2022 GSYH verilerine kısa bir bakış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 yılına ilişkin gayri safi yurt içi hasıla verilerini yayımladı. Peki detaylarda neler var?
2022 GSYH verilerine kısa bir bakış

11 Ocak - Platform Office - Exante
Platform Office ile birlikte

Yepyeni bir ofis deneyimi: Platform Office Yepyeni bir ofis deneyimi şimdi Platform'da Vadipark Seyrantepe ’de hizmet veren Platform Office , kurumsal firmaların tüm ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kapsamlı ve lüks bir ofis deneyimi sunmak için çalışıyor. Nedir? 4.500 m2’lik bir alanda hizmet veren Platform Office , küresel ve yerel kurumsal şirketlere üst düzey bir hizmet sağlamak ve taşınmaya hazır ofislerle çağdaş ve sosyal ofis çözümleri sunmayı amaçlıyor. Neden önemli? Tüm operasyonel giderleri her şey dâhil bir paket programla karşılayan Platform Office , bir ofise dair tüm ihtiyaçları baştan sona yöneterek müşterilerinin zamandan ve enerjiden tasarruf etmesini sağlıyor. Neler var? Dekorasyonu hazır olarak teslim edilen A+ ofis alanları vadeden Platform Office, aynı zamanda lounge ve teras alanı, günlük ofis ve ortak alan temizliği, restoran ve çay-kahve hizmeti, jeneratör hizmeti ve güvenlik, fotokopi ve printer hizmeti, toplantı salonları ve son teknoloji IT altyapısıyla verimli, konforlu ve çağdaş bir çalışma ortamı sunuyor. Siz de Platform Office’in sunduğu ayrıcalıklardan yararlanarak ofis verimliliğinizi artırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İdil Ertürk & Emircan Yaman

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin dönemsel gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) istatistiklerini yayımladı. Veri setine göre Türkiye ekonomisi dördüncü çeyrekte çeyreklik bazda %0,9; yıllık bazda ise %3,5 büyüme kaydetti. 

Dördüncü çeyrek verisiyle birlikte yılın tamamında kaydedilen toplam ekonomik büyüme %5,6 ile pozitif trendini sürdürdü. Böylece büyüme verisi, piyasa beklentisi olan %5,2 ve Orta Vadeli Program’ın %5’lik hedefini aştı.

2022 yılında toplam GSYH 905,5 milyar USD’ye ulaşırken, kişi başına düşen GSYH ise 10 bin 660 USD oldu. Bu noktada Türkiye’nin 0,401 gini katsayısı ile 37 OECD üyesi arasında gelir dağılımı eşitsizliğinin en yüksek olduğu beşinci ülke olduğunu hatırlatmakta da fayda var.

Büyümede iç talep ve hanehalkı tüketiminin büyük etkisi gözlemlendi, hanehalkı tüketim harcamalarının 2022 büyümesi içindeki payı %57,5 oldu.

Büyük oranda enflasyonun etkisiyle erkene çekilmiş harcamalar nedeniyle tüketime dayalı bir büyüme görülürken, mal ve hizmet ihracatının etkisi geçen yıla oranla nispeten sınırlı kaldı. Muhtemelen dış dünyadaki sıkılaştırıcı koşullar nedeniyle dış talep zayıflamaya devam ettikçe ihracatta düşüşün devam ettiğini görebiliriz. 

Yatırımları temsil eden gayri safi sabit sermaye oluşumu tarafında ise 2022 genelinde %2,8’lik büyüme gözlemlendi. Bu oran, geçtiğimiz yılda kaydedilen oranın altında olmakla birlikte, arzu edilen seviyenin de oldukça gerisinde yer alıyor.

Veri seti incelemesi

Sektörel dağılım incelendiğinde 2022 yılında en çok büyüyen sektör %21,8 ile finans ve sigortacılık oldu. Sektörde kaydedilen büyümede 2022’de kredilerde yaşanan genişlemenin ve TCMB politika faizinde yapılan indirimlerin etkili olduğunu söyleyebiliriz. 

Tarım sektörünün 2022 genelinde %0,6 büyürken yılın son çeyreğinde %0,3 daraldığını gözlemlendi. Bunda yılın büyük bölümünde etkisini sürdüren kuraklık ve birinci yılını dolduran Rusya-Ukrayna savaşı etkili oldu. 2023 yılı için de Türkiye’nin tarım ve hayvancılığın ön planda olduğu illerinde gerçekleşen büyük yıkım sebebiyle, hem gıda güvenliği hem de gıda enflasyon tarafında beklentiler pek pozitif yönde değil.

Sanayi tarafında yıllık büyüme %3,3 oldu, yılın son çeyreğinde ise %3'lük daralma gerçekleşti. 

2022 yılında oldukça kötü bir performans sergileyen inşaat sektörü %8,4 oranında daraldı. Hizmet sektöründe 2022 yılında büyüme %11,7 ile çift haneli seviyelerde kaydedildi, dördüncü çeyrek büyümesi ise %8,6 oldu. Hizmetler sektörünün sanayiyi aşan performansı dikkat çekti fakat sanayi ve inşaat sektörlerinde 2023 yılında depreme bağlı ciddi büyüme görülmesi bekleniyor.

