Çağdaş caz cümbüşünde ikinci perde

İdollerinden ve evrene yayılan köklerinden beslenen Ezra Collective, ikinci albümleri Where I’m Meant To Be ile türler arasında baş döndürücü bir karışım yarattı.
Çağdaş caz cümbüşünde ikinci perde

20 Kasım - İBB Kültür AŞ - İstanbul / Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Şehirdeki etkinliklere ulaşmanın kolay yolu: Radar İstanbul Radar İstanbul İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ , biz kültür sanat aşıklarını, İstanbul’daki tüm etkinlikleri listeleyebileceği yepyeni bir platformla buluşturdu. Nedir? İstanbul’da gerçekleşen tüm kültür sanat etkinlik ve atölyelerinin tek tuşla görüntülenebildiği Radar İstanbul uygulaması; kullanıcılarına sahne sanatlarından müzelere, müzikten spora farklı ilgi alanlarına yönelik güncel bir etkinlik takvimi sunuyor. Neler var? Kültür sanat sektörünün en büyük on biletleme şirketinin altyapısıyla entegre edilen uygulama; tarih, kategori ve lokasyon bazlı filtreleme özelliğiyle kullanıcılarına konfor sağlıyor. Zamandan tasarruf ederek kolayca etkinlik bileti oluşturulmasını sağlayan uygulama iOS ve Android işletim sistemli mobil cihazlara uyumlu ve ücretsiz. İBB Kültür AŞ tarafından şehrin çeşitli kültürel mekânlarında düzenlenen ücretsiz etkinliklerin kayıtları tek tıkla Radar İstanbul üzerinden yapılabiliyor. Yaklaşık 160 bin kullanıcıyı İstanbul’un güncel kültür sanat hayatından haberdar eden Radar İstanbul'u indirmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Ezra Collective, Where I'm Meant To Be

Süre: 68 dakika

Plak şirketi: Partisan Records

Yayın tarihi: 4 Kasım 2022

Kartonet: İngiltere caz sahnesinin yeniden altın çağını yaşadığını söylemek mümkün. Özellikle Londra’da kendilerinden önce gelenlerin meşalesini taşıyan çok sayıda yetenekli ve ileri görüşlü müzisyen mevcut. 2019'da çıkardıkları afrobeat, reggae, salsa ve hip hop'un neşeli bir karışımı olan You Can't Steal My Joy isimli ilk albümleriyle Ezra Collective, Londra çağdaş caz sahnesindeki yerini belirginleştirdi. Femi Koleoso (davul) liderliğinde TJ Koleoso (bas), Joe Armon-Jones (tuşlular), Ife Ogunjobi (trompet) ve James Mollison’dan (tenor saksafon) oluşan beşlinin 10 yıldır aynı sahneyi paylaşması dışında en önemli ortak yanı, her birinin Gary Crosby’nin Tomorrow's Warriors müzik okulundan mezun olması.

2010’lu yılların yarısından sonra İngiltere’de filizlenen caz dirilişinin kahramanlarından biri olan Ezra Collective, ilk albümlerinin yarattığı heyecanla daha büyük sahnelere erişeceği bir dönemde pandemi başladı. Beşlinin sayısız konser verdikten sonra Glastonbury Festivali'nde çalarak yükselttiği kariyer ivmesi, karantinada birden yok oldu. Yoğun belirsizlik bulutları dağılmaya başladığında grubun lideri Femi Koleoso, sıkı disiplinin yanı sıra doğaçlama özgürlüğüyle nabzı atan grup üyelerini yeni bir albümde buluşturma kararı aldı. Tek yapmaları gereken ilk albümleriyle yarattıkları müzikal evrenin içine girip birlikte çalabilmekten duydukları minnetle yeni bir yolculuğa çıkmaktı. Üstelik bu sefer beşlinin ortak tutkusuna katılacak yeni konuklar için de fazlaca yerleri vardı.

