Azalt, yeniden kullan, dönüştür: Sürdürülebilir gardırop tüyoları

Başta hızlı moda sektörü olmak üzere, tekstil endüstrisi insan kaynaklı tüm karbon emisyonlarının onda birinden sorumlu. Bu miktar Fransa, Almanya ve İngiltere’nin toplam karbon salımından daha fazla. Hâl böyle olunca bizlerin de tüketiciler olarak sürdürülebilir moda kavramını hayatımıza adapte etmemiz oldukça kritik.
Azalt, yeniden kullan, dönüştür: Sürdürülebilir gardırop tüyoları

9 Kasım - YKB Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bir ben yapsam ne değişecek ki? Çok şey değişir !

Dijital ekstreye geçmek, yürümeyi tercih etmek, geri dönüşüme atmak… Bir tercih çok şey değiştirir. Yapı Kredi Step ile siz de ortak geleceğimizi değiştirebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Dünyanın dört bir yanında eş zamanlı olarak yaşanan aşırı hava olayları, yangınlar ve ardı ardına kırılan sıcaklık rekorları iklim krizinin yıkıcı etkilerini istesek de istemesek de gündemimizin üst sıralarına taşıyor. İklim krizi kaynaklı felaketler, dünya üzerindeki yaşamı tüm canlılar için bilim insanlarının öngörülerinden daha hızlı ve yoğun bir şekilde tehdit ediyor.

Bu yıl Antarktika buzullarında yaşanan endişe verici düşüş, Brezilya’da yaşamı felç eden sıcak hava dalgası, yakın zamanda Florida, Romanya ve İspanya’da yaşanan ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açan seller, normalde Ekim ayının başında beyaza bürünen ikonik Fuji Dağı’na ilk karın Kasım ortasında düşmesi akla gelen ilk olağandışı ve endişe verici doğa olayları arasında yer alıyor. 

  • IPCC’nin beş yıllık verilerini biraraya getirdiği AR6 raporuna göre Paris Anlaşması’nda belirlenen 1,5 derecelik kritik ısınma eşiği içinde kalmak için insan kaynaklı emisyonları 2030 yılına kadar en az yüzde 43, 2030 yılına kadar ise yüzde 60 oranında azaltmamız gerekiyor.

Bu hedefe ulaşmak istiyorsak küresel olarak her sektörde acil ve yapıcı önlemler almak durumundayız. Önlem almamız gereken sektörlerin başında ise tüketim çılgınlığının odak noktalarından olan moda endüstrisi geliyor. Başta hızlı moda sektörü olmak üzere, tekstil endüstrisi insan kaynaklı tüm karbon emisyonlarının onda birinden sorumlu. Bu miktar; Fransa, Almanya ve İngiltere’nin toplam karbon salımından daha fazla. Hâl böyle olunca bizlerin de tüketiciler olarak sürdürülebilir moda kavramını hayatımıza adapte etmemiz oldukça kritik.

Sürdürülebilir moda nedir?

2000 yılında 58 milyon ton olan küresel tekstil üretimi, 20 yılda neredeyse iki katına çıkarak 2020 yılında 109 milyon tona ulaştı. 2030 yılında bu miktarın, 153 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak, üretilen tekstil ürünlerinin yüzde 87’si çöpe atılıyor, atılan ürünlerin ise yalnızca yüzde 1'i geri dönüştürülüyor. Ortalama bir tüketici, 15 yıl öncesine kıyasla yüzde 60 daha fazla giysi satın alıyor.

Sürdürülebilir moda kavramı; ekolojik, etik ve sosyal açıdan sorumlu bir giyim tedarik zincirini ifade ediyor. Bu kavramın peşinden gidenler hem tekstil endüstrisini hem de tüketicileri hızlı moda modelinden uzaklaştırarak; kaynak bulma, üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketimde sürdürülebilir uygulamalara yönlendirmeyi hedefliyor. Biz tüketicilerin sorumluluğu ise yeni moda trendlerinin de etkisiyle çevresel etkisi giderek artan moda sektörüne yaklaşımımızı sorgulamak ve değiştirmek oluyor. Bunun en basit ve etkili yolu ise sürdürülebilir bir gardıroba sahip olmaktan geçiyor. Peki, gardırobumuzu dönüştürmek için neler yapabiliriz?

