Yatırımın etiği: Zarafet olmadan kazanmak yeter mi?


İş Bankası’ndan startuplara özel kredi kartı: Maximiles Business Startup Kart
Türkiye'de ilk startup şube konseptini hayata geçiren İş Bankası , d ünyada ilk ve tek Amazon Bulut Altyapı kullanım hakkı sunan kredi kartı Maximiles Business Startup Kart ile girişimcilerin günlük hayatını kolaylaştırıyor. Nedir?…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
“Yüzyılımızda etiğin orta çağını yaşadığı söylenebilir.”
– Ioanna Kuçuradi, Etik
Bugün ofiste, herhangi bir kafe veya restoranda, dışarıda gezerken yahut çarşıda alışveriş yaparken etrafımıza baktığımızda üstünde timsah arması bulunan kıyafetler ya da ayakkabılar giymiş onlarca hatta yüzlerce kişiye rastlayabiliriz. Bu kişiler söz konusu markanın ürünlerinin kalitesine, fiyatına yahut mağazalarının bulunduğu konumlara dair pek çok ayrıntıyı bilebilirler ancak acaba kaçı, markanın kurucusu ve onun hayata bakışı hakkında bilgiye sahiptir?
Bence çok değil.
Timsah lakaplı Jean René Lacoste, 1920’lerin en başarılı Fransız tenisçilerindendir. 1925 ve 1928’te Wimbledon tekler; 1925, 1927 ve 1929’da Fransa Açık tekler; 1927 ve 1929’da Amerika Açık tekler şampiyonluğunu, 1925’te Wimbledon çiftler, 1924, 1925 ve 1929’da Fransa Açık çiftler şampiyonluğunu bir diğer Fransız efsanesi olan Jean Borotra ile birlikte kazanmıştır. 1929’da aktif spor yaşamını sonlandıran Lacoste, daha sonra ünlü markasını kurmuş ve belki de hayallerinin ötesinde bir başarıya sahip olmuştur.
Yazının girizgâhında Jean René Lacoste ve kurduğu giyim markasına yer vermemin sebebi herhangi bir iş birliği ilişkisi kurmuş olmam değil. Zaten kendilerinin benim gibi alelade bir fon yöneticisi ile iş birliğine girmek gibi bir ihtiyaçları olmadığı da aşikâr.
Peki ama neden bu girizgâh? Anlatayım.
Geçtiğimiz günlerden birinde gittiğim alışveriş merkezinde oğlumun peşi sıra bir oraya bir buraya sürüklenirken, söz konusu markanın mağazasının duvarında yazan bir cümle dikkatimi çekti:
“Without elegance, playing and winning are not enough.”
René Lacoste imzalı bu cümleyi Türkçeye şu şekilde çevirebiliriz sanırım:
“Zarafet olmadan oynamak ve kazanmak yetmez.”
Gerçek bir şampiyona yaraşır, esaslı bir söz.
Yarım saat kadar sonra, soluklanmak üzere oturduğum kahvecide alışkanlık üzere sosyal medyada gezinirken, hissesinin fiyatı günü tavan fiyattan kapamış olan bir şirketin son çeyrekte oldukça güçlü bir bilanço açıklamış olduğunu gördüm. Tesadüftür, önceki gün de günü tabana yakın bir fiyattan kapatan başka bir şirket, seanstan sonra çok zayıf bir bilanço açıklamıştı.
Hisse senedi yatırımı bir oyun değil kuşkusuz. Yaygın şekilde kullanılan “borsada oynamak” deyimi bunun aksini gösterse de tüm çabamız bu anlayışı değiştirebilmek üzerine.
Ne var ki, buna ister bir oyun diyelim ister bir meslek yahut uğraş, hisse senedi yatırımı ve onun yarattığı sektör çok yoğun rekabetin yaşandığı bir yer. Bu yere ister bir satranç tahtası diyelim ister bir boks ringi ya da tenis kortu, hatta işi ileri götürüp bir savaş meydanı diyelim, etik ve zarafet bu yerin olmazsa olmazı.
Ioanna Kuçuradi, Etik adlı eserinde günümüzün savaş meydanlarını şöyle betimliyor:
“Önce kendi çıkarlarımızı içgüdüsel olarak korumamız öğretilir bize; sonra da bu çıkarlarımızı korurken, ‘başkalarına zarar vermememiz’ gerektiği söylenir. Sanki olabilirmiş gibi! En ustaca sömürüler de başkalarının durumlarını doğru saptamak ve açıklamakla yapılıyor: bilgiler toplanıyor, hesaplar yapılıyor bunun için ve en ‘başarılı’ bencil çıkar savaşları bilgisayarlarla veriliyor çağımızda.”
Bugün bu savaşın yaşandığını yok saymak naiflik olur. Her sabah çıkılan oyun sahalarında dişe diş bir mücadele yaşandığı gerçeğini yadsıyamayız.
Fakat her savaşın bir hukuku, her oyunun bir zarafeti olmalı. Etik, alanda olmanın birincil ve pazarlığa kapalı unsuru kabul edilmeli. Asimetrik bilginin (a.k.a. insider trading) ekosistemi zehirleyen toksik bir atık olduğu bilincine ulaşılmalı ve ‘herkes yapıyor’ tuzağına düşmekten kaçınılmalı.
Bunun için otoritenin müdahalesini beklemeden etik değerleri içselleştirmemiz ve içselleştirmeyenleri ayıplamayı hatta oyundan dışlamayı öğrenmemiz gerekli.
Aksi hâlde oynamanın ve kazanmanın yetmediğini, etik kavramını hayatından çıkarmış bir toplumda yaşayarak öğrenmek zorunda kalacağız.
“Geçti Bor’un pazarı...” dediğinizi duyar gibiyim. Ama hayır, henüz o noktada değiliz. Evet belki çok yaklaştık fakat henüz geçmedik. Benim hâlâ umudum var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK tarafından yayımlanan perakende ticaret sektörü güven endeksini oluşturan iş hacmi endeksi bir ayda 10,6 puan kaybederek iç tüketimde yavaşlamanın hafif de olsa başladığına dair sinyaller verdi.
28 May 2024

YAZARLAR

Burak İhsan Çetinçeker
Strateji Portföy Yönetimi A.Ş. genel müdürü ve fon yöneticisi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Çetinçeker, kariyerine 2009 yılında Strateji Menkul Değerler A.Ş.'de başladı. 2015 yılından beri Strateji Portföy Yönetimi A.Ş. genel müdürü ve fon yöneticisi olarak çalışıyor.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.




