Umberto Eco ile felsefe tarihine bir yolculuk

Antik Yunan'dan Augustinus'a
Umberto Eco ile felsefe tarihine bir yolculuk

Anadolu Efes #n
Anadolu Efes ile birlikte

Kültür sanata destekle geçen 34 yıl: Anadolu Efes Tutku ve adanmışlık, sosyal fayda ve dayanışma; bugün size bu dört kavramın kesişiminden doğan bir hikâye anlatmak istiyoruz. Sanat üretmenin ardında çoğu zaman temel bir motivasyon yatıyor: Bir konuyu mesele edinmek, o meseleye tutkuyla bağlanmak ve adanmışlıkla üretmek. Çoğu zaman dünyevi olandan uzak olan kültür sanat üretiminin daha çok insana ulaşmasının, toplumsal dönüşümlere öncü olmasının yolu ise sosyal faydayı ve dayanışmayı önemseyenlerin destekleriyle mümkün oluyor. Macerası 1969'da köklenen Anadolu Efes tam da bu noktada, Türkiye’deki kültür sanat ortamının en büyük destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu Efes’in Türkiye’nin sosyal ve kültürel gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kültür sanat ortamına kesintisiz desteğinin başlangıcı, 1987 yılına dek uzanıyor. Anadolu Efes; tiyatro, sinema, görsel sanatlar, müzik ve tasarım gibi birçok disiplinde inisiyatiflerin, sanat kurumlarının, sanatçıların ve emekçilerin yanında yer aldığı gibi sanatın erişilebilir olması için de çalışmalar yürütüyor. • İKSV iş birliği: Türkiye’nin öncü kurumlarından biri olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ile iş birliklerine 1987’de başlayan Anadolu Efes, Türkiye’nin en önemli sinema etkinliklerinden biri olan İstanbul Film Festivali’yle 34 yıl önce bir araya geliyor. Türkiye Sineması, Ulusal Yarışma ve Ulusal Kısa Film bölümlerinde verilen Anadolu Efes Ödülleri; uluslararası festivallerde Türkiye’ye yaklaşık 80 ödül kazandıran yönetmenlerin kariyerlerindeki dönüm noktaları arasında sayılıyor. İstanbul Film Festivali kapsamında her yıl gerçekleştirilen Köprüde Buluşmalar’ın yanı sıra İKSV’nin düzenlediği İstanbul Caz Festivali, İstanbul Bienali ve Salon İKSV’nin de destekçileri arasında yer alan Anadolu Efes, Türkiye’de gerçekleştirilen uluslararası nitelikli kültür-sanat etkinliklerinde önemli rol oynuyor. • Tiyatro: 1992’den bu yana Türkiye’de tiyatronun en büyük destekçilerinden biri olan ve Sadri Alışık Çolpan İlhan Tiyatrosu, Kenter Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu, Oyun Atölyesi, Ankara Sanat Tiyatrosu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Tiyatrosu, DasDas gibi tiyatrolarda sahnelenen 1.000’den fazla oyuna katkı sağlıyor. Anadolu Efes, 2018 yılında hayata geçirdiği ve 4 bini aşkın üniversite öğrencisini ağırlayan Anadolu Efes Mavi Sahne platformunda ise hem bağımsız ve genç tiyatroculara sahne olanağı sunuyor hem de üniversite öğrencilerinin tiyatroya erişimini kolaylaştırıyor. 24. İKSV Tiyatro Festivali’nin gençlik platformu destekçisi olarak Anadolu’dan bir tiyatro topluluğunun festivalde sahne almasını sağlayan Anadolu Efes, Şener Şen’in 40 yıl aradan sonra sahnelediği Zengin Mutfağı oyununun, üç sezondur seyircilerle buluşmasına destek oluyor. • Pandemi: Anadolu Efes’in kültür sanatla dayanışması; kurumların, emekçilerin ve sanatseverlerin dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğu pandemi döneminde de sürüyor. İKSV’nin çevrimiçi ve açık havada gerçekleştirdiği 39. İstanbul Film Festivali’ne katkıda bulunan Anadolu Efes, Tiyatro Kooperatifi’nin Bizde Yerin Ayrı kampanyasının ilk kurumsal destekçisi olarak Türk Tıp Öğrencileri Birliği’ne hediye ettiği 1.000 biletle kapanan sahnelere destek olmayı da unutmuyor. Anadolu Efes, Türkiye’nin ilk sürdürülebilir müzik festivali Festtogether ile sağlık çalışanlarının, öğrencilerin, sahne ve müzik emekçilerinin yanında olduğunu gösteriyor. Ayrıca Ahbap Derneği’nin #SahneyeSesVer mottosuyla sahne ve müzik çalışanları için düzenlediği geceye 5 bin bilet alarak ilk kurumsal destekçi oluyor. Anadolu Efes, pandemi döneminde hız kazanan sanatın dijitalleşme sürecine de destek oluyor. Tiyatro oyunlarını online platformunda sahnelemeye başlayan DasDas’ın, 4 tiyatro oyununun dijital ortama taşınmasına katkı sağlıyor. Dayanışmaya ve sosyal faydaya inanan Anadolu Efes, daha erişilebilir olması için kültür sanata artı bir olmaya devam ediyor.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Umberto Eco, ürettikleriyle bu mecrada bundan sonra da sık sık yer alacak bir isim. Söze böyle bir giriş yapmaktaki amacım bundan sonraki yazılarda tekrara düştüğüm izlenimi oluşmasına dair duyduğum çekince. Zira 20. yüzyılın bu büyük bilgininin geride bıraktığı kültürel miras, üzerinde durulmayı fazlaca hak ediyor. John Berger, Jacob Burckhardt ve Edward Gibbon gibi önemli figürleri bir aydır konuk ettiğimiz Raftan'da bu hafta geçtiğimiz günlerde iki kitabı birden Türkçeye kazandırılan Umberto Eco'yu ağırlıyoruz. Bu vesileyle 5 Ocak 1932’de dünyaya gelen Umberto Eco’yu saygıyla bir kez daha anmış olalım.