Zamansız parçaları tercih edin

Sevdiğimiz markaların yeni sezon parçalarına tamamen kayıtsız kalmak, çok gerçekçi bir hedef olmaz. Araştırmalar, bir giysinin yaşam döngüsünün 100-200 kez giymeye elverişli olduğunu, ancak giysilerin yalnızca az bir kısmının gardıroplarımızda bu kadar uzun süre kaldığını gösteriyor. Bu yüzden, yeni bir kıyafet satın almadan önce kendinize şu soruyu sorun:

"Satın aldığım bu parçayı kaç kez giyerim?"

Yıl içinde defalarca kez giymeyeceğiniz ve uzun yıllar dolabınızda barındırmayacağınız giysileri satın almayın. Aynı kuralı aksesuar ve ayakkabılarınız için de uygulayın. Dolabınızda var olan kıyafetleri farklı parçalarla kombinleyerek olabildiğince sık giymeye özen gösterin.

İkinci el ve vintage parçaların peşine düşün

Vintage dükkanlarını gezmek ve bir başkasının artık ihtiyacı olmayan parçalar arasından seçim yapmak hem zevkli hem de doğa dostu bir alışkanlık. Vintage ya da ikinci el giysiler satın alarak, moda sektörünün karbon ayak izi bol olan hammadde çıkarma, kumaş dokuması, giysi üretimi, paketlenmesi ve satışı gibi süreçlerinin tümünü atlayabilirsiniz. Hoşunuza gidecek ikinci el giysileri, vintage dükkanlara ek olarak internet üzerinden satış yapan platformlarda ya da ikinci el pazarlarda bulabilirsiniz.

Kendi sürdürülebilir markalar listenizi yapın

Konu moda olduğunda, herkesin benimsediği bir tarz ve kendini yakın hissettiği giyim markaları mutlaka vardır. Düzenli alışveriş yaptığınız markaları listeleyin ve üretim süreçlerini, hammadde kaynaklarını inceleyin. Çevresel yaklaşımını beğenmediğiniz markaların yerine, sürdürülebilir moda pratiklerine önem veren markaları tercih etmeye çalışın. Adil üretim koşullarında, sürdürülebilir malzemeler kullanarak üretim yapan yerel markaların peşine düşün.

Fazlalıkları değerlendirin

Bedeni uymayan ya da sıkıldığınız, giyilebilir durumda olan kıyafet ve aksesuarları bağışlayın ya da sevdiklerinizle paylaşın. Giyilemeyecek durumda olanları geri dönüşüme yollayın. Artık birçok belediyenin kıyafet bağış ve geri dönüşüm programları bulunuyor. Bu uygulamaları takip edebilir ya da oturduğunuz bölgedeki ikinci el mağazalarıyla konuşup değiş-tokuş yapabilirsiniz.

Giysilerinize iyi bakın

Sürdürülebilir bir yaşam sürmenin en etkili yolu, satın aldığınız ürünlerin etiketini incelemektir. Bu alışkanlığı sadece gıda alışverişlerinizle sınırlamayın, kıyafet alışverişlerinizde de uygulayın. Öncelikle, etikette giysinin üretildiği materyali kontrol edin. Doğada insan beyninden en yüksek dağların zirvesine, insanlığın adım atmadığı egzotik adalardan bulutlara kadar her yerde bulunan mikroplastiklerin temel kaynağı olan naylon ve polyester oranı yüksek giysilerden uzak durmaya çalışın. Bir çamaşır makinesinde polyester bir giysi yıkanırken, 700 bin civarı mikroplastik parçacığının suya karışabileceğini unutmayın. Organik ya da doğal malzemeler kullanılarak üretilen parçaları tercih etmeye çalışın.

Giysinin bakım talimatları ise etikette dikkat etmeniz gereken kısımlardan bir diğeri. Kıyafetlerinizi etikette belirtilen ibareler doğrultusunda saklayın, yıkayın ve kurutun. Yüksek sıcaklıklarda, sert kimyasallar içeren deterjanlarla yıkamanın giysilerin ömrünü kısalttığını da unutmayın. Küçük bir delik ya da yırtığı olan kıyafetlerinizi hemen bir kenara atmayın, onarmayı deneyin. Böyle bir kabiliyetiniz yoksa bir terzinin yardımına başvurun.

