

Hareketin sahnesine sen de adım at: HOPE Alkazar Nike’ın destekleriyle hayata geçirilen HOPE Alkazar bu ay itibarıyla Beyoğlu’nun sembolik adreslerinden Alkazar Sineması’nı yepyeni bir sahneye dönüştürdü. Nedir? Yenilenen Nike İstanbul mağazasının hemen yanında yer alan ve sosyal iyilik amacını merkezine alan HOPE Alkazar ; Nike’ın ve program ortaklarının gençlere umut olmak ve birlikte daha iyiyi hayal etmek için hayata geçirdikleri bir platform olarak karşımıza çıkarken tam anlamıyla “Hareketin Sahnesi” olarak Beyoğlu’nda yerini aldı. 5 ilke: Yenilikçilik ilkesiyle yeni bir geleceğe alan açan HOPE Alkazar’ın, zihni de kapıları da daha iyi bir gelecek hayal eden Herkese Açık . Dijital ve fiziksel dünyanın tüm imkânlarını kullanarak mevcut tüm bariyerleri yıkan bu Sınır Tanımaz platform, Birlikte İyi ilkesiyle de, sadece ayrıcalıklı olanların değil, çoğunluğun ortak faydasını gözetiyor. Hope Alkazar’da, Nike’ın da temel değerlerinden olan sürdürülebilirlik sahipleniliyor, Çevreye Duyarlı olma değeri kapsamında, enerji tasarruflu, doğa dostu malzemeler kullanılıyor. Neler var? Hareketin sahnesinde; Alkazar Sahnesi, spor stüdyosu, yaratıcı stüdyo, kafe ve ortak çalışma alanlarıyla çok amaçlı spor sahası olan teras gibi farklı deneyim alanları bulunuyor. Kimler var? HOPE Alkazar, her alanda geleceğin peşinde olan isimler ve ekipleri aynı çatı altında buluşturuyor; Dijital sanatın alışılmışa meydan okuyan isimlerinden Refik Anadol , ilkleri denediği Alkazar Rüyası isimli interaktif enstalasyonuyla, HOPE Alkazar’da yerini alıyor. Ebrar Karakurt ve Cedi Osman gibi spor dünyasındaki ve zihinlerdeki bariyerleri aşıp zirveye tırmanan Nike sporcuları geleceğin atletlerine ilham verecek atölyeler düzenliyor. Esra Gülmen gibi tabuları yıkan genç sanatçı ve tasarımcılar bu topluluğun parçası olarak öne çıkarken Cihangir Yoga , SosyalBen , Onaranlar Kulübü gibi yenilikçi ve cesur ekiplerin etkinlikleri, yine bu çatı altında gerçekleşiyor. Yenilikçi ekiplerle bir arada farklı etkinliklere, derslere ve atölyelere katılmak üzere bu bağlantı üzerinden detaylı programı inceleyebilir, herkesi kucaklayan bu rengarenk topluluğun bir parçası olmak için Instagram hesabını takibe alabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Transgender Europe'un her yıl düzenli yaptığı araştırmaya göre Türkiye, Avrupa'da en çok trans cinayetlerinin gerçekleştiği ülke konumunda. Bir devlet politikası hâline gelen cezasızlık problemiyle birlikte failler işledikleri nefret suçları karşısında âdeta ödüllendiriliyor.
Bu sistematik şiddet sarmalı karşısında LGBTİ+ örgütleri ve aktivistleri mücadelelerini büyütmeye, kimseyi geride bırakmamaya çalışıyor — karar alıcılara önleyici ve koruyucu adımlar atması için çağrıda bulunuyor.

İllüstrasyon: Semih Özkarakaş
20 Kasım Nefret Suçları Mağduru Transları Anma Günü'nün ardından, bu anma haftasında kaybettiğimiz arkadaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Trans cinayetleri politiktir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nefret söylemleri nasıl nefret suçuna evrilir? İfade özgürlüğü ve nefret söylemi arasında ne fark var? Türkiye nefret suçunu nasıl tanımlıyor?
23 Kas 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?



