Uzmanlar TCMB’nin 300 baz puanlık hamlesini nasıl okuyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini piyasa beklentilerini aşan bir şekilde 300 baz puan düşürerek %43’e indirdiğini açıkladı. Peki uzmanlar TCMB’nin faiz adımını ve adımın piyasaya olası etkilerini nasıl değerlendirdi?
Uzmanlar TCMB’nin 300 baz puanlık hamlesini nasıl okuyor?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini piyasa beklentilerini aşan bir şekilde 300 baz puan düşürerek %43’e indirdiğini açıkladı. Politika faizi ile birlikte gecelik borç verme faizi %46’ya, gecelik borç alma faizi de %41,5’e düşürüldü. 

  • Piyasanın beklentisi TCMB’nin 250 baz puanlık bir indirime gitmesi yönündeydi. Nitekim AA Finans, Bloomberg HT ve Reuters tarafından düzenlenen anketler, piyasa katılımcılarının 250 baz puanlık bir indirime gidilmesini beklediğine işaret ediyordu. Morgan Stanley, Citibank gibi kurumlar da 250 baz puanlık indirim beklentilerini ifade etmişlerdi.

Karar metninde de kontrollü gevşeme vurgusunu koruyan TCMB, faiz indirim patikasını enflasyonun ana eğilimine göre belirleyeceğini ve kontrollü sıkılığı koruyacağını da ifade etti. Peki uzmanlar TCMB’nin faiz adımını ve adımın piyasaya olası etkilerini nasıl değerlendirdi?

“Mevcut dinamikler yıl sonu %36 seviyesine işaret ediyor”

TCMB’nin indirim adımını Aposto için değerlendiren Sipay Hazine Direktörü Eralp Ersoy, “Piyasa tarafından uzun zamandır fiyatlanan faiz indirimi döngüsü bugün itibarıyla fiilen başladı. Makro verilerle de desteklenen bu alan, enflasyon görünümüne paralel olarak kullanılmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

“Mevcut dinamikler, politika faizinin yıl sonunda %36 seviyesine çekileceğine işaret ediyor ve şahsen de bu beklentiyi paylaşıyorum. Bugünden yıl sonuna kadar yapılacak üç PPK toplantısında da indirimler devam edecektir.”

TCMB’nin elindeki veriler çerçevesinde parasal sıkılığı, parasal aktarım mekanizmalarını kullanarak temkinli bir şekilde gevşeteceğini söyleyen Ersoy, “Sıkı duruşun devamı ana tema olmakla birlikte, orta vadede likidite koşullarında kontrollü gevşeme adımlarının -bankaların kredi büyümesi sınırı gibi- gelmesi de sürpriz olmayacaktır” dedi.

“Piyasanın hedefi 19 Mart öncesine dönmek olacaktır”

Kararın olası etkilerini Aposto için, Borsa İstanbul tarafından değerlendiren Strateji Portföy Genel Müdürü Burak İhsan Çetinçeker, gördüğü resmi şu şekilde özetledi:

“İçeride tansiyonun görece düştüğü yahut kontrollü şekilde yüksek tutulduğu, Terörsüz Türkiye süreci ile yeni bir mutabakatın arandığı, hem yargının hem de yürütmenin tatilde olduğu, jeopolitik risklerin bir süreliğine sönümlendiği süreçte, 10 bin puanı yeniden psikolojik destek yapmış olan piyasanın hedefi 11 bin puandaki psikolojik direnci kırarak 19 Mart öncesine dönmek olacaktır.”

Karardan sonra geçen zaman diliminde yaşanabileceklere dair tahminlerini de söyleyen Çetinçeker, şöyle devam etti. 

“İkinci çeyrek bilançolarında görülebilecek bazı düzelmeler en kötünün geride kaldığı fikrini oluşturup yatırımcıların tünelin ucundaki ışığa doğru koşmalarına neden olacağından, bu seviyeyi aşıp daha yukarıyı denemek de sürpriz olmaz diye düşünüyorum. Zira geçmiş veri, yerli yatırımcının diplerden ziyade zirvelerden maliyetlenmeyi daha çok sevdiğini gösteriyor. Bu kez farklı mı olacak yoksa güneşin altında değişen bir şey yok mu, göreceğiz.”

“Faiz indirimi sonrası borsaya ilgi artabilir”

Kararın sermaye piyasalara olası etkilerini değerlendiren Corporate Finance Services (CFS) Kurucusu Sinan Arslaner ise, “Borsada hisse senetleri işlem gören şirketler cephesinde herhangi bir faiz indiriminin etkisinin genel anlamda pozitif yönde olması beklenir. Bu şirketlerin kredi maliyetlerindeki düşüşler finansman giderlerini azaltarak gelirlerine olumlu yansıyacaktır. Düşük faiz ortamı, hisse senetlerini yatırımcı nezdinde daha cazip hale getirebilir. Yatırımcı cephesinde borsaya olan ilgi artacaktır; kısa vadeli pozisyonlarda dikkatli olunması gerekir” ifadelerini kullandı. 

Tüketici cephesinde kredi maliyetleri düşeceği için iç talebe dayalı sektörlerde canlanma olabileceğine dikkat çeken Arslaner, “Pozitif etkilenecek sektörler arasında bankacılık, inşaat, emlak, perakende, dayanıklı tüketim malları ve otomotiv sayılabilir” dedi. 

Döviz ve tahvil cephesine ilişkin bir değerlendirme de yapan Arslaner, sözlerine şöyle devam etti:

“Döviz cephesinde olası bir faiz indirimi TL’nin cazibesini azaltacaktır. Carry trade ve diğer kısa vadeli yabancı yatırımcıların faize bağlı TL pozisyonlarından çıkmasıyla TL’de değer kaybı söz konusu olabilir. Tahvil ve bono cephesinde mevcut tahvil fiyatları düşen faiz oranlarıyla birlikte yükselebilir. Yeni ihraçlar daha düşük faizle gerçekleşir ve sabit getirili yatırım enstrümanlarının cazibesi azalır.” 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Fed'de Warsh çizgisi: Merkez bankalarında yeni iletişim standardı

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Eralp Ersoy

·

16 Tem 2026

Fed'de Warsh çizgisi: Merkez bankalarında yeni iletişim standardı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Emircan Yaman

·

14 Tem 2026

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Gözler Fitch ve ABD TÜFE'de

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.

13 Tem 2026

Haftalık takvim: Gözler Fitch ve ABD TÜFE'de
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Küresel ekonomik performansta ülkeler ve ülkeler içerisinde ayrışma netleşiyor

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

Erhan Aslanoğlu

·

09 Tem 2026

Küresel ekonomik performansta ülkeler ve ülkeler içerisinde ayrışma netleşiyor
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Geleceğin dünyasında yeni bir olgu: Elektriğin yüzyılı ve elektrodevlet

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.

Yaman Alp Ungan

·

09 Tem 2026

Geleceğin dünyasında yeni bir olgu: Elektriğin yüzyılı ve elektrodevlet