  • Okuma önerisi: Moda Praksisi | Otto Von Busch |Yeni İnsan Yayınları

Otto Von Busch’un Moda Praksisi’nde, üzerinde hiç kafa yormadığımız kötülüklerin iş birlikçisi olabileceğimiz gibi rahatsız edici bir gerçekle yüzleşmemiz gerektiğini söyleyen Hannah Arendt’in görüşleri üzerinden, politika ve modanın temel bazı güçleri ve ortak yanları tartışılıyor. Moda ve alışveriş alışkanlıklarınızı sorgulamaya bu kitabın eşliğinde başlayabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

👋🏻 Hoş geldin Trump, hoşça kal 1,5 derece

Trump'ın zaferi, beraberinde iklim kriziyle mücadelenin çöküşünü getirecek mi? Bilim insanları 1,5 derecelik kritik ısınma eşiğini bu yıl aşacağımızı düşünüyor.

09 Kas 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte

YAZARLAR

Deniz Aytekin

Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Antalya’da iklim sınavı: COP31’in başarısını nasıl ölçeceğiz?

Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi, Türkiye için sadece uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapma meselesi değil. İklim finansmanı, adil geçiş, emisyon azaltımı ve çoktaraflı işbirliği başlıklarında somut ilerleme sağlanması, Türkiye'nin küresel iklim diplomasisindeki rolünün de önemli bir göstergesi olacak. COP31’in başarısını, açıklanan taahhütlerin sayısı değil, ülkelerin somut kararlar alıp bunları uygulamaya dönüştürme kapasitesi belirleyecek.

Pelin Cengiz

·

06 Kas 2026

Antalya’da iklim sınavı: COP31’in başarısını nasıl ölçeceğiz?
AngstAngst
∙

HİKAYE

DOSYA: İklim finansmanında özel sektörün rolü #1

COP31’e günler kala, iklim diplomasisinin en önemli gündem maddelerinden biri yine finansman. Yeni düzenlemelerle birlikte Türkiye’de özel sektörün iklim finansmanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekecek gibi görünüyor.

Alev Karakartal

·

06 Kas 2026

DOSYA: İklim finansmanında özel sektörün rolü #1
AngstAngst
∙

HİKAYE

COP31’e doğru iklim finansmanı: 1,3 trilyon dolar nereden gelecek, nereye gidecek?

COP31'e doğru 2035 için belirlenen yıllık 1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefi tartışılırken kaynakların hangi kanallardan sağlanacağı, ülkelerin katkısının nasıl paylaşılacağı ve finansmanın ne kadarının hibe olarak aktarılacağı belirsizliğini koruyor. Bakü–Belém Yol Haritası bu hedefe ulaşmak için bir çerçeve sunarken asıl sınav, finansmanın ihtiyaç sahiplerine hangi koşullarda ulaşacağı olacak.

Pelin Cengiz

·

02 Kas 2026

COP31’e doğru iklim finansmanı: 1,3 trilyon dolar nereden gelecek, nereye gidecek?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Pandemi günlerini özlemek bizi kötü biri mi yapar?

Pandemi günlerinde bir adım geri atıp, yaşadığımız keşmekeşi çıplak gözlerle görünce, en çok da bizden nelerin esirgendiğini fark ettik. Ertelenen kitaplar okundu, filmler, diziler izlendi. Kimimiz sahiden de mutfakta becerikli olduğunu keşfetti, hemen herkes evde kendi ekmeğini pişirmeye başladı, bir kısmımız hızını alamayıp karnabaharı bile deterjanla yıkamaya soyundu. Ama ortak duygu şuydu: Çalışırken de kendimize vakit ayırabilirmişiz. Peki böyle bir hayat için illa küresel bir felaket mi yaşamamız gerekiyordu?

Vartan Estukyan

·

29 Eki 2026

Pandemi günlerini özlemek bizi kötü biri mi yapar?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Jennifer Morgan: COP31, Türkiye için kömürden uzaklaşmak açısından büyük fırsat

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenleneceği için bu yıl özel bir önem atfedilen COP31’in ana gündem maddelerini, işleyiş ve iklim finansmanına ilişkin kritik konuları uluslararası iklim politikası, çevre hareketi ve iklim diplomasisi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir isim olan Jennifer Morgan ile birlikte değerlendirdik.

Pelin Cengiz

·

28 Eki 2026

Jennifer Morgan: COP31, Türkiye için kömürden uzaklaşmak açısından büyük fırsat