Emeğin payında azalma

Bloomberg HT’nin haberine göre, 2022 yılında çalışanların büyümeden aldığı pay 1998 yılına uzanan veri setinin en düşük seviyesini görerek %26,5'e geriledi. 

Prof. Dr. Erinç Yeldan Yeldan, konuyla ilgili olarak "Yeni sistemle birlikte 2019’un ikinci çeyreğinden sonra reel milli gelir çeyrek dönemler bazında %60 arttı. Sermaye gelirlerindeki artış %80’e ulaşırken, işgücü gelirleri reel olarak sadece %23 arttı. Bunun sonucunda 2019’un ikinci çeyreğinden bu yana emeğin payındaki gerileme %7,1 iken sermayenin payındaki artış %7,7 oldu” yorumunu paylaştı.

Küresel büyüme ne durumda?

Küresel tarafa bakıldığında, Türkiye’nin büyümesi büyük ekonomiler -ve daralan Rusya- arasında pozitif ayrışıyor. Sıkı para politikası, yükselen borçlanma maliyetleri ve yılın ilk yarısında kaydedilen teknik resesyon nedeniyle ABD ekonomisi 2022 yılını %2,1 ile ortalamanın altında bir büyüme ile tamamladı. 

Avro Bölgesi ekonomisi 2022 yılını %3,5 ile beklentilerin üstünde bir performans ile tamamlasa da artan faiz oranları, hanehalkı gelirlerinde yavaşlama ve yükselen enerji fiyatlarının 2023 yılında Avro Bölgesi’nde büyümeyi yavaşlatması bekleniyor. 

Faiz artırımları ve artan enflasyon finansal kırılganlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ise gıda güvenliği riskini artırıyor. Çin’deki toparlanma, gelecek yılda küresel büyümeyi destekleyebilir ve küresel büyümeye en büyük pay Asya’dan gelebilir.

2023’e bakış

Manşet enflasyonun baz etkisi nedeniyle gözlemlenen düşüşlere rağmen %45’in üzerinde kalması, işsizlik oranının ise %10 seviyesinin üzerinde seyretmesi hane halkının alım gücünü olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Yaklaşan seçimler nedeniyle artan belirsizliğin 2023 yılında da yatırımları etkileyeceği tahmin ediliyor. Girdi maliyetlerinde artışların sürmesi ise bir başka ihtimal olarak karşımızda duruyor. Ekonomik büyüme; hem seçimle beraber daha da artan belirsizlik hem de depremin yol açacağı büyük finansman ihtiyaçları sebebiyle 2023 yılında şoklara karşı oldukça savunmasız durumda. 

Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisi için 2023 yılı büyüme tahminlerini 0,5 puan düşürerek sırasıyla %2,7 ve %3’e indirmişlerdi. Toplamda 11 ili etkileyen ve verdiği hasarın 34,2 milyar USD olduğu tahmin edilen depremlerin ardından Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da 2022 yılı için büyüme tahminini 0,5 puan düşürerek %3 seviyesine indirdiğini duyurdu.

Konuya ilişkin EBRD tarafından yayımlanan raporda Türkiye ekonomisinin büyüme oranlarına ilişkin, “Artan dış finansman gereksinimleri ve 2023'teki seçimlerle ilgili siyasi belirsizliğin önemli ekonomik kırılganlıklar yaratması nedeniyle 2023 ve 2024 yıllarında daha da düşerek %3'e gerilemesi beklenmektedir” ifadeleri yer almıştı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

💵 Kişi başı $10.660

TÜİK'e göre Türkiye ekonomisi 2022Ç4'te %3,5 büyüdü. TÜRK-İŞ'e göre açlık sınırı 10 bin liranın altında, yoksulluk sınırı 30 bin liranın üzerinde yer aldı. Enflasyon Fransa'da rekor kırarken İspanya'da yeniden yükselişe geçti.

01 Mar 2023

Platform Office ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fed sonrası küresel tahvil piyasalarında neler oluyor?

Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

Eren Kuru

·

24 Eyl 2026

Fed sonrası küresel tahvil piyasalarında neler oluyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Güncel fon krizinin tahlili: Türkiye sermaye piyasası için yeni bir eşik

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

Yaman Alp Ungan

·

24 Eyl 2026

Güncel fon krizinin tahlili: Türkiye sermaye piyasası için yeni bir eşik
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Tüketicinin sepeti küçülürken, fişi nasıl büyüyor?

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Hakan Bektaş

·

24 Eyl 2026

Tüketicinin sepeti küçülürken, fişi nasıl büyüyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

2008 krizinin ışığında bugünün fon krizi

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

Eralp Ersoy

·

24 Eyl 2026

2008 krizinin ışığında bugünün fon krizi
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Türkiye cari açığını nasıl finanse ediyor?

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.

Emircan Yaman

·

23 Eyl 2026

Türkiye cari açığını nasıl finanse ediyor?