BM İnsani Gelişme Endeksi: Türkiye 45. sırada


Sektörünün en çevreci markası olmaya aday: Pluxee Dünyamız ve hepimizin geleceği için her alanda, her sektörde ve her evde değiştireceğimiz adımlar kritik önem taşıyor. Kendi sektöründe karbon ayak izini azaltma hedeflerini uluslararası boyutta onaylatan ilk şirket olan Pluxee , ‘Dijital Tohum’ adını verdiği çalışmalarıyla bu gerekliliğe cevap veren değerli bir örnek olarak öne çıkıyor. Neler oluyor? Yemek kartı hizmeti sunan Sodexo markasından daha dijital , daha çevreci ve uçtan uca çalışan deneyiminde hizmet sunan bir firmaya dönüşen ve 31 ülkede faaliyet gösteren Pluxee ’nin karbon ayak izini azaltma hedefleri, firmalara sera gazı emisyonlarını azaltma hedefi belirleme alanında yardımcı olan Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylandı. Uçtan uca dijital bir platform olma hedefini benimseyerek hizmetlerini çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal fayda odaklı şekillendiren Pluxee, fiziksel kart yerine mobil uygulamayı tercih eden kullanıcılarının oranını da %91’e mobil ödeme oranını ise %85’in üzerine çıkardı. Gelecekte: Yaptığı dijitalleşme çalışmalarıyla aylık ortalama 100 bin kâğıt tasarrufuna öncülük eden Pluxee, 2025 yılına kadar tamamen elektrik kullanımına geçmeyi, karbon emisyonlarını 2030'a kadar %65 oranında , 2035'e kadar da %90 oranında azaltmayı amaçlıyor. Çevre ve topluma fayda sunmaya odaklanan çalışmalarıyla sürdürülebilirlik vizyonunu geliştiren Pluxee ’yi buradan ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), İnsani Gelişme Raporu’nun 2023-2024 sayısını açıkladı. Raporda yer verilen verilere göre küresel insani gelişme endeksi (HDI), pandemi nedeniyle 2020 ve 2021 yıllarında kaydettiği gerilemenin ardından 2022 yılında toparlanma emareleri gösterdi. Özellikle gelişmiş ülkelerin çoğunluğu HDI skorunda pandemi öncesi seviyelerini aşmayı başarırken, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler bunu yapmakta zorlandı. Bu dönemde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki HDI farkı daha da açıldı.
Son yayımlanan raporda yer verilen sonuçlara göre 2022 yılında İsviçre bir kez daha listedeki birinci sırasını korurken, Somali ise tekrardan 193. sırada yer alarak “en az gelişmiş ülke” unvanına sahip oldu. Ukrayna yaşadığı savaş nedeniyle bir önceki döneme kıyasla 23 sıra birden gerileyerek en fazla gelişmişlik kaybı yaşayan ülke olurken, aynı dönemde Türkiye ise 193 ülkeden meydana gelen listede kendisine 45. sıradan yer buldu.
2022 yılında yüksek insani gelişmişlik skoruna sahip ülkeler ise şu şekilde sıralandı:
- 1. İsviçre HDI :0.97
- 2. Norveç HDI: 0.97
- 3. İzlanda HDI: 0,96
- 4. Hong Kong HDI: 0,95
- 5. Danimarka HDI: 0.95
- 6. İsveç HDI: 0,95
- 7. Almanya HDI: 0.95
- 8. İrlanda HDI: 0.95
- 9. Singapur HDI: 0.95
- 10. Avustralya HDI: 0.95
İnsani gelişme endeksi nedir?
Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Endeksi (HDI), ülkelerin gelişmişlik düzeyini belirli kriterlere göre sıralamak için kullanılan bileşik bir istatistiktir. İlk olarak 1990 yılında hesaplanmaya başlanan ve 1993’ten bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yıllık Gelişme Raporu'na dahil edilen endeks; ülkelerin sosyoekonomik gelişmişliklerini değerlendirmek ve karşılaştırmak için bir ölçüt olarak kullanılır.
HDI, insani gelişmenin üç temel boyutunu dikkate alır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
- Sağlık: Doğumda beklenen yaşam süresi ile ölçülür.
- Eğitim: 25 yaşındaki yetişkinler için ortalama eğitim süresi ve okula yeni başlayan çocuklar için beklenen eğitim süresi ile ölçülür.
- Yaşam standardı: Ülkeler arasındaki yaşam maliyeti farklılıklarını hesaba katmak için satın alma gücü paritesine (PPP) göre ayarlanmış kişi başına düşen gayri safi milli hasıla (GDP per capita) ile ölçülür.
HDI değeri 0 ile 1 arasında değişmekte olup, daha yüksek değerler daha yüksek insani gelişmişlik seviyelerine işaret eder. Ülkeler daha sonra HDI puanlarına göre çok yüksek insani gelişme, yüksek insani gelişme, orta insani gelişme ve düşük insani gelişme gibi farklı kategorilerde sınıflandırılır.
HDI, ülkelerin refah ve kalkınmışlık seviyelerini karşılaştırmak için uluslararası kuruluşlar tarafından sıkça başvurulan bir endekstir. Endeks ayrıca, ülkelerin kalkınma çabaları için hangi alanları hedeflemeleri gerektiğine dair önemli ipuçları da sunar.
Türkiye’nin sıralaması
Türkiye, HDI sonuçlarına göre 2022 yılında 193 ülke arasından en gelişmiş 45. ülke olarak “çok yüksek insani gelişme” bölgesindeki konumunu korudu. UNDP tarafından yayımlanan verilere göre 1990 yılından bu yana Türkiye’nin HDI skoru %43 artarak 0,598’den 0,855’e yükseldi. Söz konusu dönemde Türkiye’de doğumda beklenen yaşam süresi ve beklenen eğitim süresi 10,8 yıl artarken, 25 yaşındaki yetişkinlerin ortalama eğitim süresi ise 4,4 yıl artış gösterdi. Aynı dönemde satın alma gücü paritesine göre kişi başına gayrisafi millî hasıla ise %154,3 arttı.
Türkiye’nin HDI performansına ilişkin yorum yapan UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, “Dünyadaki zengin ülkelerin çoğu gibi, Türkiye de kendisini pandeminin etkilerinden güçlü bir şekilde kurtarmayı başardı. Ancak bu cesaret verici ilerleme, dünya çapında milyonlarca insanı geride kalma riskiyle tehdit eden, yeniden derinleşen eşitsizliklerin gölgesinde kalıyor” açıklamasında bulundu.
Ancak, UNDP’nin toplum içindeki eşitsizlik skorundan arındırarak hesapladığı Eşitsizlikten Arındırılmış İnsani Gelişme (IHDI) endeksine göre, 2022 yılında Türkiye’nin HDI skoru ham skora kıyasla %16,1 daha az gerçekleşerek 0.717 seviyesinde kaldı. Böylece Türkiye’nin eşitsizlikten arındırılmış insani gelişme endeksi 166 ülke arasından 66. sıraya gerilemiş oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB tarafından yayımlanan haftalık menkul kıymet verilerine göre yabancı yatırımcılar 8 Mart haftasında 552 milyon USD'lik net portföy çıkışı gerçekleştirdi.
15 Mar 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.



