‘Türkiye'ye akan milyarlık yatırımlar’ nereye gidiyor?

Adam Samson’ın Financial Times’da yayımlanan son makalesi “Yatırımcılar Türk lirası piyasasına milyarlar akıtıyor” başlığıyla çıktı. Makalede Türkiye’nin geleneksel ekonomi politikalarına dönmesinin ardından yabancı yatırımcıların Türkiye’yi öncelikli olarak tercih ettiği ifade edilirken, Samson’a konuşan bir fon yöneticisi “Lira çok popüler bir trade haline geldi” ifadelerini kullandı.
‘Türkiye'ye akan milyarlık yatırımlar’ nereye gidiyor?

23 Temmuz - Spektrum - Exante
Spektrum ile birlikte

Toplum ve siyasetin kesiştiği noktada: Spektrum Podcast Aposto'nun politika yayını Spektrum siyaset ve toplumun kesişim noktalarına odaklanıyor. Her siyaset, akademi ve toplum kuruluşlarından, spektrumun farklı bir noktasından kişileri konuk alıyor ve politikanın hayatımıza olan etkilerini inceliyor. Spektrum Podcast de işte tam o noktadan sizlere ulaşıyor. Neler var? Yerel seçimin ardından sokağın nabzının tutulduğu son bölümde ; toplum ne diyor, başarıyı/ başarısızlığı kime atfediyor? milliyetçilik düşüşte mi? gibi soruların cevapları Vitrus Araştırma kurucu ortağı, siyasal iletişimci Burak Savaş ile tartışılıyor ve yaptıkları araştırmalarda öne çıkan bulgular konuşuluyor. Ayhan Bora Kaplan vakası üzerinden devlet-mafya-siyaset ilişkisi bu bölümde . Gazeteci Cengiz Erdinç , Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün devam eden yargı sürecinin siyasetin hangi yönleriyle ilişkide olduğunu anlatıyor. Erdinç ile organize suçun Türkiye’deki tarihinden başlayarak finansman kaynağı olarak uyuşturucu ticaretinden nasıl beslendiğini, kontrgerilla ve terörle bağlarını, siyasetle kurduğu ilişkiyi ve ak/kara sermaye dinamiği masaya yatırılıyor. Toplum ve siyasetin kesiştiği noktada değerli konuklarla buluşmak ve ufuk açıcı tartışmalara kulak vermek üzere Spektrum Podcast ’i dinleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Adam Samson’ın Financial Times’da yayımlanan son makalesi “Yatırımcılar Türk lirası piyasasına milyarlar akıtıyor” başlığıyla çıktı. Makalede Türkiye’nin geleneksel ekonomi politikalarına dönmesinin ardından yabancı yatırımcıların Türkiye’yi öncelikli olarak tercih ettiği ifade edilirken, Samson’a konuşan bir fon yöneticisi “Lira çok popüler bir trade haline geldi” ifadelerini kullandı. Samson’ın ulaştığı ancak ismini vermek istemeyen bir bürokrat ise Türkiye’ye yapılan girişlerin çoğunlukla kısa vadeli yatırımlardan oluştuğunu ve bunun da ülkenin dış ekonomik krizlere karşı kırılganlığını artırdığını söyledi.

Altı buçuk ayda 10 milyar dolarlık DİBS yatırımı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan menkul kıymet verilerine göre yabancı yatırımcılar 2023’ün yıl sonundan 2024’ün 12 Temmuz haftasına kadar yurt içi piyasalardan toplam 9,7 milyar USD’lik net alım gerçekleştirdi. Bu tutar, son yılların en yüksek yabancı girişlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bu süre zarfında TL cinsinden devlet iç borçlanma senetlerine 10,5 milyar USD’lik bir giriş kaydedilirken, şirket tahvillerine ise 384,5 milyon USD’lik bir giriş oldu. Bu noktada yabancı yatırımcıların tahvil piyasasındaki payı %0,6’dan %6,7’ye kadar çıkarken; hisse senedi piyasasından ise 1,2 milyar USD’lik net çıkış oldu.

Yine TCMB tarafından yayımlanan verilere göre Haziran ayına kadar eurobond ihraçları yoluyla yurt dışından toplam 11,3 milyar USD’lik net borçlanma gerçekleştirildi. Söz konusu net kaynak girişinin 2,7 milyar USD’lik kısmı genel yönetim tarafından gerçekleştirilirken, 7,2 milyar USD’lik kısmı bankalar, 1,4 milyar USD’lik kısmı ise diğer sektörler tarafından gerçekleştirildi. Söz konusu zaman zarfında spot piyasadan 6,5 milyar USD’lik eurobond alımı yapılırken, bu alımların 1 milyar USD’lik kısmı genel yönetim ihraçları, 5,5 milyar USD’lik kısmı ise özel sektör tarafından yapılan ihraçlardan oluştu.

