
İçindekiler:
- Votka — 50 ml
- Kahve likörü — 30 ml
- Kaju sütü — 60 ml
Hazırlanışı: Buzla doldurulmuş bir bardağa votka ve kahve likörü eklenip karıştırılır, shaker'da çalkalanarak köpürtülmüş kaju sütü yavaşça karışımın üzerine eklenir. Nedense kahveli kokteyllere garniş olarak nane kullanmayı çok seviyorum ama birkaç kahve çekirdeği de daha klasik bir görüntü için güzel bir sunum ortaya çıkarıyor.
Kaju sütü için:
- Kaju — 1 bardak
- Su — 2 bardak
- Toz gum arabic —1 çay kaşığı
- Tarçın (kahveyle kaju arasındaki köprüyü kuran gizli kahraman) — 1 çubuk
Hazırlanışı: Kajular suyun içerisinde 2-3 saat bekletilir ve blender'dan geçirilip süzülür. Sonrasında gum arabic ve çubuk tarçın eklenir. Gum arabic çözülene kadar karıştırılıp bir taşım kaynatılıp soğumaya alınır. Çubuk tarçın çıkarıldıktan sonra şişelenip buzdolabında saklanır. Sonuç üç gün içerisinde tüketmek için ideal.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Resident bartender'ımız Burak Ayaz'dan vegan kokteyllere dair her şey — bir de tarif.
19 Oca 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




