Anlaması zor bir nesil: Z kuşağı nasıl para harcıyor?


Lebib Yalkın’dan geleceğe teknoloji yatırımı: Yeni nesil mevzuat ve içtihat programı Mevbank Neo Bugün gurur ve coşkuyla 70. yılını kutlayan Lebib Yalkın , mevzuat yayımcılığı dünyasında öncü kuruluş olmanın yanında köklü bir değişimle dönüşümün parçası olmaya devam ediyor. Bunun bir yansıması olarak da yeni ürünü Mevbank Neo ’yu sunuyor. Mevbank Neo nedir? Yeni nesil mevzuat ve içtihat takip programı Mevbank Neo ile tek kaynaktan mevzuat , yargı kararları ve uzman makalelerine erişebilirsiniz. Kullanıcısına zaman , güven ve hızı vaat eden Mevbank Neo, her zaman teknolojiye ve geleceğe öncülük ediyor. Ayrıca kullanıcı dostu arayüzü sayesinde her meslekten kullanıcı için kolaylıkla erişilebilir bir deneyim sunuyor. Bilgiye daha hızlı erişim, mevzuat değişikliklerini otomatik olarak takip etme ve daha fazlası Mevbank Neo ile mümkün. Gelecekte: Mevzuat takibi her geçen gün daha karmaşık ve daha zor bir hâle gelirken, yapay zekâ ve chatbot gibi teknolojilerle abonelerinin işlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Lebib Yalkın , mevzuat yayımcılığının liderliğini üstlenerek o günün şartları her ne ise bir adım önünde olmaya devam edecek. Mevbank Neo ’u ücretsiz denemek ve %15 indirimle kullanmaya başlamak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Farklı kuşakların tasarruf eğilimlerini besleyen birçok faktör var ve çoğu zaman para biriktirmeye yönelik tutumlar, döneme hakim olan finansal atmosfer ile doğrudan ilişkili. Z Kuşağı da, 2008 Krizi ile büyüdükten sonra Covid-19 tarafından altüst edilen ekonominin sırtında yetişkinliğe adım atan bir nesil.
Bununla birlikte: Yüksek enflasyon, durmadan artan üniversite masrafları ve rekabetçi bir iş piyasasının olduğu bu dönemde her gün yeni finansal zorluklar ortaya çıkıyor. Ekonomik belirsizlikle ilgili bu derin deneyim, Z kuşağının Y kuşağından miras aldığı bazı harcama alışkanlıklarını pekiştirirken, elbette kendine has birtakım davranışları da teşvik ediyor. 1997 yılı ile başlayan neslin en yaşlı mezunları, artık birkaç yıldır işgücüne dahil durumda ve Z kuşağının harcama gücü önümüzdeki on yıl boyunca perakende sektörünü şekillendirecek.
Dijitalle büyüyen ilk nesil
Neyse ki Z kuşağı, kazançlarının büyük bir kısmını biriktirerek, ekonomik belirsizlikle şekillenen ve online fırsatları nasıl bulacaklarını erken öğrenen tutumlu tüketiciler olarak öne çıkıyor. Bu kuşak, yetişkinlik dönemlerinde de devam edecek harcama ve tasarruf alışkanlıklarını geliştirmeye çok erken yaşlarda başladı; buna ödeme teknolojileri, dijital öncelikli yaklaşım, dijital satış kanallarının hızlı ve güvenilir olması gibi beklentiler de dahil. Bu genç tüketiciler hızlı, güvenilir teknoloji araçları talep ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler için para ödüyor. Z Kuşağı üyeleri sosyal medyanın ve çevrimiçi hizmetlerin güçlü kullanıcıları olmakla beraber, %97'sinin yedi büyük dijital platformdan en az birini kullandığını tahmin ediliyor. Morgan Stanley tarafından yapılan bir anket de, Z kuşağının %60'ının 14 yaşından önce akıllı telefon kullandığı bilgisiyle bu argümanı destekliyor.