Hızlanan portföy girişi, yavaşlayan doğrudan yatırımlar

Verilere bakıldığında, yabancıların Türkiye’ye olan ilgisinin uyanmış olduğu çok bariz bir şekilde göze çarpıyor. Özellikle 2020-2022 arası dönemde düşük faiz oranları nedeniyle neredeyse “0” net girişin kaydedildiği DİBS’lere 6-7 ay içinde 10,5 milyar USD’lik net yatırımın girmesi bunun en önemli göstergesi.

Ancak, Türkiye’nin Ocak-Mayıs döneminde toplam 19,1 milyar USD’lik portföy yatırımı kaydettiği bu ortamda, yatırım sermayesi olarak giriş yapan doğrudan yatırımların tutarı ise yalnızca 2,3 milyar USD düzeyinde kaydedildi. 

Son bir yıllık periyotta Türkiye’ye gelen yabancı sermayede çoğunlukla carry trade dinamiği öne çıktı. Özellikle Bank of America, Citibank, Deutsche Bank ve JPMorgan gibi kurumlar, yüksek faiz farkı ve kur istikrarı nedeniyle kısa vadeli tahviller ve forward sözleşmeleri gibi yatırım araçları yoluyla TL’de uzun pozisyon almayı önerdi. Bu sırada yabancı yatırımcıların, giderek yavaşlayan ekonomik koşullar nedeniyle Türk borsasına girmekten ya da Türkiye’ye doğrudan yatırım yapmaktan kaçınmakta olduğu da dikkat çekti.

Uzmanlar ne diyor?

“En fazla reel yabancı para faizi ödeyen ülkeyiz”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Tanto Capital Partners Kurucusu Ozan Özkural, Türk varlıklarına yönelik yabancı yatırımcı ilgisinin artışta olduğunu, ancak yine de güven konusunda birtakım problemlerin yaşandığını söyleyerek, “Özellikle ortodoks para ve maliye politikasına dönüşün ardından Türk varlıklarına olan ilgi arttı. Ancak bu dönüşümün kalıcı olduğuna inanmaları biraz daha zaman alabilir” ifadelerini kullandı. 

Özkural, yabancı yatırımcıların son dönemde hisse senedi piyasasından çok tahvil piyasasında yönelmesinin sebeplerini ise şöyle açıkladı:

“TL nispeten stabil bir kur dengesinde seyrettiği için reel anlamda en fazla yabancı para faizi ödeyen ülkeyiz. Bu sırada hem borsa getirileri yeterince yüksek değil, hem de ani bir kur düzeltmesine karşı hedge etme imkanı yok ya da çok pahalı. Kur tarafında turizm sezonundan sonra muhtemel piyasaya uygun değerlemelerin oluşması ve olası faiz indirimlerinin ardından borsa gibi daha riskli yatırım araçlarına talebin artması mümkün.”

“Borsaya ilginin sonbahara doğru tekrar canlanacağını düşünüyoruz”

Konuyla ilgili görüşlerini Aposto’yla paylaşan ÜNLÜ & Co Kurumsal Satış Yönetici Direktörü Tunç Yıldırım, yabancı yatırımcı ilgisinin yalnızca Hazine tahvilleri için değil eurobondlar için de canlandığını, bu ilginin arkasındaki ana dinamiklerin ise TL’deki stabil durum, CDS primlerindeki gerileme ve yüksek reel faizler olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

“31 Mayıs 2023’ten 15 Mayıs 2024’e kadar geçen yaklaşık bir yıllık süreçte, borsaya yabancı yatırımcılardan 4 milyar dolarlık bir para girişi olduğu tespit edilirken, bu süreci takip eden 7 haftalık dönemde ise BİST’ten yaklaşık 2 milyar dolarlık yabancı çıkışı yaşandığı görülüyor. Bunda, şirketlerin mali sonuçlarının zayıflaması ve Morgan Stanley Capital International Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nin dolar bazında %40’ın üstünde getiri sağlamasının neden olduğu kâr satışlarının etkili olduğu söylenebilir.”

Borsada yabancı takas oranının da istikrarlı bir şekilde artmakta olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Yaşanan not artışları, para politikası yönetimi gibi etkenler yabancı yatırımcının güvenini tazeliyor. Orta vadede borsada yabancı paylarında yükseliş sürecektir. Borsaya ilginin canlanmasında, Haziran ayındaki düşük enflasyon verisinin ardından, Temmuz ve Ağustos sürecinde gerçekleşecek enflasyon rakamları kritik önem taşıyacak” açıklamasında bulundu. 

