Döviz riski ve not yansımaları


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Fitch Ratings EMEA Kıdemli Direktörü Erich Arispe, bir seminerde yaptığı konuşmasında Türkiye'de seçimlerden sonra göreve gelecek hükümetin ilk görevinin döviz piyasasındaki riskleri yönetmek olacağını söyledi.
💉 Hatırlatma dozu: Bank of America (BofA), geçtiğimiz hafta Türkiye hakkında yayımladığı raporunda seçimi kimin kazandığı farketmeksizin Türk Lirasında %15-25 arasında değer kaybı beklediğini ifade etmişti. Raporda USD/TL kuru için adil değerin 24 olduğunu ifade eden BofA, “Seçim sonucu ne olursa olsun, ekonomideki dengesizlikleri gidermek için daha zayıf bir TL ve sıkılaşan ekonomik koşullar öngörüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
👉 Öte yandan: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, Türkiye'nin kredi notunu B'de sabit tutarken, kredi notu görünümünü ise "durağan"dan "negatif"e çevirdi. Mevcut not, "junk" olarak nitelendirilen C'li notların bir basamak üzerinde bulunuyor. Konuya ilişkin S&P tarafından yayımlanan notta, "Türkiye'nin yüksek cari açıkları, sınırlı kullanılabilir rezervleri, yüksek enflasyonu ve zaman zaman sermaye girişlerine olan bağımlılığı göz önüne alındığında, döviz kurunun görünümü en iyi ihtimalle belirsizliğini korumaktadır." ifadelerine yer verildi.
Raporda ayrıca finansal istikrar ve kamu maliyesi konusundaki sorunların artması durumunda notun düşürülebileceği, öngörülebilirliğin artması ve ödemeler dengesi pozisyonunun güçlenmesi durumunda ise notun yükseltilebileceği belirtildi.
💰 Borçlar: USD kurunda olası bir artış durumunda oluşacak en büyük risklerden bir tanesi de döviz cinsinden alınan borçlar olarak öne çıkıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından son yayımlanan verilere göre Türkiye'nin brüt dış borç stoku 459, net dış borç stoku ise 235,3 milyar USD'ye ulaşmış durumda.
Kamu borçlarında da 2017 yılından bu yana gözle görülür bir artış mevcut. Öyle ki 2017 yılının dördüncü çeyreğinde 947,5 milyar TL olan Kamu Brüt Dış Borç Stoku, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından en son açıklanan verilere göre bugün 4,2 trilyon TL'ye ulaşmış durumda. Söz konusu borcun 2,7 trilyon TL'lik kısmının döviz cinsinden borçlardan oluşuyor olması ise borçlar üzerindeki döviz riskini artırıcı mahiyette.
Söz konusu borçların çeşitli nedenlerle daha da artması bekleniyor. Habertürk'ten Abdurrahman Yıldırım'ın yazısına göre Kamu finansmanından sorumlu eski Hazine müsteşar yardımcısı Hakan Özyıldız deprem, EYT ve 3600 ek gösterge nedeniyle Hazine'nin bu yıl ekstra 700 milyar liralık borçlanma yapacağını hesapladı. Yıldırım'ın yazısında, "Özyıldız’a göre Hazine finansman programında bu yıl 1 trilyon 129 milyar lira yerine 1 trilyon 830 milyar lira borçlanmaya gidilmek durumunda kalınacak. Borç çevirme oranı da yüzde 104 yerine yüzde 169’a yükselecek" ifadelerine yer verilmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre Türkiye'nin dış ticaret açığı şubat ayında %51,4 artarak 12,1 milyar USD'ye ulaştı
03 Nis 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.