Umberto Eco'nun Riccardo Fedriga ile editörlüğünü üstlendiği ve ilk cildi geçtiğimiz aylarda yayımlanan felsefe tarihi serisinin ikincisi olan Hellenizmden Augustinus'a kitabı Alfa Kitap'tan bu hafta çıktı. Umberto Eco'nun yine Alfa Yayınları tarafından yayımlanan bir diğer çalışmasıysa Esperanto ve Çok Dilli Bir Gelecek. Böylece Umberto Eco külliyatından iki çalışma daha Türkçe olarak raflardaki yerini aldı.

Arşivlik dünya tarihi serisi: Alfa Yayınları, 2014 yılından bu yana editörlüğünü Umberto Eco'nun üstlediği tarih ansiklopedisi serisini belirli aralıklarla Türkçeye kazandırmaya devam ediyor. Dört ciltlik Orta Çağ serisinin ardından Antik Yunan, Antik Yakındoğu ve 16. Yüzyıl, içindeki çok geniş ve bir o kadar da doyurucu bilgilerle tarih konusunda önemli bir kaynak seri olma özelliği taşıyor. Gelen haberlere göre bu serinin bir parçası olan Antik Roma kitabı da yakın bir gelecekte raflarda olacakmış. Elbette merakla beklenen bu kitap geldiğinde de seriye ayrıntılı bir şekilde değineceğiz. Hayattayken dur durak bilmeyen üretkenliğiyle bu serinin bir benzerine felsefe tarihi alanında imza atan Umberto Eco ve Riccardo Fedriga, Antik Yunan ile başlayan serinin ikinci cildinde bu sefer, bu derin konuyu kronolojik bir biçimde Hristiyanlık sonrası döneme kadar taşıyor.

Felsefi düşüncenin oluşumundan felsefenin tesellisine: Umberto Eco’nun editörlüğünü üstlendiği ve Alfa Yayınları tarafından yayımlanan tarih serisinin pek çok kitabının çevirisinde olduğu gibi bu kitabın da Türkçeye kazandırılmasının arkasındaki isim olan Leyla Tonguç Basmacı’nın özenli çevirisi, bu değerli metni kuşkusuz daha anlaşılır kılıyor. Antik Yunan ile başlayan serinin ilk cildinin çevirisinde de yine Leyla Basmacı Tonguç’un ismi yer alıyordu. Bu ilk ciltte felsefi düşüncenin doğuşu, Thales, Anaksimandros, Pythagoras, Parmenides, Herakleitos, Demoritos gibi isimlerin yanı sıra Platon ve Aristo’nun düşünceleri tarihsel bir düzlemde ele alınmıştı. Epiküros ile başlayan ikinci ciltte ise Roma dönemi felsefe tarihi, Aziz Pavlus, Hermes, Boethius gibi Antik Çağ’ın son dönemlerinde yaşamış isimlerin yapıtları ve düşüncelerini karşılaştırmalı analizlerle okura sunuluyor. Çok sayıda görselle zenginleştirilen çalışmada Umberto Eco da başlıca yazın alanlarından biri olan Orta Çağ’ın yanı sıra alegorizm ve dil üzerine kaleme aldığı yazılarıyla metne katkı sağlıyor. Bu değerli çalışmada yazıları yer alan diğer önemli isimler arasında James Warren, Lorenzo Corti, Luca Simeoni, Giovanni Di Pasquale, Claudia Guerrini, Alessandro Linguiti ve Valentina Gazzaniga da yer alıyor. 

Kronolojik sıralamaya göre serinin bundan sonraki cildi de muhtemelen Orta Çağ Felsefesi ve bu dönemin ünlü düşünürlerinin üzerine olacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Sıradaki: Telif savaşları

Popüler müzik tarihinin belalısı Bitter Sweet Symphony, Trey Edward Shults'la aile boyu travma, Anahit Sahne'de Mitski.

15 Oca 2021

Anadolu Efes ile birlikte
Sıradaki: Telif savaşları

YAZARLAR

İhsan Dindar

Kitap yazarı @ Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi