90'ların projeksiyonuyla: Şişli 2020

Plan-proje yapmak araya biraz süre koyarak ilerlemeyi gerektirir. 2020, farklı bir zaman dilimi olarak hatırlanacak olsa da 90'ların projeksiyonunda bir projenin isminde yer almıştı. Bu hafta, o dönüşüm projesini hatırlamak istedim.
90'ların projeksiyonuyla: Şişli 2020

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Plan-proje yapmak, günlük eylemler için iki saniye, ülkeler içinse yıllar sonrasını düşünmekle sonuçlanıyor. Günlük eylemler, duygusal durumumuzdan etkilenirken ülkenin mevcut durumunu veya yıllar sonrasınıda içeren tahminlerin böyle bir lüksü yok. Onu yapanın ne kadar vizyon sahibi olduğu da mühim değil. 

Kalkınma planları beş yıllık süreçlerde nelere teşvik yapılacağını, nazım imar planı gibi yerel fiziki planlarsa belediye sınırlarının içinde nasıl gelişme yönlerinin beklendiğini ve sonucunda oluşacak yoğunlukları gösterir. 1/5.000 ölçekli bir haritanın anlatabildikleri okurunu/meraklısını şaşırtırken zamanın hep ilerisinde olmak gerekir. Şu an içinde olduğumuz 2020 için de aynısı geçerli. Hiçbir planın önceden tahmin edemeyeceği hikâyelerle örülü olan 2020, bir ara herkes için ötedeki zamandı; plan sloganıydı. Bu hafta, 90’larda hazırlanan planların projeksiyonunda kullanılan ve o dönemde geleceği temsil eden 2020 için gazete arşivlerinde karşıma çıkan bir detay olarak Şişli 2020 projesinden bahsetmek istiyorum.

Şişli 2020: 1994’ten 1997’ye dek basın-yayın organlarında bahsedilen ve Şişli Belediyesi’nin yerleşimin bir finans merkezi olması hayaliyle hazırladığı proje, bir kentsel dönüşüm projesi olarak birkaç uygulamaya ihtiyaç duyuyordu. Basın toplantısına iş insanları ile politikacılar çağrıldı ve toplantıda gözler projenin detaylarındaydı. Genel olarak toplantıdaki katılımcıların desteği alınmış, her bir planın bir üst ölçeğiyle uyum içinde olması kuralının bir sonucu olarak da 2010’u hedefleyerek hazırlanan nazım imar planına uymayan noktaları için kamuoyunda eleştirilmişti.  

Ayazağa Kalkındırma Projesi: Ne var ki İstanbul’un anayasası olarak altı çizilen metropoliten alanı kapsayan nazım imar planıyla çelişen projenin ilk uygulaması Ayazağa Kalkındırma Projesi oldu. Derenin ıslah edilmesi ve çevrenin gökdelenlere hazır bir kent modeline geçişi amaçlanırken plandaki kararın emsali 3 olarak gözüküyordu. 

3 emsal nedir? Söz konusu yerleşim yerindeki inşaat alanının arsa alanının üç katı kadar olabileceğidir. Halbuki, projenin Maslak ve Zincirlikuyu hattının 10-12 emsal olduğu biliniyordu. 

Gecekondu dönüşüm modeli: Proje, kimi gecekondu sahiplerine tapu verilmesiyle devam ediyordu. Böylece, gecekonduların yetkililerce tanınması ve dönüşümü modelleşecekti. Semtlerin kimi açılışlara ev sahipliği yapacağının müjdesi veriliyor ve Kuştepe Parkı’nın açılışı yapılıyordu. 

HABITAT II: Birleşmiş Milletler’in insan yerleşimleriyle ilgili düzenlediği HABITAT konferanslarının ikincisi de yine projenin yüzünü 2020’ye dönerek gerçekleştirilmesi için çalışılan 1996’da İstanbul’da gerçekleşti. Konferansın sahipliğini yapan ilçenin, “ağır yükü” çektiği gazete haberlerine yansırken Nişantaşı Parkı’ndan sinyalizasyona birçok iyileştirme çalışmaları yapıldı. Konferansta uluslararası alanda rızanın alınması amaçlanırcasına projeden bahsedileceği belirtiliyordu.

1980'lerden itibaren üretimden hizmet şehrine dönen İstanbul'un sermaye birikimiyle değişen mekânsal yapılaşmasının sonucunda ortaya çıkan ve desteklendiği kadar eleştirilen Şişli 2020, belediyeye -ve dolayısıyla yetkililere- bağlı olarak gelişmiş ve devam edememişti. Fakat “yapılan bu ortanın” sonucunda kimi uygulamalar ayrık başlar gibi sivrilerek günümüzdeki silüete bir iz bırakmış olacaktı. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🚲 Bisiklet karnesi

İstanbul, bisiklet sınavında ne kadar geride? Şişli 2020 projesi neydi? Yolu İstanbul'dan geçen seyyahlar, İstanbul için neler söyledi?

20 Ara 2020

🚲 Bisiklet karnesi

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?
Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni