

Her koşulda kazandıran hesap: VOV Hesap Yatırım yapmanın çeşitli yolları var: Hisse senetleri, döviz, tahvil-bono, yatırım fonları, ortaklıklar, gayrimenkul... Fakat her biri ayrı bir sorumluluk gerektiriyor. Alternatif Bank , bir yandan birikim yapmak isterken diğer yandan da ihtiyaçlarını karşılamak isteyenlere VOV Hesap ’ın kolay ve avantajlı dünyasını sunuyor. Alternatif Bank 'ın vadesiz hesap özellikleri taşıyan tasarruf hesabı VOV Hesap her koşulda kazandırıyor. VOV Hesap sahipleri VOV Banka Kartlarıyla harcarken 500TL'ye varan nakit iadesi , biriktirirken ise avantajlı faiz oranıyla çifte kazanç sağlıyor. VOV Hesap avantajlı hoş geldin faiz oranıyla hem yatırım yapmayı hem de birçok bankacılık işlemlerini gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor. VOV Hesaplılar, vadelerini bozmadan diledikleri an hesaplarına para yatırabiliyor veya hesaplarından para çekebiliyor. VOV Banka kartlarıyla yapacakları, yemek ve market alışverişi, patili dostlara mama alışverişi veya akaryakıt alımı gibi her an karşılarına çıkabilecek harcamalarından 500TL'ye varan nakit iadesi kazanıyor, aynı zamanda vadesi bozulmadan hesaplarındaki kalan para üzerinden de faiz geliri elde edebiliyor. Dahası: VOV Hesap’ın " bitmeyen hoş geldin faizi " ile 90 günlük hoş geldin faizi dönemi sonunda, Alternatif Bank’tan kullanılan ürünler için ek faiz kazanılıyor. Toplam 2 ürünle de hoş geldin faizinden her zaman yararlanabiliyor. Nasıl? Bu bağlantı üzerinden VOV Hesap başvuru formunu doldurarak görüntülü görüşmeyle kolayca VOV Hesaplı olabilir, harcamazken hep avantajlı faizle, harcarken de VOV Kart’ın nakit iadesiyle yine kazanabilirsiniz. VOV Hesap ayrıcalıklarıyla ilgili detaylı bilgi için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından düzenlenen Davos Zirvesi; hükümet yetkilileri, sivil toplum liderleri, CEO’lar ve milyonerlerin olduğu 2 binden fazla kişinin katılımıyla 26 Mayıs'ta sona erdi. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin video konferans aracılığıyla bağlandığı zirvenin ilk gününde gündem, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve savaşın etkileriydi. Önemli gelişmelere gelin birlikte bakalım.
Öne çıkan konular
Ukrayna işgalinin özellikle savaşa yakın bölgelerde resesyon riski yarattığı düşünülüyor. Öte yandan yükselen enflasyon, gıda ve enerji maliyetlerindeki artışlar ve Çin’deki kısıtlamalar dünya için çok parlak bir manzara sunmuyor.
Bölgesel riskler: Küreselleşme eğilimi tersine dönebilir. Nitekim Citigroup CEO'su Jane Fraser; resesyon, savaş ve enflasyon gibi sorunların coğrafi olarak farklılaştığına, ABD’de faizin, Avrupa’da tedarik krizi, enerji krizi ve resesyonun, Asya’da ise gıda güvensizliğinin önemli tehditler oluşturduğuna dikkat çekti.
“Bu yıl Avrupa ekonomisinin %2,7 büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Savaştan önce %4’tü. Bu ciddi bir yavaşlama.” - Valdis Dombrovskis, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı
Gıda güvenliği: BM Dünya Gıda Programı Yönetici Direktörü David Beasley, Ukrayna’da limanların kapalı kalmasının küresel gıda güvenliğine karşı bir savaş ilanı olacağını, kıtlığın ve Avrupa’ya göçün artmasına yol açabileceğini söyledi.
“Eğer güvenli koridorlar açmazsak gıda krizi bir veya iki yıl daha sürecek.” - Ngozi Okonjo-Iweala, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Genel Direktörü
Petrol fiyatları: AB Yeşil Mutabakat şefi Frans Timmermans, elektrik ve ısınma faturalarını ödeyemeyen vatandaşlara dikkat çekti ve “Enerji şirketlerinin son dönemlerde muazzam ölçüde artan kârlılıkları iş dünyası ve siyaset arasında uzun vadeli iş birlikleri geliştirilmesine yardımcı olmuyor,” dedi.
Yaptırım: “Rusya'nın enerji kaynaklarını silah gibi kullandığına tanık oluyoruz,” diyen Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB ülkelerinin Rusya petrolüne yaptırım uygulanması konusunda önümüzdeki haftalarda anlaşmaya varmasını umduğunu söyledi.
Yenilenebilir enerji: Uluslararası Enerji Ajansı direktörü Fatih Birol, yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarının hem savaşın etkisiyle yaşanan enerji kıtlığının hem de iklim krizinin çözümüne katkıda bulunabileceğine dikkat çekti.
Taahhütler: COP26'da oluşan First Movers Coalition'ın genişlemesi kapsamında, Volvo ve Ford gibi otomotiv üreticileri 2030’a kadar satın aldıkları alüminyum ve çeliğin %10’unun düşük/sıfır emisyonla üretileceğini taahhüt etti. Alphabet, Microsoft ve Salesforce, karbon yakalama ve depolama teknolojileri için toplam 500 milyon dolar harcayacağına söz verdi.
Vergide erteleme: OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann; Apple, Alphabet gibi şirketlere yönelik küresel teknoloji vergisinin, teknik detaylardan dolayı yavaş ilerlediğini ve ancak 2024’te hayata geçeceğini belirtti.
Zirvede, tüm bu konuların yanı sıra sağlık ve ilaca eşit erişim (örneğin Pfizer’ın düşük gelirli 45 ülkeye patentli ilaç ve aşılarını kâr elde etmeyeceği fiyata sağlaması), teknoloji ve metaverse dünyası, işin geleceği ve sosyal meselelerde şirketlerin rolü gibi geniş yelpazeli konular da önemli bir yer tuttu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Davos Zirvesi, 2 binden fazla kişinin katılımıyla sona erdi. Mercer ile PERYÖN Türkiye 'Nisan 2022 Ücret Artış Trendleri Ara Anketi'ni yayımladı. Türkiye'de kripto varlıklara yönelik düzenlemenin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.
30 May 2022

YAZARLAR

Beste Göksel
Business editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