Femi Koleoso, özenle hazırladığı kayıt odasında Sampa the Great, Kojey Radical, Emeli Sandé ve Nao’ya da alan açtı. Farklılıklarının birer kutlamasına dönen seanslarda grup; cazı afrobeat, hip-hop, funk, Afro-Küba müziği, reggae, R&B ve grime ile birleştiren baş döndürücü bir karışım yarattı. Ortaya çıkan bu enstrümantal sinerji, her biri temsil ettiği müzik türüne meydan okuyan 14 şarkıya dönüştü. Koleoso, akıl hocası olarak gördüğü yönetmen Steve McQueen ve “O benim kahramanım ve davul öğretmenimdi.” diye tanıttığı Tony Allen'la olan ufuk açıcı konuşmalarını da albümüne dâhil etti. Caz sahnesinin fiili parti grubu olarak nam salan Ezra Collective, eğlenceye son olarak Charlie Caplin’in Smile şarkısına yaptıkları cover’ı da ekledi. Tüm bu cümbüşün görsel dışavurumu da Thelonious Monk’un 1968 çıkışlı Underground albümünün kapağından alınan ilhamla gerçekleşti. Sıkı tutunun. Dostlukla pekişen yeni bir caz diyarındayız.

Ezra Collective, Where I'm Meant To Be

Neden dinleyelim? Öncelikle karşınızda müziğe duyulan sonsuz sevginin öncülük ettiği ve doğaçlamanın büyüsüne kapılmaktan asla çekinmeyen bir grup müzisyenin olduğunu söylemem lazım. Bir yandan geleneklere sonsuz saygı duyarken diğer yandan coşkuyla tür duvarlarını yıkan Ezra Collective, albüm boyunca sadece sezgisel icralarını değil, beste yapma becerilerini de korkusuzca sergiledi. Bunda büyüleyici bir Londra caz hareketinin tam ortasında olmalarının da etkisi büyük.

Albüme Femi Koleoso’un grubun kalp atışı olan gergin perküsyon poliritmleri ve kardeşi TJ’in güçlü bas hatlarının birleştiği sağlam bir temel hakim. Buna Joe Armon-Jones’un gür akorlarına ve çevik parmaklarından çıkan solo motiflerine James Morrison ve Ife Ogunjobi’nin enerjik üfleme çizgileri de eklendiğinde Ezra Collective’in müzik doğasının oluştuğunu söylemek mümkün. Öngörülemezliğin baskın olduğu albüm trafiğinde Tony Allen ve Steve McQueen’in yaşam koridorlarında verilen molaların yanı sıra Charlie Caplin’in ruhunun dolaştığı enstrümantal yankılar da mevcut.

Albümdeki bunca bileşen, kibirli bir müzikal kimlik oluşturmanın aksine bizzat idollerinden ve evrene yayılan köklerinden beslenen Ezra Collective’e çıktıkları yolculukta ihtiyaç duydukları cesareti verdi. Sonuç, neşeyi ve dostluğu önceliklendiren grubun bugüne kadar yarattığı en güçlü ve en dikkat çekici müzikal anlatım oldu. Grubun ilk performansından 10 yıl sonra gelen Where I’m Meant To Be, kuşkusuz Ezra Collective’in kariyer yolculuğunda önemli bir dönüm noktası. Sahi nerede bırakmışlardı? Büyük sahnelerin hemen öncesinde. Bekleyin, az sonra oradalar.

Benzer işler:

  • Ebi Soda, Ugh
  • Moses BoydDark Matter
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🔊 Dinleme özgürlüğüyle algoritmanın insafı arasında: Spotify

Spotify'ın 16 yıllık yolculuğunda müziğe ve müzik endüstrisine etkisi, Mark Mylod'ın şef ve mutfak kültürüne kadrajlanan yeni filmi The Menu, Ezra Collective'ın çağdaş caz cümbüşünde ikinci perdeyi açan albümü Where I'm Meant To Be.

18 Kas 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Tasarım: Sho Hanafusa

YAZARLAR

Taner Turna

grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR