

Migros Sanal Market varken bu sıcakta poşet mi taşınırmış? Migros Sanal Market Sıcaklar bastırdı. Güneşin tene değişi hepimizin keyfine keyif katıyor. Peki ama konu market alışverişine geldiğinde durumlar nasıl? Kulağa pek de keyifli gelmiyor, doğru. Hatta; “bu sıcakta poşet mı taşınır?” diye düşünmeden de edemiyoruz. Her an yanımızda olan Migros Sanal Market ’in sıcaklarda evden çıkmamıza gönlü el vermiyor ve “sizin yerinize 40.000 çeşitten fazla ürünü soğutmalı araçlarla kapınıza kadar teslim edelim” diyor. Neden Migros Sanal Market? Dediğimiz gibi, siz hiç zahmet etmeden, dilediğiniz dondurmalar, etler, süt ve süt ürünleri, dondurulmuş ürünler; erimeden ve soğuk zincir kırılmadan kapınıza kadar geliyor. “Burada da mı?” Evet, Migros Sanal Market yazlık bölgelerde de hizmetinizde. 7/24 ve 81 ilden siparişinizi almaya, dilediğiniz zaman aralığında da teslim etmeye hazır. “Ne zaman gelir ki?” diye düşünmenize de gerek yok: Alışverişinizi planlı bir şekilde yapabilir; siparişinizi ister dilediğiniz saatte ister 45 dakika içinde teslim alabilirsiniz. “Soğanlar küçük olsun, kıymam iki kere çekilsin” derseniz dilediğiniz notu Migros Sanal Market’le paylaşarak kişiselleştirilmiş bir deneyimin keyfini sürebilirsiniz. Tıpkı markete siz gitmişsiniz gibi. Ağırlıklar olmadan güneşin tadına varmak isterseniz Migros Sanal Market sizin yerinize hazır.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Avrupa Birliği Komisyonu, 28 Haziran 2023 tarihinde dijital avro kullanımına yasal çerçeve oluşturmak için hazırladığı düzenleme teklifini açıkladı.
Detaylar: Komisyon, dijital avronun AB içinde finansal istikrarı artırabileceğini, sınır ötesi ödemeleri kolaylaştırabileceğini ve dijitalleşen ekonomiye uyum sağlayabileceğini belirtiyor.
Söz konusu taslakla, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) dijital avronun teknik detaylarını incelemeye başlamasına izin veriliyor. Bir sonraki adımda AMB'nin bu konuda detaylı bir değerlendirme yapacağı ve dijital avronun nasıl işleyeceği, dağıtımı ve güvenlik önlemleri gibi konuları ele alacağı öngörülüyor.
Neden önemli? Avrupa Komisyonu'nun dijital avro taslağı, Avrupa Merkez Bankası'na destek sağlayarak AB ülkeleri arasında ortak bir dijital para birimi oluşturma konusunda bir adım niteliği taşıyor.
Dijital avroya ilişkin bu şüpheler sürüyor, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Euro Bölgesi politikacıları için son derece hassas bir dönem. Üç yıl gibi kısa bir süre içinde piyasaya sürülebileceği umuduyla dijital para birimi için hazırlıklarını hızlandırmaya hevesli olmalarının yanı sıra, tüketiciler tarafında ikna edici argümanlardan hâlâ yoksunlar.
Öte yandan: Bazı destekçiler ise, bu sistemin insanlara nakite karşı risksiz ve evrensel olarak kabul gören elektronik bir alternatif sunarak Avrupa ödemelerini modernleştireceğini söylüyor.
Hatırlatma dozu: Çin, büyük ekonomiler arasında bir merkez bankası dijital para birimi için en gelişmiş planlara sahip ülke, Avrupa ise büyük batı merkez bankaları arasında en ileride olanı.
Bir adım sonrası: Avrupa Komisyonu'nun bu yaz, dijital para biriminin bazı temel tasarım özelliklerini belirleyen ve hedefe yönelik önemli bir adım olan yasa tekliflerini ortaya koyması bekleniyor.
Açıklamalar: Avrupa, avronun küresel ağırlığını arttırmak için yeni yollar bulmaya hevesli. AMB'nin dijital avro çalışmalarını yürüten Yönetim Kurulu Üyesi Fabio Panetta Financial Times'a verdiği demeçte, "Risksiz bir varlığa ihtiyacımız var ve elimizdeki tek şey merkez bankası para birimi" dedi.
Eski AMB yetkilisi Ignazio Angeloni ise, "Bu reformu yapmak için zorlayıcı sebep nedir? Cevaplanmamış en büyük soru bu. Piyasada kamunun devreye girip dijital bir avro sağlamasını gerektirecek büyük bir başarısızlık görmüyorum" açıklamasında bulundu.
Öte yandan: Tüketiciler, finansçılar ve politikacılar arasında projenin tam olarak neyi başarmayı hedeflediği ve potansiyel risklerin faydalardan daha ağır basıp basmayacağı konusunda artan sorular var.
- Pek çok tüketici nakit yerine temassız ödeme kartlarını veya mobil bankacılık uygulamalarını kullandıklarında zaten dijital para kullandıklarını düşünüyor.
Perspektif: Merkez bankasının temel motivasyonlarından biri, yakın zamanda yapılan bir ankete göre, 2016 yılında Euro Bölgesi'ndeki tüm satış noktası işlemlerinin %79'unu kapsayan nakit kullanım oranının geçen yıl %59'a düşmesi.
- Nakit para ile ödeme yapmayı tercih edenlerin oranı son altı yılda %32'den %22'ye düştü.

Arka plan: Yetkililere göre, nakit paranın insanlara merkez bankası tarafından desteklendiği için risksiz bir ödeme aracına erişim sağlayarak mali sistemde önemli bir dengeleyici güç görevi görüyor. İnsanların ticari bankalara para yatırmaktan mutlu çünkü istedikleri zaman nakit olarak çekebileceklerini biliyorlar. Dijital avro da, nakit kullanımı azaldıkça bu rolü korumak üzere tasarlandı.
- Politika yapıcılar Avrupa'nın kendi ödeme yöntemi olmaması ve Visa, Mastercard, PayPal ve hatta kısa bir süre önce Goldman Sachs ile ortaklaşa tasarruf hesapları ve kredi kartı çıkaran Apple gibi şirketlere aşırı bağımlı kalmasından endişe ediyor.
- Ek olarak, nakit kullanımı düştükçe stablecoinler ya da Çin'in planladığı dijital renminbi gibi diğer ülkeler tarafından piyasaya sürülen dijital para birimlerine geçebileceğinden korkuluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dijital avroda son gelişmeler, Z kuşağının meslek tercihi
10 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




