Avrupa Birliği enerji fiyatlarına karşı harekete geçiyor


Finansmana kolay, hızlı ve güvenilir erişimin adresi: Figopara Aksayan tedarik zinciri sorunları, şirketler özellikle de KOBİ’ler için finansman erişimi ve sağlıklı bir nakit akışı yönetimi sağlamanın önemini yeniden ortaya koydu. Tam bu noktada, 2016’dan bu yana işletmelerin erken tahsilat yapabilmeleri için alternatif bir finansman modeli sunan Figopara , teknolojideki gücünü arkasına alarak hem alıcı hem de tedarikçi firmaları operasyonel yükten kurtarırken; kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde finansmana erişimlerine aracılık ediyor . Neden Figopara? Bir fintek şirketi olan Figopara , Türkiye’de benzeri olmayan yeni nesil bir iş modeli sunuyor. Siz de Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarına hizmet veren Figopara ile işini ileriye taşıyanlar arasında yer almak isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bloomberg tarafından aktarılan bilgilere göre Avrupa Birliği, enerji fiyatlarını dizginlemek adına zorunlu elektrik kısıtlaması ve düşük maliyetli enerji şirketlerine gelir sınırı uygulamayı planlıyor. Aktarılana göre teklifin bu hafta Avrupa Komisyonu'na sunulması bekleniyor. Teklif, 9 Eylül Cuma günü Avrupa ülkelerinin enerji bakanları tarafından çizilen dört adımlı yol haritasının ilk ayağını oluşturuyor.
- Ne olmuştu? Avrupa Birliği ülkelerinin enerji bakanları, son zamanlarda olağanüstü hızlı yükselen enerji fiyatları nedeniyle 9 Eylül tarihinde olağanüstü toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Çekya Enerji Bakanı Josef Sikela konuya ilişkin dört alan belirlediklerini belirterek, "Artık hangi yönü izlememiz gerektiğini biliyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
- Plan: Belirlenen dört alan ise; düşük maliyetli elektrik üreticilerinin gelirlerinin kısıtlanması ve fosil yakıt şirketlerinden katkı payı alınması, doğal gaz fiyatlarına tavan sınırı getirilmesi, elektrik talebini azaltma adına önlemler alınması ve enerji şirketlerinin yaşadığı likidite sorunlarına karşı tedbir paketi hazırlanması şeklinde sıralanmıştı.
- Enerji krizi: Rusya'nın doğal gaz tedariğini kısmasının ardından Avrupa Birliği, 1970'lerde yaşanan petrol krizinin ardından en derin ve şiddetli enerji krizini yaşıyor. Geçtiğimiz yıl 50 avro seviyelerinde işlem gören gelecek ay teslimli Avrupa doğal gaz vadeli kontratları bu yıl 336 avro seviyesine kadar yükseldi. Elektrik fiyatları ise geçtiğimiz yıl 80 avro seviyesinde seyrederken, ağustos ayında 1000 avro seviyesi aşıldı. Goldman Sachs, Avrupa Birliği'nde enerji faturalarının 2023'e kadar 2 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor, bu miktar AB'nin toplam ekonomisinin yaklaşık %15'ini oluşturuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İşsizlik ve cari işlemler dengesi verisi açıklanıyor, Avrupa Birliği enerji darboğazına karşı yeni hazırlıklar içerisine giriyor.
13 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
27 Tem 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.

Küresel ticaret denklemi yeniden yazılırken, uzun yıllar Çin'in gölgesinde kalan Hindistan artık küresel üretim, yatırım ve ticaret zincirlerinde başlı başına bir güç merkezi olarak öne çıkıyor. Peki yükselen bu fil, küresel ticaretin ejderhası Çin'e gerçek bir alternatif olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yalnızca Asya'nın değil, Türkiye'nin de ekonomik ve jeopolitik geleceği açısından da giderek daha kritik hale geliyor.




