekolojik temizlik ürünlerinden ev bitkilerine kadar pek çok farklı ürün kategorisi yer alıyor. Tazedirekt’in en yenileri Sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmayı hedefleyen Tazedirekt’in bilinçli üreticiler tarafından hazırlanan en yeni ürünleri arasında organik makarna çeşitleri, bar ve granola gibi sağlıklı atıştırmalıklar, öğütülmemiş bitki çayları, yerli üretim meyvelerle hazırlanmış soğuk çaylar ve dünya kahveleri öne çıkıyor. Çocuklara yönelik organik bisküviler, yumuşak bitki bazlı liflerle ve özenle seçilmiş malzemelerle üretilmiş bebek bezleri ve ergonomik gövdeleri mısır koçanından üretilmiş diş fırçalarının yanı sıra amonyak, resolsinol ve paraben içermeyen sertifikalı organik saç boyaları, kişisel bakım kategorisinde de organik ürünler tercih etmek isteyenlere hitap ediyor. Özenle paketlenmiş ve tazelik garantili yeni ürünlere Tazedirekt’in En Yeniler kategorisinden ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Türkiye’de doğmuş, büyümüş hatta sonradan yerleşip benimsemiş herkes yurt dışında en az bir kere kendini Türkiye’nin kebap dışında yemekleri olduğundan bahsederken bulur. Meyvesinin lezzetli, zeytinyağının değerli, şarabının çeşitli olduğundan dem vurur. Fakat Türkiye gastronomisinin hikâyesi yabancı gözler için bir şişin etrafında, bir döner tekerinde, ucuz üretimde, standartsız mal kalitesinde çoktan yazılmış. Terroir Canada ve Cultura organizasyonları bu yazgıyı bozma yolunda yürüyenleri Terroir Turkey 2021 sempozyumunda buluşturuyor.

Gastronomi atlası: Dünya gastronomi haritasının sınırları pek de uzak olmayan zamanlarda çizildi. 1970’lerde Fransa nouvelle cuisine’in parlamasıyla altın standart konumuna yükseldi. 1990’larda İspanya yeni Bask mutfağıyla kendine devler arasında yer buldu. 2000'lerin sonunda Peru, ürün çeşitliliği ve kalitesinin hikâyesini yeniden yazıp dünya mutfağı olarak kendini tanıttı. Aynı dönemde Danimarka, deneysel mutfaklarıyla bir gastronomi merkezine dönüştü. Bu süreçler kendiliğinden olmadı, hem özel çabalar hem devletin çabalarıyla mutfakların ürünlerini geliştirme ve tanıtma gayretinin sonucuydu.

Türkiye ne alemde? Tüm coğrafi ve kültürel çeşitliliğine rağmen Türkiye'de henüz ülkenin gastronomik değerlerinin “yüksek kalite” olarak yeniden konumlandırılması üzerine yeterince çalışma yok. Özellikle küçükbaş hayvancılık kanına işlemiş bir coğrafyadan çıkan çeşit çeşit peynir, sınır kapısından geçince değersiz kalıyor; şarabın doğduğu topraklarda yetişen bağ bahçe üzümler ve içlerinden çıkan şaraplar dünya sahnesinde yer almakta güçlük çekiyor. Keza zeytinyağının beşiği olan coğrafyaya getirilen uzmanlar, zeytinyağı devleri olarak konumlanmış İspanya ve İtalya’dan, bazen Yunanistan’dan. 

Bilinirlik ve tanıtım: Yaratıcı ekonomi ve kültür endüstrileri danışmanlık şirketi Cultura’nın kurucuları Sabahnur Erdemli ve İsmail Ertürk’e göre mutfağımızın “uluslararası bilinirliği olmasına karşın, gastronomik bir mutfak olarak sunumu maalesef gerçekleşmemiş”. Bir diğer deyişle Türkiye menşeli ürünler ve yemekler kaliteli ve yüksek değere sahip olarak bilinmiyor. 2006’da Kanada’da gıda sektörü paydaşları arasında ilişkileri güçlendirmek ve üreticileri desteklemek için Terroir Hospitality’yi kuran Arlene Stein da buna parmak basıyor: “Türkiye zeytinyağları Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika’da kaliteli ürün olarak bilinmiyor, bu da üreticileri üretimde gider kısmaya ve daha ucuz segmentlere yönelik satış yapmaya teşvik ediyor,”. 

Değer anlatan etkinlikler: Terroir Hospitality’nin Terroir Talks sempozyumlarıyla amaçladığı bu dinamiği kırmak. Yerel üreticilerin ve ürünlerin değerinin daha iyi anlaşılmasıyla ürünler, uluslararası pazarlarda “premium” konumunda görülebilecek; bu sayede üretimde kaliteye önem artacak. Terroir Hospitality ile Cultura iş birliğinin temelinde yatan amaç da Türkiye gastronomisinin hikâyesini baştan yazanları buluşturmak.

“İyi bir şeyin, iyi bir hikâyesi yoksa; iyi sunulmuyorsa, maalesef uluslararası gastronomi sektöründe bir değeri olmuyor.”

