Müşteriler, yanıltıcı fast-food reklamlarına savaş açtı

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Burger King'in Whopper'ının yeterince büyük olup olmadığı, Miami federal mahkemesinde konuşulan bir toplu dava konusu olarak gündemde.
Nedir? Dava, şirketin lüks tasvirinin Whopper'ın görünüşünü %35 daha büyük ve iki katı et içeriyormuş gibi gösterdiğini iddia ediyor.
Neden önemli? QSR Magazine'e göre bu, tüketicilerin fast-food restoran zincirlerine karşı açtığı yanıltıcı reklam davaları dizisinin en son örneği.
- Tüketiciler, yiyeceklerin reklamlar veya menü panolarıyla uyumlu olmadığını iddia ederek, 2020-2022 yılları arasında 200'den fazla toplu dava açtı.
Ek olarak: Reuters'ın haberine göre, geçtiğimiz hafta ABD Bölge Yargıcı Roy Altman, Burger King'in "mağaza içi menü panolarında Whopper'ların tasvirinin makul müşterileri yanılttığı ve sözleşme ihlali oluşturduğu" iddiasına karşı savunma yapması gerektiğine karar verdi.
- Restaurant Brands International'a ait olan Burger King, suçsuz olduğunu iddia etti ve makul tüketicilerin her burgerin tam olarak reklam fotoğrafı gibi görünmesini beklemediğini belirtti.
- Ardından: Kararı Cuma günü kamuoyuna açıklanan Altman, tüketiciler için neyin önemli olduğuna karar verme yetkisinin mahkemenin olmadığını, mantıklı insanların ne düşündüğünü bir jürinin belirlemesi gerektiğini ekledi.
- Ancak: Altman, müşterilerin Burger King'in çevrimiçi ve televizyon reklamlarına yönelik iddialarını reddederek şirketin burgerin belirli bir boyut veya ağırlıkta olacağına dair vaatte bulunmadığını belirtti.
Tarihten: Bu, müşterilerin Subway'in 30 santim uzunluğundaki sandviçlerinin gerçekte 30 santim olmadığını iddia ettiği dava ile benzerlik gösteriyor.
- Subway'e karşı açılan bir diğer dava da, zincirin ton balığının "tamamen ton balığı olmayan" ancak "çeşitli karışımların bir sonucu" olduğunu iddia etmişti. Bu dava Temmuz ayında reddedildi.
- Bu arada, Taco Bell de geçen ay New York'ta Crunchwrap ve Meksika pizzalarının iddia edildiğinin yarısı kadar dolgu içerdiği iddialarıyla dava edildi.
- McDonald's ve Wendy's de benzer bir dava ile Brooklyn, New York federal mahkemesinde savunma yapıyor.
- Söz konusu davaların tamamında en az 5 milyon dolar tazminat talep ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Uzaktan ve/ya hibrit çalışmaya alışmış çalışanları ofise geri döndürmek mümkün mü? Fast-food zincirlerine yanıltıcı reklamlar sebebiyle açılan davalar nasıl sonuç veriyor?
01 Eyl 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