Öyle ki: Bugün bu neslin en genç üyelerinin doğduğu yıl, iPhone çoktan beş yaşına basmıştı. Elbette bu deneyimler, bu kuşağın pazarlama, alışveriş ve tasarruf beklentilerini şekillendirmede güçlü bir etkiye sahip oldu.
Şunu da unutmamak gerek: Z kuşağı giyim ürünleri ya da araba gibi elle tutulur eşyalara diğer jenerasyonlara kıyasla çok daha az para harcarken, tercihlerini deneyimlerden yana kullanıyor.
Aynı zamanda: 2019 tarihli bir Zopa araştırması, bu kuşağın herhangi şekilde "bir borca sahip olma olasılığı" en düşük kuşak olduğunu belirtiyor.
- Morgan Stanley'nin "How a 'Youth Boom' Could Shake Up Spending Trends" araştırmasına göre, hem Y hem de Z kuşağı gelirlerinin büyük bir kısmını dışarıda yemek yeme, mobil cihazlar, ulaşım ve konuta harcıyor.
- Bankrate'in para ve ruh sağlığı anketine göre, Z kuşağının yarısından fazlası (%52) ruh sağlıklarını olumsuz etkileyen en büyük parasal endişenin enflasyon ve artan fiyatlar olduğunu söylerken; %54'ü günlük harcamalarının karşılanması olduğunu belirtiyor.
- Experian tarafından Haziran ayında yapılan bir başka araştırma, Z kuşağının çoğunluğunun (%61) ebeveynlerine mali açıdan kayda değer derecede bağımlı olduğunu gösteriyor. Bu istatistik de, birçoğunun yetişkinliğin finansal ortamında karşılaştığı zorlukların altını çiziyor.
- Bir Deloitte araştırması da, Z kuşağının 20'li yaşlardaki "baby boomers" kuşağına kıyasla %86 daha az alım gücüne sahip olduğunu, Y kuşağından daha fazla öğrenci borcu olduğunu ve yarısının yalnızca maaş çekiyle yaşadığını ortaya koyuyor.
- National Society of High School Scholars verileri, Z kuşağı üyelerinin %35'inin emeklilik için tasarruf yapmaya 20'li yaşlarında başlamayı planladığını gösteriyor. %10'luk kesim ise gençlik yıllarında tasarruf etmek istediğini paylaşıyor.
Bütün bunlar, iş dünyası için ne anlama geliyor?
Kişiselleştirilmiş, güçlü teknolojilerle büyüyen Z kuşağı tüketicileri, paralarını almak isteyen her işletmenin kapılarının ardında neler olup bittiğine dair iyi bir fikre sahip olmayı bekliyor. Onların harcama alışkanlıklarından faydalanmak ve kalıcı ilişkiler kurmak; şirketin temel değerlerine odaklanmak, bunları net bir şekilde iletmek ve alışveriş deneyimini sorunsuz hâle getiren teknolojilere yatırım yapmak anlamına geliyor.
- Uzmanlar, Z kuşağının kendilerine bir şey satmaya çalışan bir şirketin sosyal değerlerine daha fazla önem verdiğini ve bunun da işletmelerin finansal güçlerini dünyayı iyileştirmek için kullanmaları gerektiğine dair genel bir inancı yansıttığını söylüyor. McKinsey'nin "The influence of ‘woke’ consumers on fashion" araştırmasına göre, Z kuşağından tüketicilerin %90'ı şirketlerin çevresel ve sosyal sorunları ele alma sorumluluğu olduğunu düşünüyor.
Sonuç olarak: İşletmeler Z kuşağının veri güvenliği konusundaki kuşkularını gidermeli ve onların sadakatini kazanmak için, kâr etmenin ötesine geçen bir misyonla hareket etmeli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İş dünyasının çalışanlardan ve çalışanların iş dünyasından beklentileri her yeni günde değişmeye devam ediyor. Toplumların harcama davranışları ve tüketim alışkanlıkları nesilden nesile farklılık gösteriyor.
30 Eki 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.




