Danone gıda atıklarını yenilenebilir enerjiye dönüştürüyor


Ada yolcusu kalmasın: Oikos Bozcaada
Eski Yunancada “aile mirası, aile evi” anlamına gelen ve içinizi ısıtacak bir aile işletmesi olan Oikos , sizin de Bozcaada ’daki yeni eviniz olmak için bekliyor. Oikos Bozcaada: Ada merkezine 700 metre, plaja 200 metre yürüme mesafesinde…
Daha fazlasını öğren →
Danone Kuzey Amerika yaptığı açıklamada, gıda atıklarını yenilenebilir enerjiye dönüştürmek amacıyla diğer büyük şirketlere katılacağını belirtti. Süt ürünleri üreticisi şirket, işletmelerin yenilemeyen gıda atıklarını çiftlik bazlı anaerobik çürütücüler aracılığıyla yenilenebilir doğal gaza dönüştürmesine olanak tanıyan bir çiftlikle çalışan stratejik birlikteliğe katılacak. Çiftlikte anaerobik çürütücü tesislerinin sahibi ve işletmecisi olan Vanguard Renewables Starbucks, Unilever ve Dairy Farmers of America ile birlikte 2020'de bu birlikteliğe başladı. Bu çabanın amacı gıda atıklarının azaltılmasını, yenilenebilir enerji üretimini ve yenilenebilir tarım uygulamalarını desteklemek.
- Neden? ABD'nin en büyük anaerobik çürütücü operatörü olan Vanguard Renewables'ın büyüme ve genişleme dönemine girmesiyle Danone bu birlikteliğe katıldı. Anaerobik çürütücüler ve gıdayı yakıta dönüştürmeye yönelik diğer yöntemler şirketlerin sürdürülebilirlik planlarının merkezi. Danone, metan emisyonlarını 2030'a kadar %30 azaltma sözü verdi. Şirketin 2022 raporuna göre, programlarını ölçeklendirerek ve gübreyi kompostlama veya biyolojik çürütücüler yoluyla gübreye dönüştüren tedarikçilerle ortaklık kurarak bu hedefe ulaşmayı bekliyor.
- Ne dediler? Danone Kuzey Amerika'nın Halkla İlişkiler ve Yenileyici Tarım Politikasından Sorumlu Başkan Yardımcısı Chris Adamo, şirketin genel sürdürülebilirlik hedeflerine doğru çalışırken Vanguard Renewables ve diğer sektör liderleriyle olan birlikteliğin bir parçası olmaktan heyecan duyduğunu söyledi: "Birlikte çalışarak sürdürülebilir uygulamaların anlaşılmasını ve benimsenmesini hızlandırabilir, gıda israfını azaltabilir ve daha döngüsel bir ekonominin gelişmesine katkıda bulunabiliriz.”
- Arka plan: Süt gübresi hayvancılık yönetim sistemlerinden kaynaklanan küresel anlamda en büyük metan kaynağıdır. Biyosindiriciler emisyon toplamlarının azaltılmasında önemli rol oynuyor. ABD Çevre Koruma Ajansı'na göre tesis bünyesindeki 200'den fazla sistemle süt çiftliklerinden her yıl yaklaşık 4.3 milyon metrik ton karbondioksit emisyonu elde ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Tekstil sektörünün geleceğine yönelik fermantasyona dayalı çözümler araştırmacı ve girişimcilerin odağında. Danone gıda atıklarını yenilenebilir enerjiye dönüştürüyor.
20 Eyl 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




