

Risk yoldaşınız: Aksigorta Dijital Güvenlik Platformu KOBİ’lerin %61’i tüketicilerin ise %54’ü dijital açıdan riskte. Sizinle paylaştığımız bu veriler, Aksigorta’nın şirketler ve bireysel tüketiciler özelinde dijital güvenlik algısına yönelik yaptığı bir araştırmanın çıktıları . Gelin araştırmanın ortaya koyduğu tabloya yakından bakalım. Aksigorta’nın hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi ‘Dijital Güvenlik Platformu’ nun gerçekleştirdiği araştırmaya göre; KOBİ’lerin Ağustos 2020’de endişe düzeyi %49 iken, Kasım 2021’de bu düzey %61 olarak ölçüldü. Bireysel tüketicilerde ise Ağustos 2020’de %64 olan endişe düzeyi, Kasım 2021’de %69 olarak kaydedildi. KOBİ grubunda; endişe düzeyinin artmasıyla firmaların bu konuda bilgi yetersizliğinin olması %51’lik bir oranla ortaya çıktı. Bireysel tüketici grubu sonuçlarına göre ise bugüne kadar olumsuz bir deneyim yaşayan %51’lik grup içinde sadece %25’inin olumsuz deneyimi sonrası ek bir önlem almadığı görüldü. Problem: Dijitalleşmenin sevindirici hızının ne yazık ki riskleri de beraberinde getirdiğini ve bu konuda toplumsal risk bilincinin oldukça düşük olduğu nu ortaya koyan araştırma, dijital güvenlik konusunda bilinç kazanılması gerektiği ni gözler önüne seriyor. Çözüm: Aksigorta ’nın 2020 yılında risk bilincini topluma aşılamak amacıyla hayata geçirdiği bir sosyal sorumluluk projesi olan Dijital Güvenlik Platformu hem KOBİ’lerin hem de bireylerin karşılaşabileceği dijital riskleri ve alabilecekleri önlemleri eğitimlerle aktarıyor. Boğaziçi Üniversitesi iş birliğinden doğan bu proje, ücretsiz eğitimlerin yanı sıra, konuya ilişkin güncel haber ve podcastlerle referans bir bilgi kaynağı sunuyor. Aksigorta’nın Dijital Güvenlik Platformu’na buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri; Meta, Apple, Amazon gibi teknoloji devlerinin iş modellerini yeniden şekillendirmelerine yol açması beklenen “Dijital Pazar Yasası” (DMA) konusunda uzlaşmaya vardı. Yeni rekabet kurallarını içeren yasanın, 27 üye ülke tarafından onaylanması durumunda ekim ayında yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Hangi şirketleri kapsıyor? DMA, piyasa değeri en az 75 milyar avro olan veya yıllık cirosu 7,5 milyar avroyu aşan “eşik bekçisi” şirketler için geçerli olacak. Aylık 45 milyon kullanıcıya sahip veya 10 binden fazla ticari işletmenin kullandığı büyük platformlar da “eşik bekçisi” statüsüne girecek.
Big Tech için ne anlama geliyor? AB, yeni kurallarıyla teknoloji devlerinin pazardaki hâkimiyetlerini kötüye kullanarak küçük rakiplerine zarar vermesinin ve kendi ürün ve hizmetlerine öncelik tanımasının önüne geçmeyi planlıyor.
Eşik bekçisi olarak belirlenen şirketlerin;
- Kullanıcıların tek bir ağa bağlanmasını önlemek için “müşterek” çalışarak mesajlaşma uygulamalarını ağlar arası çalışır hale getirmesi,
- Kendi yazılımlarını “varsayılan” olarak ayarlamaktan kaçınması,
- Kullanıcılara önceden yüklenmiş yazılımları ve uygulamaları kaldırma hakkı vermesi,
- Uygulama mağazalarında adil erişim koşullarını sağlaması bekleniyor.
Kim ne diyor? Microsoft, Mozilla gibi büyük ölçekli ve Yelp, Genius gibi orta ölçekli ABD merkezli teknoloji şirketleri, yeni yasayı desteklediklerini belirtirken bazı şirketler yasanın risklerine dikkat çekiyor.
- Apple, DMA’in bazı unsurlarının kullanıcılar için “gereksiz gizlilik ve güvenlik açıklarına” yol açacağını ve “fikri mülkiyet için ücret almalarını engelleyeceğini” savunuyor.
- Google’ın sözcüsü, “DMA’in tüketici tercihi ve müşterek çalışma konusundaki hedeflerini destekliyoruz; ancak inovasyon konusunda yaratacağı riskler hakkında endişelerimiz devam ediyor,” diyor.
Cezası ne olacak? AB, kurallara uymayan şirketler için cezaların caydırıcı olduğundan da emin olmak istiyor. İhlal durumunda şirketlere, küresel cirolarının %10’una kadar para cezası verilmesi; ihlallerin devamı halinde ise cezanın %20’ye kadar çıkarılması planlanıyor. Örneğin; Meta için bu ceza 23 milyar dolara denk geliyor.
Geniş perspektif: Uzmanlar ve hukukçular, bu yasa sayesinde AB’nin teknoloji şirketlerine yönelik düzenlemelerde sert ve iddialı duruşunu pekiştirdiğini ve diğer ülkeler için emsal oluşturarak “yeni bir gözetim çağının” kapısını araladığını savunuyor.
“DMA, kalıcı olacak ve birçok ülkeye hızla yayılacak. Düzenleyicilerin “deli gömleği” sıkılaşırken büyük teknoloji şirketlerinin sahip olduğu esneklik kısıtlanacak.” – Prof. Ioannis Kokkoris / Queen Mary Üniversitesi
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı iş gücü verilerini yayımladı. Moskova Borsası, 1 ay sonra yeniden açıldı. BlackRock CEO'su küreselleşmenin sonunun geldiğini iddia etti. AB, "Dijital Pazar Yasası" konusunda uzlaşmaya vardı.
28 Mar 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?



