Avrupa’nın Hamilton Anı

“Next Generation EU” adı altında 750 milyar avroluk ortak bir toparlanma fonu kurmayı amaçlayan AB, tüm üyelerin onayını alabilirse mali entegrasyon konusunda önemli bir adım atacak.

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

18 Mayıs’ta bir video konferans gerçekleştiren Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Başbakanı Emmanuel Macron, pandeminin etkileriyle mücadele kapsamında Avrupa Birliği’ne 500 milyar avroluk ortak bir toparlanma fonu kurma çağrısında bulunduğunda ertesi gün tüm manşetlerde aynı soru vardı: “Avrupa’nın Hamilton anı geldi mi?” Haberlerde AB’nin de ABD’nin 1790’da yaşadığına benzer bir dönüm noktası yaşayacağı ve siyasi-ekonomik derinleşmenin artacağı konuşuluyordu. 27 Mayıs’ta Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in bahsi artırarak 2021-2027 dönemi bütçesine ek olarak “Next Generation EU” adı altında 750 milyar avroluk bir toparlanma fonu teklifini parlamentoya sunması ise tartışmaları daha da güçlendirdi. Ancak oluşturulan heyecan dalgasına rağmen “Hamilton anı” iddialarında temkinli olmakta fayda var. Zira koronavirüs krizi nedeniyle resesyon tehdidiyle karşı karşıya kalan AB ülkelerine yardım edilmesini öngören fonun kurulması için 27 AB ülkesinin de onayı gerekiyor. Borç batağındaki AB ülkelerin sorumluluğunu almak istemeyen tutumlu dörtlü Hollanda, Danimarka, İsveç ve Avusturya ise şartları zorlayacak gibi duruyor.

Hamilton anı nedir? ABD’nin ilk Hazine Bakanı olan Alexander Hamilton, savaş sonrası kurulan yeni hükümetin eski kolonilerin bireysel savaş borçlarını üstelenmesi fikrini ortaya atarak bugünkü ABD mali sisteminin temellerini attı. AB içindekilere benzer tartışmaların yaşandığı ve bu fikre karşı ciddi muhalefetin olduğu o dönemde, Hamilton’un muhalifler James Madison ve Thomas Jefferson’ı ikna ederek anlaşmaya vardığı an ABD’nin merkezi federal sisteminin temellerinin atıldığı “Hamilton anı” olarak biliniyor.

Neden önemli? Komisyon Başkanı von der Leyen’in “Bu Avrupa’nın anıdır” diyerek sunduğu teklif onaylanırsa, AB’nin ekonomik birliğinin derinleşmesine katkıda bulunurken pandeminin ortaya çıkardığı “AB’nin sonu geldi” tartışmalarına da cevap niteliğinde olacak. AB ülkelerinin borçları federal bir borç gibi konsolide edilerek Avrupa Merkez Bankası tarafından fonlanacak. Nitekim bu teklifin “Hamilton anı” tartışmalarına yol açmasının arkasında da AB’nin borç birliği yaparak mali entegrasyon konusunda önemli bir adım atıyor olması yatıyor.

Detaylar: Teklife göre, AB’nin 2021-2027 dönemi bütçesi 1,1 trilyon avro olacak. Söz konusu bütçeye, AB Komisyonu’nun üye ülkelerin teminatıyla sermaye piyasalarında borçlanarak finanse edeceği 750 milyar avroluk bir fon entegre edilecek. Fonun 500 milyar avroluk kısmı hibe, 250 milyar avroluk kısmı ise kredilerden oluşacak. Tüm bunlara nisanda açıklanan 540 milyar avroluk kurtarma paketi de eklendiğinde ekonomik toparlanma için ayrılan toplam fon değeri 2,4 trilyon avroyu bulacak. Taslağın bu hâliyle kabul edilmesi durumunda İtalya 81,8 milyar avro, İspanya 77,3 milyar avro, Fransa ise 39 milyar avro hibe alabilecek.

Amaçlar: “Next Generation EU” planı üye ülkelerin toparlanma sürecini desteklemek, özel sektör yatırımlarını teşvik ederek AB ekonomisini canlandırmak ve pandemiden çıkarılacak derslerle sağlık sistemini güçlendirmek olmak üzere 3 temel unsur üzerine kurulu. 750 milyar avroluk toparlanma fonunun 610 milyar avrosu uyum politikası ve kalkınma faaliyetleri, 69,8 milyar avrosu Horizon Europe, Invest Europe ve EU Solvency Instrument aracılığıyla yatırım faaliyetleri, 45 milyar avrosu tarım politikası ve yeşil dönüşümün hızlandırılması, 15,5 milyar avrosu AB partnerlerine destek ve insani yardım, 9,7 milyar avrosu ise sivil koruma ve yeni sağlık programı için ayrılacak.

Tartışmalar: Hibe ve kredi arasındaki dengenin önümüzdeki dönemde müzakerelerde başrol oynaması bekleniyor. İtalya ve İspanya gibi ekonomileri turizme bağlı güney ülkeleri krediden ziyade hibe yoluyla yardım yapılması konusunda baskı yaparken tutumlu dörtlü ise hibe fikrine sıcak bakmıyor. Müzakereler iki kutup arasında çetin tartışmalara sahne olacak gibi duruyor. 

Bir adım ileri: AB liderleri, 2021-2027 dönemi bütçesini ve toparlanma fonu teklifini 19 Haziran’daki zirvede ele alacak. Teklif onaylanırsa 1 Ocak 2021 itibarıyla uygulamaya konulacak. AB’nin sermaye piyasalarından topladığı paranın ise 2028-2058 yılları arasında geri ödenmesi planlanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?
ParetoPareto

HİKAYE

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?
ParetoPareto

HİKAYE

Platform fiyatına ajans işi: Sıradaki milyar dolarlık fırsat ne olacak?

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Hüseyin Kaplan

·

01 Eyl 2026

Platform fiyatına ajans işi: Sıradaki milyar dolarlık fırsat ne olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

Daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Sinem Çelik

·

31 Ağu 2026

Daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Kağıttan kaplanlar: Güven ve itibar satın alınabilir mi?

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Cem Arıdağ

·

31 Ağu 2026

Kağıttan kaplanlar: Güven ve itibar satın alınabilir mi?