Avrupa Birliği enerji fiyatlarına karşı harekete geçiyor


Finansmana kolay, hızlı ve güvenilir erişimin adresi: Figopara
Aksayan tedarik zinciri sorunları, şirketler özellikle de KOBİ’ler için finansman erişimi ve sağlıklı bir nakit akışı yönetimi sağlamanın önemini yeniden ortaya koydu. Tam bu noktada, 2016’dan bu yana işletmelerin erken tahsilat…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bloomberg tarafından aktarılan bilgilere göre Avrupa Birliği, enerji fiyatlarını dizginlemek adına zorunlu elektrik kısıtlaması ve düşük maliyetli enerji şirketlerine gelir sınırı uygulamayı planlıyor. Aktarılana göre teklifin bu hafta Avrupa Komisyonu'na sunulması bekleniyor. Teklif, 9 Eylül Cuma günü Avrupa ülkelerinin enerji bakanları tarafından çizilen dört adımlı yol haritasının ilk ayağını oluşturuyor.
- Ne olmuştu? Avrupa Birliği ülkelerinin enerji bakanları, son zamanlarda olağanüstü hızlı yükselen enerji fiyatları nedeniyle 9 Eylül tarihinde olağanüstü toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Çekya Enerji Bakanı Josef Sikela konuya ilişkin dört alan belirlediklerini belirterek, "Artık hangi yönü izlememiz gerektiğini biliyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
- Plan: Belirlenen dört alan ise; düşük maliyetli elektrik üreticilerinin gelirlerinin kısıtlanması ve fosil yakıt şirketlerinden katkı payı alınması, doğal gaz fiyatlarına tavan sınırı getirilmesi, elektrik talebini azaltma adına önlemler alınması ve enerji şirketlerinin yaşadığı likidite sorunlarına karşı tedbir paketi hazırlanması şeklinde sıralanmıştı.
- Enerji krizi: Rusya'nın doğal gaz tedariğini kısmasının ardından Avrupa Birliği, 1970'lerde yaşanan petrol krizinin ardından en derin ve şiddetli enerji krizini yaşıyor. Geçtiğimiz yıl 50 avro seviyelerinde işlem gören gelecek ay teslimli Avrupa doğal gaz vadeli kontratları bu yıl 336 avro seviyesine kadar yükseldi. Elektrik fiyatları ise geçtiğimiz yıl 80 avro seviyesinde seyrederken, ağustos ayında 1000 avro seviyesi aşıldı. Goldman Sachs, Avrupa Birliği'nde enerji faturalarının 2023'e kadar 2 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor, bu miktar AB'nin toplam ekonomisinin yaklaşık %15'ini oluşturuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İşsizlik ve cari işlemler dengesi verisi açıklanıyor, Avrupa Birliği enerji darboğazına karşı yeni hazırlıklar içerisine giriyor.
13 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.