Neden Türkiye’de Türkiye'nin üreticileri, ürünleri ve mutfak kültürü hakkında bir sempozyum gerçekleştirmek istediklerini sorduğumda Terroir Hospitality, Akdeniz denince akla Fransa, İspanya ve İtalya ile beraber Türkiye’nin de gelmesi gerekliliğini vurgulamak istediklerini söylüyor. “Özellikle İstanbul ve Ege mutfaklarına odaklı bir sempozyum yapmamızın sebebi de Türkiye’nin yüksek coğrafi çeşitliliğe sahip olması. Tüm bölge ve yörelere tek bir günde değinsek hakkını veremeyeceğimizi anladık. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da Akdeniz odaklı çalışmalarımıza eşlenecek şekilde odağımızı belirledik”. 

Lifestyle’dan yaratıcı ekonomiye: Sempozyumda Cultura’nın seçtiği panelistler arasında yerli girişimler, yeni nesil üreticiler, yemek kültürü erbapları var. Anlatacaklarının ortak noktası “terroir” (teruvar) denebilir. Terroir Fransızca’da yöre anlamına geliyor fakat bu sözcük gastronomide coğrafi faktörlerin ürüne kendine özgü bir tat vermesini belirtiyor. Terroir Hospitality de bunu bir adım öteye taşıyor. Sadece iklim ve toprak faktörlerinin değil; göç, din, politika gibi beşeri etkenlerin de toprak ve sudan çıkan ürünleri etkilediğinin altını çiziyor. Erdemli ve Ertürk’e göre, bu beşeri faktörleri etkileyerek yüksek kalite ve uluslararası pazarda rekabetçi değeri olan ürünler yaratmak elzem: “Gastronomiyi Türkiye’ye özgü arkeoloji, tarih ve kültürle yoğurarak nasıl bir yaratıcı endüstri olarak kurarız? Gastronomiyi, gazetelerin “lifestyle” sayfalarından, ekonomi ve kültür sayfalarına nasıl taşıyabiliriz, düşündüğümüz gelecek bu.”

Türkiye gastronomisinin geleceğinde dünyada üzümlerinin tanındığı, zeytinyağlarının en üst rafa konduğu, enginarlarının özenle soyulduğu, peynirlerinin benzerleri yapılacak kadar meşhur ve değerli olduğu günler ne zaman gelir bilmiyorum. Fakat gelmesi için gereken adımlardan birinin, üreticilerin hikâyelerinin ve ürünlerin değerinin tanıtımı olduğu aşikâr.


Terroir Turkey: Istanbul & The Aegean sempozyumu 23 Mayıs Pazar günü Türkiye saatleriyle 17.00-23.00 arasında gerçekleşecek. Değerdaşlarımız Terroir Hospitality ve Cultura, apéro’ya bir güzellik yaparak okurlarımıza yarı yarıya indirimli bilet fırsatı sundu. Buradan kayıt olabilirsiniz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍃 Ege'de zeytinyağı, Türkiye gastronomisi

Haftanın menüsü: Ege topraklarında zeytinin geçmişi, Türkiye gastronomisini bir yaratıcı ekonomi hâline getirmek

19 May 2021

Tazedirekt ile birlikte
İllüstrasyon: Ece Tugay

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Fas günlüğü: Essaouira’da pazardan mutfağa

Fas mutfağı, tek bir tarif ya da birkaç simge yemekle açıklanabilecek bir mutfak değil. Essaouira'da bir sabah pazarda başlayan gün; alışverişten pişirmeye, sofradan gündelik hayattaki rutinlere kadarki küçük ayrıntılarla bunun nedenini kendiliğinden anlatıyor.

01 Ağu 2026

Fas günlüğü: Essaouira’da pazardan mutfağa
apéroapéro

HİKAYE

Fas sokak mutfağının çıtır klasiği: Sebzeli briouates

Fas mutfağında briouates, ince yufkaya sarılan ve üçgen biçiminde hazırlanan en yaygın atıştırmalıklardan biri. Etli, peynirli ya da sebzeli farklı iç harçlarla yapılabilen bu tarif, özellikle aile sofralarında, çay saatlerinde ve ramazan döneminde sıkça yer buluyor. Warqa adı verilen geleneksel Fas yufkasıyla hazırlansa da baklava yufkasıyla da benzer bir sonuç elde edilebiliyor.

01 Ağu 2026

Fas sokak mutfağının çıtır klasiği: Sebzeli briouates
apéroapéro

HİKAYE

Tatlı ve tuzlunun buluştuğu Fas klasiği: Deniz ürünlü pastilla

Pastilla, Fas mutfağının en karakteristik yemeklerinden biri. Geleneksel olarak güvercin ya da tavuk etiyle hazırlanan bu kat kat börek, kıyı şehirlerinde deniz ürünleriyle de yorumlanıyor. İnce yufka, baharatlar ve farklı dokuların biraraya geldiği bu tarif, Fas mutfağının çok kültürlü lezzet anlayışını yansıtan en bilinen örneklerden biri.

01 Ağu 2026

Tatlı ve tuzlunun buluştuğu Fas klasiği: Deniz ürünlü pastilla
apéroapéro

HİKAYE

Geleneksel bir Fas keki: Portakallı meskouta

Meskouta, Fas'ta ev mutfağının en bilinen keklerinden biri. Bölgelere göre limonlu, yoğurtlu ya da portakallı farklı versiyonları hazırlanıyor. Özellikle turunçgillerin bol yetiştiği dönemlerde yapılan portakallı meskouta, çayın yanında ikram edilen klasik ev tatlıları arasında yer alıyor.

01 Ağu 2026

Geleneksel bir Fas keki: Portakallı meskouta
apéroapéro

HİKAYE

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?

Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.

25 Tem 2026

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?