Beynin kalkanı: Düzenli kahvaltı

Kahvaltı yıllardır günün en önemli öğünü olarak görülse de hükümet verileri, ABD’deki yetişkinlerin yaklaşık %15'inin düzenli olarak kahvaltıyı atladığını gösteriyor. Öte yandan araştırmalar, kilo yönetimi başta olmak üzere kahvaltının sağlığa faydalarını vurgulamaya devam ediyor.
- Journal of Neurorestoratology'de yayımlanan bir çalışma için 117'si düzenli olarak kahvaltı yapmayan ileri yaştaki 859 yetişkinin verileri analiz edildi. Araştırmacılar katılımcılara her 18 ayda bir bilişsel testler uygulayarak beyin ve sinir sistemi işlevlerini incelediler. Bazı katılımcılar beyin hacmi kontrolü için MRI taramalarına tabi tutuldu.
Sonuçlar ne diyor? Araştırmacılar sıklıkla kahvaltıyı atlayan kişilerin kahvaltı yapan akranlarına göre daha düşük bilişsel puanlara sahip olduğunu tespit etti. Ayrıca kahvaltıyı atlayanların çalışma süresince bilişsel gerileme ve nörodejenerasyon belirtileri yaşama olasılıklarının daha yüksek olduğu bulundu.
Kahvaltıyı atlamak ile bilişsel gerileme arasında nasıl bir bağlantı var?
Çalışmada kahvaltıyı atlamak ile bilişsel gerileme arasında nasıl bir bağlantı olduğu açıkça tespit edilemese de bir ilişki olduğu belirtiliyor. Doktorların bu konuda birkaç teorisi var. Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi Nöroloji Bölümü'nden Dr. Raymond Romano, bu ilişkinin vücuda uygun yakıtı sağlamakla ilgili olabileceğini söylüyor.
"Beynin düzgün çalışması için yakıta ihtiyacı var. Kahvaltıyı atlamak beyindeki enerji tüketimini bozar. Sabah beyniniz, ihtiyaç duyduğu glikozu (kan şekerini) almadığınızda beyin sisi ve odaklanma sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz."
Michigan Eyalet Üniversitesi Nöroloji Bölümü'nden Dr. Amit Sachdev de Romano ile aynı fikirde. Romano, kahvaltı atlamanın bunamaya neden olduğunun anlaşılmasının yeni bir keşif olduğunu belirtiyor.
Romano, beyin fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde devam etmesi için beslenme alışkanlıklarında ufak değişiklikler yaparak başlamanızı öneriyor:
"Kırmızı eti azaltmaya, bol miktarda meyve ve sebze yemeye, kuruyemiş ve balık gibi yiyeceklerden sağlıklı yağlar almaya odaklanarak başlayabilirsiniz."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünyanın en zengin şefi, Elon Musk'ın kardeşi Kimbal Musk oldu. Bir çalışmaya göre düzenli kahvaltı yapmayan yetişkinlerin beyin ve sinir sisteminde sorun yaşama olasılıkları daha yüksek.
15 Oca 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.




