2026 yılında altın ve gümüş: Belirsizliğin yeni normalinde güven mi, cesaret mi?

2025 yılı, değerli metaller açısından sıra dışı bir performans yılı oldu. Altın ve gümüş, sadece ekonomik belirsizlik ortamında güvenli liman olarak öne çıkmakla kalmadı; aynı zamanda çoğu finansal varlığı geride bırakan etkileyici yükselişler kaydetti. Son verilere göre altın, yılbaşından bu yana yaklaşık %63 oranında değer kazanarak yatırımcısına güçlü bir getiri sundu. Gümüş ise bu yükselişi daha da ileri taşıdı; arz daralması ve sanayi talebinin birleştiği bir ortamda %118’lik yükselişiyle altını performans açısından geride bıraktı. Haliyle altından farklı olarak gümüşteki ralli, sadece güvenli liman talebinden değil; aynı zamanda sanayi kullanımının güçlü seyrinden ve küresel ekonomik belirsizliklerin yatırımcıları değerli metallere yönlendirmesinden de kaynaklandı. Böylece hem altın hem de gümüş, 2025’te başta hisse senetleri ve kripto gibi riskli varlıkları performans olarak sollayan parlayan yıldızlar oldu.
Gelelim altın ve gümüşte 2026 yılı beklentilerine. Piyasalar 2026’ya girerken belirsizliğin artık “olağan” kabul edildiği bir döneme adım atıyor. Para politikasında yön değişimleri, jeopolitik risklerin kalıcı hâle gelmesi ve küresel büyümenin kırılgan yapısı, yatırımcıların güvenli liman ve alternatif getiri arayışını yeniden ön plana çıkarıyor. Bu noktada altın ve gümüş, portföylerin vazgeçilmez iki enstrümanı olarak öne çıkıyor. Ancak her iki değerli metalin hikâyesi elbette ki aynı olmamaya devam edecek.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.