Yıldırım ayrıca, ekonomik program kapsamında yabancı yatırımcıya güven aşılamanın da büyük önem taşıdığını söyleyerek şöyle dedi:

“Özellikle 2025 yılı için makroekonomik beklentilerle birlikte, şirket beklentilerinin de netleşmeye başlamasıyla yabancı yatırımcı ilgisinin sonbahara doğru tekrar canlanacağını öngörüyoruz. FED’in Eylül ayında faiz indirimlerine başlaması da söz konusu olursa, bu noktada olumlu bir etki sağlayacağı kanısındayız. Ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulu’nun BİST’te açığa satış yasağını kaldırma yönünde atacağı adımlar da piyasada aktif olmayan yabancı ‘hedge fonları’ dediğimiz serbest yatırım fonlarını da çekecek gibi duruyor.”

“Yetkililer rotayı değiştirmezse; yabancı, borsaya da gelebilir”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Medley Advisors Piyasa Araştırma Başkanı Nick Stadtmiller ise dönüşen politikalarla birlikte yabancının Türkiye’ye dönüşünün de başladığını, ancak bu dönüşün şimdilik büyük ölçüde kısa vadeli yatırım araçlarına yönelik olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Mehmet Şimşek'in ekonomi yönetimine yeniden itibar kazandırmasıyla yabancı yatırımcılar arasında Türkiye'ye yönelik güven önemli ölçüde arttı. Lira’nın istikrarlı olması ve yüksek faiz oranları yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekti. Durum umut verici görünüyor, ancak şu ana kadar para yöneticileri büyük ölçüde carry trade ve kısa vadeli lira cinsinden tahviller gibi kısa vadeli yatırımlara bağlı kaldılar. Uluslararası yatırımcıların reformların kalıcı olacağından emin olmaları için enflasyonda sürekli bir yavaşlama ve mali sıkılaştırmanın uygulandığına dair kanıtlar görmeleri gerekecek”

Stadtmiller reformlarla ilgili kilit noktayı ise, “Reformların inandırıcılığının test edileceği kilit nokta, yetkililerin bu yıl içinde büyümede yaşanacak bir yavaşlama karşısında sıkı para ve maliye politikasını sürdürüp sürdürmeyeceği olacaktır” diye ifade etti. 

Yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yaparken çoğunlukla hisse senedi değil DİBS alımı yapmasının sebebini, “Lira tahvillerine yüksek girişin nedeni kur istikrarı ve son derece yüksek faiz oranları. Hisse senetlerindeki duyarlılık daha çok konjonktüre bağlı ve büyümenin bu yıl negatife dönmesi muhtemel olduğundan, yatırımcılar haklı olarak bu noktada Türk hisse senetlerine girmekte tereddüt ediyor” diyerek açıklayan Stadtmiller, “Ekonomik yavaşlamanın derinliği anlaşıldığında ve yetkililerin buna tepki olarak politika rotasını değiştirmediği varsayıldığında yabancı yatırımcılar Türk hisse senedi piyasasında pozisyon almak isteyebilirler” diye de ekledi. 

“Yetkililer Türk hisse senedi piyasasına yabancı ilgisini teşvik etmek için çok çalışıyorlar, ancak bu bir zamanlama sorunu. Gelişmekte olan piyasalardaki hisse senedi yatırımcıları yatırımlarını konjonktüre göre zamanlamayı tercih ederler. Türk ekonomisindeki büyümenin önümüzdeki çeyreklerde daha düşük seyretmesi muhtemel olduğundan, yabancı yatırımcılar hisse senedi piyasasına girmeden önce sabırlı olacaklardır. Politika tercihlerindeki iyileşme devam eder ve büyüme yörüngesi bir gerilemenin ardından pozitife dönmeye başlarsa, yabancı portföy yöneticilerinin yatırım yapması için koşullar olgunlaşır”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🏦 Günün adı PPK

Bugün günlerden Para Politikası Kurulu. TCMB'nin bugünkü toplantısında politika faizinde herhangi bir değişim yapması beklenmese de, toplantı sonrasında verilecek mesajlar kritik öneme sahip olacak.

23 Tem 2024

Spektrum ile birlikte
Sabah

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Kemer sıkmanın bedeli: Milei’nin elektrikli testeresi Arjantin’i nereye götürüyor?

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Pelin Cengiz

·

25 Ağu 2026

Kemer sıkmanın bedeli: Milei’nin elektrikli testeresi Arjantin’i nereye götürüyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Eralp Ersoy

·

25 Ağu 2026

Borç döngüsü: ABD’nin giderek büyüyen borcunu kim finanse edecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.

24 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde beklentiler, yurt dışında PCE
EXANTEEXANTE

HİKAYE

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Emircan Yaman

·

23 Ağu 2026

BAE'nin ambargo kararı İran ekonomisini nasıl etkileyecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Erhan Aslanoğlu

·

21 Ağu 2026

Tahvil piyasalarından merkez bankalarına ve hazine yönetimlerine mesaj var