
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Şirketler, işçileri ofise geri döndürmek için ellerinden geleni yapmaya devam ederken çalışanlar geri adım atmaksızın direnç gösteriyor.
Gündemde: İki New York Times sendikası, çalışanların yaka kartlarının takibini öngören bir politikaya karşı çıkarken Amazon, çalışanlarının ofise daha sık gelmeleri için baskıyı artırıyor.
Neden önemli? Covid-19 öncesinde yüksek doluluk oranına sahip ofislerin statükosunun yakın zamanda –hatta hiçbir zaman– geri dönmesi pek mümkün görünmüyor.
Ancak: Bu durum, işverenlerin yüz yüze çalışma politikalarını daha katı bir şekilde uygulamasını engellemiyor; evden çalışmanın yavaş yavaş azalan popülaritesi de bu gerçeği yansıtıyor.
- Son bir yıl içinde birçok şirket, en az üç gün boyunca ofiste çalışma gerekliliğini vurgulamaya çalıştı. Bu gerekliliği şu anda New York Times ve Amazon uyguluyor.
Öte yandan: Güncel iş piyasası, işçilerin son birkaç yılda sahip oldukları kadar fazla pazarlık güçlerinin olmayabileceğini gösteriyor.
- Pandemi döneminin akut işgücü kıtlığı, işverenlerin isteklere karşı alışılmadık bir hoşgörü sergilemeleriyle sonuçlanmıştı. Bu dönemde işçilere avantajlar, yüksek ücretler ve esnek çalışma imkanları sunularak onları cezbetmek gerekiyordu.
Şimdi ise: Pandemi sırasında yeni rutinler geliştiren ve taşınan çalışanlar, yeni keşfettikleri esnekliği sürdürme konusunda ısrarcı.
Rakamlar: Monster'ın anketi, çalışanların %75'inin bir iş için yer değiştireceğini, %25'inin ise taşınmaktansa istifa etmeyi tercih edeceğini gösteriyor.
- Katılımcıların en az %40'ı uzaktan veya hibrit çalışmayı istihdamın ardındaki motive edici faktör olarak gösteriyor.
Evet, ama: Bazı şirketler orta yolu bulmaya çalışıyor. Wall Street Journal'ın haberine göre J.M. Smucker, yılda 22 "çekirdek" hafta belirleyen yeni bir ofise dönüş yaklaşımı deniyor.
- Smucker'ın çalışanları, bu haftalarda şirketin Orville, Ohio'daki kampüsüne gittikleri sürece istedikleri yerde yaşayabilirler. Plan, temelde çalışanların ayda altı gün kadar az bir süre şirkette bulunması anlamına geliyor.
Görüldüğü üzere: İnatçı çalışanları neredeyse boş ofislere geri çekmenin birden fazla yolu var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Uzaktan ve/ya hibrit çalışmaya alışmış çalışanları ofise geri döndürmek mümkün mü? Fast-food zincirlerine yanıltıcı reklamlar sebebiyle açılan davalar nasıl sonuç veriyor?
01 Eyl 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



