DOĞAYLA SEVGİ DOLU BİR BAĞ KURMAK

Doğuştan gelen doğa sevgisini geliştirmenin güçlü yolu nedir?
DOĞAYLA SEVGİ DOLU BİR BAĞ KURMAK

8 Şubat - Vanish - ANGST
Vanish / Yaşasın Kıyafetler ile birlikte

Uzun ömürlü modayı, konunun uzmanı ve Moda Tasarımcısı Özlem Süer’den dinliyoruz

Uzun ömürlü moda hareketi günümüz moda sektörünün daha fazla üretim ve tüketimi tetikleyen yaklaşımına çözüm getiren sürdürülebilir ve doğa dostu bir hareket olarak doğdu. Sadece bir tişörtün üretiminde 2.7 ton, bir elbise üretiminde ise 7…

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

WWF-Türkiye: Gül Türün

Gezegenimizin ekolojik durumunda gerçek bir değişiklik yapmak istiyorsak çabamız kolektif ve uyum içinde olmalı, kendimize ve birbirimize, atalarımıza ve gelecek kuşaklara karşı duyduğumuz sevgi ve saygıya dayanmalıdır. 

— Thích Nhất Hạnh

Geçtiğimiz kasım ayında gözler COP26’dayken (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) Birleşmiş Milletler’in (BM) Cenevre’de toplanan İnsan Hakları Konseyi'nden “temiz çevrenin insan hakkı olduğuna” dair tasarının oy çokluğuyla kabul edildiği haberini aldık. Konsey temiz, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir çevrenin temel bir insan hakkı olduğunu onaylarken yapılan açıklamada yer alan “Bu kararın, insanlığı ve tabiatı koruyacak dönüşebilir ekonomik, sosyal ve çevre politikalarını tetikleyeceğini temin edebilmek için cüretkar hamleler gerekmektedir," ifadesi çoğumuza çevre konusunda bugüne atılan ve atılmayan pek çok cüretkâr hamleyi hatırlattı.

Çevre Hakkı: 1970'li yıllarda hayatımıza giren Çevre Hakkı ekosistemlere zarar vermeden, doğal kaynakları tüketmeden, gelecek kuşakların kalkınmasına olanak verecek şekilde kalkınmanın planlamasını amaçlayan sürdürülebilir kalkınma ilkelerini konu alıyor. Oysa geldiğimiz noktada ne yazık ki hem insan hakları kapsamında ele alınan hem de anayasamızda yer alan maddelere rağmen gelecek kuşakların haklarını gözeten güçlü bir altyapıya sahip olmadığımızı görebiliyoruz.

Eric Carle'ın Minik Tohum kitabından


Belki bugünün çocuklarına kalbimizden geçen doğaya saygılı ekonomi, üretim ve koruma politikaları bırakamıyoruz. Ancak tüm gücümüzle bu konuda çaba sarf etmeye devam ederken bir yandan da onların doğayla çok daha güçlü, sevgi ve yaratıcılık dolu bağlar kurmalarını sağlayabiliriz. Çünkü biliyoruz ki doğayla sağlıklı bir ilişki kurmak onların doğuştan gelen doğa sevgisini geliştirmenin güçlü bir yolu.

Araştırma çıktıları: Philadelphia Çocuk Hastanesi doktorlarından Dr. Burdette ve Dr. Whitaker’ın gerçekleştirdiği bir araştırma, düzenli olarak açık havada oynama şansı verilen çocukların sadece fiziksel değil, zihinsel ve sosyal açıdan da geliştiklerini gösteriyor. Ayrıca çocuklar hem doğayı tanıdıkça hem de bitki ve hayvanları keşfettikçe empati yetenekleri gelişiyor. Yale Üniversitesi Doğa Bilimi araştırmacılarından Dr. Kelletise, bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda doğada düzenli olarak zaman geçiren çocukların stressiz olduklarını ve dikkat sürelerinin daha uzun olduğunu söylüyor.

Çocukların doğayı daha iyi tanımalarının yolu onun bir parçası olduklarını anlamalarından geçiyor. Ve biliyoruz ki sevdiğimiz, bağlar kurduğumuz şeyleri daha çok koruma eğiliminde oluyoruz. Yapılan araştırmalarda çocukluklarında bitki ve hayvanlarla ilgilenen ve kısıtlı bir dönem de olsa doğanın içinde yaşayan kişilerin ileriki yaşamlarında, çocukluklarında bu pratikleri yapmayan kişilere göre doğaya karşı daha duyarlı oldukları görülüyor.

