Enerji arayışında politik açmazlar: Doğu Akdeniz

Doğu Akdeniz’in derinliklerinde doğal gaz ve petrol bulunduğuna dair raporlar, paydaş devletleri kamplara ayırarak gergin bir mücadeleye soktu.

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışması, koronavirüs salgınıyla birlikte gündemin üst sırasındaki yerini kaybetse de politik ekonominin en önemli meselelerinden biri olmaya devam ediyor. Bu haftanın hikâyesinde, Doğu Akdeniz’de yaşanan son gelişmelerin bölgedeki petrol ve doğal gaz arayışlarını nasıl etkilediğine bakıyoruz.

  • Gelişmeler: Yetki alanı meselesi, 2000’li yılların başında Akdeniz’in doğusunda önemli doğal gaz ve petrol yataklarının bulunduğunu gösteren bilimsel çalışmaların ortaya çıkmasıyla birlikte gündeme geldi. Akdeniz’e kıyısı olan devletler, Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Rusya bu kaynakların paylaşılmasındaki çıkarlarını maksimize edebilmek adına faaliyetlerde bulunmaya başladı. Özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin arama faaliyeti için izin verdiği ABD merkezli şirket ExxonMobil’in 2018’de Kıbrıs açıklarında dünyada son iki yılda bulunan en büyük üçüncü doğal gaz kaynağını ortaya çıkardığını açıklaması ve aynı yıl Türkiye’nin İtalya merkezli enerji şirketi Eni’nin bir sondaj gemisinin faaliyetlerini engellemesi, krizin büyümesine neden oldu.
     
  • Taraflar: 2019’un başında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve Mısır; “bölgedeki gaz potansiyelinin verimli kullanılması için teknik ve ekonomik alanlarda verimli iş birliğinin yolunu açmak, arz ve talebi sağlayarak üyelerin çıkarlarına hizmet edecek bölgesel bir gaz piyasasının kurmak" amacıyla merkezi Kahire’de bulunan Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nu kurdu. Türkiye ise önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile, sonra da Libya Hükümeti ile deniz sınırı anlaşması yaptı. ABD ve birçok AB ülkesi İsrail, Mısır ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin arkasında bir pozisyon alırken Rusya dengeci bir tutum sergiledi.
     
  • Libya Deniz Sınırı Anlaşması: Türkiye’nin Libya’daki meşru hükümetle yaptığı münhasır ekonomik bölge sınırlandırması anlaşması, Türkiye ve Libya’nın deniz sınırı paylaşan ülkeler olduğu tezine dayanıyor. Birleşmiş Milletler’e de sunulan anlaşma, gazın Avrupa ülkelerine taşınmasını öngören ve Türkiye’nin karşı çıktığı EastMed projesini etkileme potansiyeline sahip olduğu için Türkiye’nin elini oldukça güçlendiriyor. Yunanistan ise anlaşmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia ediyor. Türkiye, donanmanın eşlik ettiği dört yerli üretim sondaj gemisiyle egemenlik bölgesinde doğal gaz aramaya devam ediyor.
     
  • Kritik noktalar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye haricinde tanınan bir devlet olmaması ve adanın tamamının Avrupa Birliği üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınması, KKTC’nin egemenlik alanındaki arama ve sondaj çalışmalarının AB ülkeleri tarafından “hukuksuz” olarak tanımlanmasına sebep oluyor. Öte yandan, Libya’da devam etmekte olan iç savaşta meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne karşı savaşan Halife Hafter’in hükümeti ele geçirmesi hâlinde Türkiye ile yapılan anlaşmayı bozacağına kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye’nin Libya’daki iç savaşa giderek daha fazla müdahil olmasının ana sebebini de burada aramak gerekiyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🏭 Tam kapasite üretim, ırk ayrımcılığı, Doğu Akdeniz

Bu hafta itibarıyla otomotiv üreticileri Kuzey Amerika'da eski vardiyalarına ve tam kapasite üretime dönüyor. ABD'de George Floyd'un öldürülmesinden bu yana süren ırkçılık karşıtı protestolar sonucunda tüketici ürünleri markaları yeniden konumlanmaya başladı. Enerji gündemi, Doğu Akdeniz'de sıcak.

22 Haz 2020

🏭 Tam kapasite üretim, ırk ayrımcılığı, Doğu Akdeniz

YAZARLAR

Bartu Özden

Politics editor @ Aposto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"