

Bugünkü Exante yayını Yatırım Finansman ile birlikte ulaştı.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içi piyasalar
Salı günü 4Ç22 dönemi büyüme ve Cuma günü Şubat ayı enflasyon haftalık yurtiçi ekonomi takvimindeki en önemli veriler konumunda. Türkiye Ekonomisi’nin 4Ç22 döneminde yıllık bazda %2,4 ve çeyreklik bazda %0,1 büyüdüğünü, bu rakamların 2022 yılı büyümesini %5,2 seviyesine taşıdığını tahmin etmekteyiz.
Şubat ayı TÜFE tahminimiz %2,67 seviyesinde olup, bu rakamın yıllık TÜFE’yi %57,68’den %54,46’ya çekeceğini hesaplamaktayız. Yıllık rakamdaki muhtemel gerilemenin baz etkisinden kaynaklandığını not edelim.
Pazartesi günü Ocak ayı Dış Ticaret Dengesi ve Şubat ayı Ekonomik Güven Endeksi; Çarşamba günü Şubat ayı İmalat PMI ve Ocak ayı BDDK Aylık Bankacılık İstatistikleri; Perşembe günü Ocak ayı Finansal Olmaya Kesimin Net Döviz Pozisyonu hafta boyunca yurtiçi piyasalar tarafından izlenecek diğer önemli veriler olarak sıralanabilir. Ticaret Bakanlığı’nın geçici istatistiklerine göre Dış Ticaret Dengesinin Ocak’ta 14,4 milyar dolar açık verdiğini hatırlatalım.
Ayrıca, payları Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin 4Ç22 dönemi finansal sonuç açıklama dönemi bu hafta da devam edecek. Söz konusu süreç, solo sonuçlar için 1 Mart Çarşamba, konsolide sonuçlar için 13 Mart Pazartesi günü tamamlanacak.
Yurt dışı piyasalar
Küresel ekonomi takviminin görece sakin bir haftayı işaret ettiği söylenebilir. Pazartesi günü ABD Dayanıklı Mal Siparişleri ve Askıdaki Konut Satışları; Salı günü ABD Tüketici Güveni; Çarşamba günü birçok ülkede açıklanacak imalat PMI verileri ile birlikte Almanya’da TÜFE, İşsizlik Oranı ve BoE Başkanı Bailey’nin konuşması; Perşembe günü Euro Bölgesi TÜFE ve İşsizlik Oranı ile ABD Haftalıkİşsizlik Oranı ve Birim İşgücü Maliyetleri; Cuam günü birçok ülkede açıklanacak olan Bileşik PMI hafta boyunca küresel piyasaların odaklanacağı verileri olarak sıralanabilir.
Yıllık TÜFE’nin Almanya’da %8,7’den %8,6’ya ve Euro Bölgesi’nde %8,6’dan %8,1’e gerilemesi beklenmekte.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
BDDK'dan konut kredisine 5 milyon TL düzenlemesi. TCMB'den yurt dışına döviz transferi uyarısı. Reuters'tan deprem maliyeti araştırması.
27 Şub 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.