“Bir yandan pandemi, diğer yandan soğuk havalar, öte yandan yoğun okul temposu içinde bu bağı nasıl güçlendirebiliriz?” diye sorduğunuzu duyar gibiyiz — pencere önünde çiçek yetiştirmek; gördüğümüz ya da görmediğimiz bütün bitki ve hayvanların birbiriyle yaşamsal bağları olduğunu anlatmak; okul yolunda basit bir büyüteçle gözlem yapmalarına fırsat vermek; apartman ya da okul bahçelerindeki bitki ve hayvanların sorumluluklarını onlarla paylaşmak; geri dönüşüm, sorumlu tüketim gibi konularda aldığımız kararların gerekçelerini açıklamak ve onları süreçlere dahil etmek gibi pek çok yolla da çocuklara doğaya nasıl saygı duyacaklarını ve ona nasıl yardımcı olabileceklerini öğretebiliriz.

Jacques Goldstyn'in Canım Ağacım kitabından


Çocuklara doğa sevgisini aşılarken kendi davranışlarımız, tüketim alışkanlıklarımız ve birlikte gerçekleştirdiğimiz aktiviteler kadar kitaplar da iyi bir kaynak olabilir. Bu konuda aklıma gelen birkaç öneri:

🌱 Everest Yayınları'ndan Ağaç Diken Adam
🌱 Defne Ongun Müminoğlu'ndan Okumak İstemeyen Otti
🌱 Eric Carle'dan Minik Tohum
🌱 Tim Davis'ten Genç Kaşifin Doğa Rehberi 
🌱 Peter Brown'dan Meraklı Bahçe
🌱 Aysun Berkay Özmen'den Çevreci Kral Kurbağa
🌱 Helen Ward'dan Teneke Orman
🌱 Shel Silverstein'dan Cömert Ağaç
🌱 Şahika Ercümen'den Deniz Kızı ve Delfi
🌱 Jacques Goldstyn'den Canım Ağacım
🌱 Taze Kitap'tan Ağaç-Hayvan-Böcek Atlası 
🌱 Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan Genç Kuş Gözlemcisinin El Kitabı
🌱 Barroux'dan Nerede Bu Fil? ve Nerede Bu Denizyıldızı?
🌱 Feridun Oral'dan Böğürtlen Cini ve Sarı Gaga
🌱 Kang-mi Yoon'dan Ağaçların Yetiştiği Bina

Bu külliyatın ardından, başladığımız gibi, 22 Ocak 2022'de aramızdan ayrılan iklim ve insan hakları aktivisti, farkındalıkla yaşam sanatı rehberi, zen ustası ve şair Thích Nhất Hạnh’ın doğayla temelden bağlar kurmamıza rehberlik eden sözlerine kulak vererek bitirelim:

Biz insanlar kendimizi daima doğal dünyadan ayırıyoruz. Diğer hayvanları ve canlı varlıkları “doğa” olarak sınıflandırıp kendimizden ayırıyor ve sanki ondan ayrıymışız gibi davranıyoruz. Sonra “Doğaya nasıl davranmalıyız?” diye soruyoruz. Doğaya kendimize nasıl davranıyorsak öyle davranmalıyız: şiddetten kaçınarak. İnsan ve doğa ayrılmazdır. Tıpkı kendimize zarar vermediğimiz gibi doğaya da zarar vermemeliyiz. Doğaya zarar vermek kendimize zarar vermektir ya da tam tersi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🐜 DOĞA VE İNSAN İLİŞKİSİ, MOTOKURYE HAREKETİ, AĞAÇ-İNSANLAR

WWF-Türkiye'yle doğayla sevgi dolu bir bağ kurmak; insan-merkezciliğin sınırlarını sinemayla sorgulamak; doğayla aramızdaki içselleştirilmiş sömürü bağı.

08 Şub 2022

🐜 DOĞA VE İNSAN İLİŞKİSİ, MOTOKURYE HAREKETİ, AĞAÇ-İNSANLAR

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine
AngstAngst
∙

HİKAYE

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

Cem Arıdağ

·

14 Eki 2026

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden COP31 öncesi rapor: 'Çevre savunucuları baskı altında'

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.

13 Eki 2026

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden COP31 öncesi rapor: 'Çevre savunucuları baskı altında'